Wenger: Beşiktaş için o sözleri söylemedim

Arsenal menajeri Arsene Wenger, Beşiktaş ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Wenger: Beşiktaş için o sözleri söylemedim

İngiliz gazetecilerin, yüksek egosu, soğuk ve mesafeli tavırları nedeniyle çok da iyi ilişkiler kuramadığı Arsenal menajeri Arsene Wenger, Beşiktaş'la oynayacakları kritik maç öncesi konuştu. Fransız teknik adam, Arsenal'in cumartesi günü Crystal Palace'ı son dakika golüyle 2-1 mağlup ettiği maç sonrası soruları yanıtladı. Adanır-Wenger görüşmesinde, tarihi bir yanlış anlaşılma da ortadan kalktı.

İNGİLİZLER DE DOĞRULAMADI!

Fanatik gazetesinden Edip Adanır'ın Wenger ile yaptığı röportaj şöyle; “Wenger, Arsenal'in son dakika golüyle 2-1 kazandığı maç sonrası konuşma teklifimi kabul etti. İlk sorum, Beşiktaş'ın Liverpool'a 8-0 yenildiği Şampiyonlar Ligi karşılaşmasından sonra yaptığı açıklamayla ilgiliydi. En azından bizim varolduğunu düşündüğümüz açıklama... ‘Bu tip takımların Şampiyonlar Ligi'nde yer almaması gerekiyor. Gruptaki son maçların bir önemi kalmıyor' derken, düşüncen neydi?' diye soruldu.

Wenger yüz ifadesini ciddileştirerek cevap verdi: ‘Bu sözler kesinlikle bana ait değil. Beşiktaş'la ilgili böyle bir ifade kullanmadım.' Bu açıklamayı İngiliz basınından öğrendiğimi belirttim. Yanıtı, ‘İşte basın burada. Sen de onların arasındasın' oldu. Bunun üzerine 15 senedir tanıdığım, İngiliz bir gazeteciye olayın aslını sordum. ‘Wenger böyle bir ifade kullandı' demedi. Hatta bu açıklamayı nereden duyduğumu sordu.”

"O GOLÜ ATMASAYDIK"

“Olay netleşince Beşiktaş maçına döndük. Wenger maçla ilgili görüşlerini şu şekilde aktardı: ‘Daha önce Fenerbahçe ve Galatasaray ile de oynadık. Beşiktaş'la oynayacağımız maç Türk takımlarıyla ilk randevumuz olmayacak. Ancak bu karşılaşma çok önemli. Koscielny hafta başında iki antrenmana çıkmamıştı fakat bugün (önceki gün) çok iyi oynadı, bir de gol attı. Alexis Sanchez her geçen gün iyiye gidiyor. Şu anda fizik olarak yüzde 70 civarında. Onlara Beşiktaş maçında çok ihtiyacım olacak. Son dakikada golü bulamasaydık, bu moral bozukluğu İstanbul'daki maçta konsantrasyonumuzu etkileyebilirdi.”