Euro
9.5262
0.02%
Dolar
8.0018
-0.04%
Altın
464.34
-0.19%
Borsa
1.321
0%
11ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 11 C

    Hammamizade İsmail Dede Efendi anılıyor

    Geleneksel Türk Musikisinin en büyük üstadlarından biri olan Hamamizade İsmail Dede Efendi için anma konseri..
    • 23.02.2012 - 15:23
    Hammamizade İsmail Dede Efendi anılıyor

     

    Olağanüstü kabiliyete sahip olan İsmail Dede Efendi'nin dini ve din dışı olmak üzere birçok ilahi, durak, beste, ağır semai, yürük semai, şarkıları vardır. Üstadın eserlerinde günümüzün anlayışına cevap verme endişesinden çok sanatkâr bir ruhun titizliği hissedilir.

    Geleneksel Türk Musikisinin en büyük üstadlarından biri olan Hamamizade İsmail Dede Efendi için vefatının 165. yılında; Hamâmizâde İsmail Dede Efendi Evi'nde (Cankurtaran) bir panel ve konser düzenlenecek.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından hazırlanan anma programında İsmail Dede Efendi'nin dini ve din dışı olmak üzere bestelediği birçok ilahi, durak, beste, ağır semai, yürük semai tarzında şarkıları seslendirilecek.

     Hammamizade İsmail Dede Efendi anılıyor #1

    İsmail Dede Efendi'yi özellikle yeni yetişen sanatçılara, sanat sevdalılarına tanıtmak, onun eserlerine ve sanatına sahip çıkarak büyük üstadların hiçbir zaman unutulmayacağını anlatmak, amacıyla hazırlanan program 25 Şubat Cumartesi saat 14.00 de kokteylle başlayacak.

    14.30 da başlayacak panele Prof. Dr. Sadettin Ökten, Prof. Dr. Cengiz Eruzun, Dr. Emin Işık ve Mehmet Güntekin konuşmacı olarak katılacak. Konuşmaların ardından Veysel Dalsaldı ve Kemal Karaöz, "İsmail Dede Efendi Besteleri" adlı bir konser verecekler.

    Hammamizade İsmail Dede Efendi

    9 Ocak 1778 İstanbul'da doğdu. Babası uzun süre Cezzar Ahmet Paşa'nın mühürdarlığını yapan Süleyman Ağa, annesi Rukiye Hanım'dır. Mevleviyye tarikatine mensup olduğundan "İsmail Dede" "Dede Efendi", babasının hamam işletmeciliği ile meşgul olmasından dolayı hamâmîzâde (hammâmîzâde) diye tanınmıştır.

    İsmail Efendi öğrenimini Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nin bitişiğindeki Çamaşırcı Mektebi'nde tamamladıktan sonra defterdarlıkta Baş muhasebe Kalemi'nde kâtip muavini olarak çalışmaya başladı. Öğrenciliği sırasında sesinin güzelliğinden dolayı İlahicibaşı olan İsmail, ilk musiki derslerini sesini bir merasimde dinleyip beğenen Anadolu Kesedarı Uncuzâde Mehmet Emin Efendiden aldı.

    Düzenli olarak devam ettiği Yenikapı Mevlevihanesi'nde Ali Nutki Dede ile kardeşi Abdülbâki Nasır dede ve devrin ileri gelen musikişinaslarından faydalanarak kendini yetiştirdi. Ney üflemeyi de Abdülbâki Nasır Dede'den öğrendiği söylenir.

    Ali Nutki Dede'ye intisap ederek 18 Zilhicce 1212 (3 Haziran 1798) tarihinde çileye soyundu. Kısa bir süre sonra babasını kaybetti. Çilesinin ikinci yılında iken bestelediği "Zülfündedir benim baht-ı siyahım" mısraıyla başlayan buselik şarkısı mûsiki çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Üslûp ve melodik yapı itibariyle çok farklı olduğu için eserin bestekârını merak eden III. Selim, İsmail Dede'yi saraya çağırarak şarkıyı kendisinden dinledikten sonra takdirlerini bildirdi.

    20 Şevval 1215 te (6 Mart 1801) çilesini tamamlayarak "dede" unvanını aldı. Bir Müddet sonra şöhreti iyice yayılmaya başlayan İsmail Dede, padişahın takdirlerine mazhar olduğu gibi haftada iki defa sarayda düzenlenen küme fasıllarına hanende olarak katılması istendi.

    1802 yılının ilk aylarında saraylı Nazlıfer Hanım'la evlenmesinde sonra dergâhtan ayrıldı. Âyin günleri mevlevihaneye gidip kendi odasında mûsiki dersleriyle meşgul olan İsmail Dede II. Mahmut devrinde sarayla münasebetlerini devam ettirdi. 1812'de "musâhib-i şehriârî"-ler arasına alındı, bir müddet sonra da müezzinbaşılığa getirildi. Ayrıca bizzat padişah tarafından Murassa' imtiyaz nişanı ile mükâfatlandırıldı. Sultan Abdülmecid döneminde müezzinbaşılık görevi devam etmesine rağmen sarayda eski samimi havayı bulamadığı kaydedilmektedir.

    1842'de isteği üzerine Sultan Abdülmecid tarafından kendisine Ahırkapı civarında kendisine bir konak verildi. Dört yıl sonra talebeleri Dellalzâde İsmail ve Mutafzâde Ahmed efendilerle birlikte padişahtan hacca gitmek için izin aldı. Hac yolunda. Kuybünnayi Osman Dede'nin unutulmaya yüz tutan mi'raciyesini bu talebelerine meşk etti. Yakalandığı kolera hastalığından kurtulamayarak 10 Zilhicce 1262 (29 Kasım 1846) tarihinde Mina'da vefat etti. Mekke'deki Cennetüü'l-muallâ'da Hz. Haticen'nin ayakucuna defnedildi.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir