Bülent Ersoy'a davulcusundan 100 bin liralık tazminat davası
DHA

Pandemi zamanında Bülent Ersoy'un orkestrası, KKTC'ye girişte sahte PCR testleriye yakalanarak bir ay otelde mahsur kaldıktan sonra mahkemeye çıkarılmıştı..

Tüm orkestra ekibi bir ay da Lefkoşa Cezaevinde kalmıştı.

Tahliye edildikten sonra ülkeye dönen orkestra ekibinden davulcu Ahmet İzgi, Bülent Ersoy'u kendilerine hiç yardım etmediği gerekçesiyle suçladı.

İzgi, en yoğun sezonda Kıbrıs’ta mahsur kaldığını bu nedenle maddi zararın büyük ölçüde olduğunu belirterek ve menajer Haluk Şentürk’e 50'şer bin liralık manevi ve bin lirası maddi olmak üzere davası dava açtı.

İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmaya, davacı Ahmet İzgi ve taraf avukatları katıldı.

"Sahte olduğunu orada öğrendik"

Dava kapsamında orkestrada yer alan ve Kıbrıs’taki süreçte bulunan Birsel Şirin tanık olarak dinlendi. Şirin, Kıbrıs’taki konsere gitmeden önce menajer Haluk Şentürk'ün otelin personelinin giriş belgesini kendilerine yolladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Bu yazılanın PCR testi olduğunu bilmiyorduk. Barkod okunduğunda PCR testi olduğunu öğrendik. Kıbrıs’a indiğimizde 5-6 kişi havaalanından çıkıp otele gittik. Sonra tekrar havaalanına gitmemizi söylediler. Orkestra ekibi olarak 21 kişiydik. PCR testlerinin sahte olduğunu orada öğrendik.

Olay neticesinde bir ay otelde, bir ay cezaevinde kaldık. Havaalanında tespit edildikten sonra bizi deport etmeyip konsere çıkardılar. Otel görevlileri her şeyin hallolduğunu söylemişlerdi. Ertesi sabah 6-7 saatlerinde mahkemeye çıkacağımız öğrendik. Otel tarafından ödenen kefaletle serbest bırakıldık.

"Bülent hanımın hakaretini duymadım"

Hakimin, Bülent Ersoy'un orkestra üyelerine hakaret edip etmediğini sorması üzerine, Birsel Şirin "Bülent Hanım problemin hallolduğunu düşündüğü için normaldi, programını yaptı. Eğlendirdi, güldü, hakaretini duymadım. Bu süreçte Haluk Bey ailelere iki defa 5’er bin lira ödeme yaptı" dedi.

İzgi'nin avukatı Ayşe Çarklı'nın Bülent Ersoy'un PCR testi ne zaman yapıldığına ilişkin sorusu üzerine de Şirin, "Bülent Hanım iki gün öncesinde gittiği için PCR testinin nasıl yapıldığını bilmiyorum. Otel bize burada kaldığınız süreç için 5’er bin dolar ödeme yapacaklarını söyledi ama yapmadı. Zarara otelin sebep olduğunu düşünüyorum" şeklinde ifade verdi.

Yine orkestrayla Kıbrıs'a giden Mehmet Yiğit de tanık olarak verdiği ifade de Haluk Şentürk'ün gönderdiği giriş belgesini incelemediklerini, Kıbrıs'ta 1 ay boyunca 45 kişiyle birlikte aynı koğuşta hapis kaldıklarını ve şartların kötü olduğunu belirterek zarara otelin sebebiyet verdiğini düşündüğünü söyledi.

Tanık ifadelerinin ardından söz alan davacının avukatı Ayşe Çarklı, dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep etti.

Lefkoşa'daki dosya bekleniyor

Mahkeme, olayla ilgili Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının getirilmesi için istinabe işlemlerinin sonucunun beklenmesine ve bilirkişi incelemesinin de dosya geldikten sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

"Mağduriyetimizin giderilmesini bekliyoruz"

Duruşma sonrasında gazetecilerin sorusu üzerine Ahmet İzgi'nin avukatı Ayşe Çarklı, sürecin devam ettiğini ifade ederek "Dosya bilirkişiye gidecek, mağduriyetimizin giderilmesini bekliyoruz en kısa sürede. Anlaşmaya açığız bu arada" dedi.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)