Euro
10.1753
0.14%
Dolar
8.6596
-0.06%
Altın
491.35
-0.05%
Borsa
1.392
-1.94%
Bitcoin
377.179
-7.96%
20ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 20 C

    Ebru Akel: Özer çok özel biri

    ‘Yeni Bir Hayat’ programıyla ekrana dönen Ebru Akel, ilişkisi ve tiyatroyla ilgili açıklamalarda bulundu.
    • 19.04.2012 - 12:58
    Ebru Akel: Özer çok özel biri

    Ebru Akel: Özer çok özel biri #1

    Sunuculuğa uzun bir süre ara vermiştiniz. 'Yeni Bir Hayat' programıyla ekranlara tekrar geri döndünüz. Bu projeyi kabul etmenizde neler etkili oldu?
    Uzun süredir beni heyecanlandıran bir proje olmadığı için ekrandan uzaktım. Bir de geçen sene 'Küçük Sırlar'da oynuyordum ve başka bir işin içinde olmak istemedim. Tamamen benim seçimlerimle ilgili bir durum. 'Yeni Bir Hayat'ın formatını duymuştum ama örneğini hiç izlememiştim. Programın çok iyi beyinlerden çıktığını biliyordum, hazırlık çalışmalarını da gidip gördüğümde, bunu daha iyi anladım. Benim için yeniydi, ilkti ve heyecan vericiydi. Zaten 'ilk'lerin içinde olmayı ve kendimi deneyimleyebileceğim farklı işlerde yer almayı seviyorum.

    Her zaman formdasınız. Kilonuzu korumayı nasıl başarıyorsunuz?
    Yıllar içinde değişiyorsunuz. Kas ve yağ oranı farklılaşıyor. Ben sağlıklı yaşamın artık bir trend olduğunu düşünüyorum. Birkaç günlüğüne yurt dışına çıktım. Herkesin elinde su var. Ya spora gidiyorlar ya da spordan çıkmışlar. Spora meraklıyım, bir de çocukluktan gelen bir hareketlilik halim var. Spor benim yaşam tarzım. Sonradan ya da zorla edindiğim bir durum değil.

    "TİYATRO BANA ÇOK ŞEY KATTI"

    Biraz da tiyatrodan konuşalım. 'Yalan İçinde Yalan' oyununun turnesindesiniz. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
    Kapalı gişe oynuyoruz. Seyirci mutlulukla ve oyunu severek ayrılıyor.

    Tiyatro kalple yapılan bir sanat, çok az paralar kazanıldığını da biliyorum. Ne kadar kazandığınızı sorsam, eminim komik bir rakamla karşılaşacağız.

    (Gülüyor) Biliyorsun, para konuşmayı sevmem ama tiyatrodan kazandığım her kuruşun çok bereketli olduğuna inanıyorum.

    Tiyatrodan kazandığınız ilk parayla ne yaptınız?
    Sakladım, uğur parası yaptım. Tiyatro, oyunculuk anlamında da bana çok şey kattı. Bir de farklı şehirlerde insanımızın tiyatroya olan ilgisini görünce, kendim için geç kaldığımı düşündüm. İyi bir tiyatrocu olmak istiyorum ve bunun için gerçekten çok çalışıyorum.

    Oyundaki erkek, evli olduğunu annesinden 10 yıl saklıyor. Bu anlamda Türk erkekleri çok mu ana kuzusu?
    Türk toplumunda, çekirdek ailede bağlar çok komik. Erkek çocuğa sevgi çok gösterilmez. Bizim oyundaki anne, oğlunu biraz fazla seviyor. Hâlâ oğlunun sırtına bez koyup, "Aman terledin mi?" diyen bir anneden söz ediyoruz. Oğlu da 40 yaşında (gülüyor). Birçok insanın birbirine yalan söylediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda oyun bazı anlarda insanlara tokat gibi de geliyor. Dürüstlük, aslında özgürleşmek demek.

    "ONLAR HALA YALANLARIYLA YAŞIYOR"

    Hayatınızda söylediğiniz en büyük yalan neydi?
    Çok büyük bir yalan söyleyip de, altında ezildiğim ya da yükünü omuzlarımda taşıyamadığım bir yalan söylediğimi hiç hatırlamıyorum. Ama çocukken, balkondan aşağı eşyaları atmaya bayılırdım (kahkahalar). Kül tablalarını, masa örtülerini atardım. Annem, "Neredeler?" diye sorduğunda da gevelerdim. Bir de yemek yemeyi pek sevmezdim. Annemin okula giderken hazırladığı ballı, reçelli ekmeklerin sadece üstünü yer, geri kalanını ekmekliğe geri koyardım. Annem mutfağa geldiğinde hepsi bitmiş olurdu (kahkahalar).

    Peki size söylenen en büyük yalan neydi?
    Bir insanın aslında söylediği en büyük yalan kendinedir. Bana yalan söyleyen insanlarla tabii ki karşılaştım ama ben onlara inanmadığım için kendi yalan denizlerinde boğulup gittiler. Bir insanı yalan söylerken görmek, ruhunda, sesinde bunu hissetmek, o insanla ilgili bütün düşüncelerini altüst ediyor. Bir anda her şeyi sorgulamaya başlıyorsun.

    Size söylenen bir yalan yüzünden bitirdiğiniz bir ilişkiniz oldu mu?
    Evet olabilir. Ama ne yazık ki onlar hâlâ yalanlarıyla yalan hayatlar yaşıyorlar. Biraz patavatsız, gerçekçi ve açık sözlü oluşum bana hayatta bu lüksü veriyor. Bundan da asla vazgeçmeyeceğim.

    Oynadığınız tiyatro oyununda aldatan ve aldatılan var. Ebru Akel hiç aldatıldı mı?
    Bilgim dahilinde olmadı. Ama o noktaya insanların aralarındaki her şeyi tüketip, başka yollara sapmaya başlamasıyla geliniyor. Sevgi, saygı ve güven bitince, insanlar farklı yönlere gidiyorlar ama sonra hâlâ aynı ilişki içinde duruyormuş gibi yapıyorlar. İşte o anlarda insanlar birbirini aldatıyorlar. Cesaret edip gidemiyorlar, cesaretsizlik yalanı ve aldatılmayı getiriyor.

    "ÖZER, ÇOK ÖZEL"

    Şu an yaşadığınız ilişkiyi nasıl tarif edebilirsiniz?
    Ben her röportaj yaptığımda kendimden büyük parçalar bırakıp gidiyorum yattığım odalarda (sessizlik oluyor). Çünkü 'ben' kelimesiyle başlayan cümleleri sadece röportajlarda kuruyorum. Sonra okurken de kendimle ilgili ne kadar çok şey söylemişim diyorum. Ama soruna içtenlikle yanıt vereceğim. Fikirlerimin, entelektüel birikimimin, hayata olan ilgimin aynı olduğu bir ilişki yaşamak, insanı 3-4 kat yükselten bir şey. Hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, saf, net ve kendi kendine mutlu olabilen insanları seviyorum. Kovaladığım tek şey mutluluk. Özer, çok özel biri.

    Evlilik hazırlıkları yaptığınız konuşuluyor...
    Öyle hazırlık yapacağımı falan sanmıyorum. Bir gün evlenirsem, "Evleniyorum, haberiniz olsun" derim ve evlenirim. Ama şu anda öyle bir şey yok.

    Milliyet Cadde

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir