Geçtiğimiz haftalarda Armağan Çağlayan`ın "Son Ütücü" adlı programına konuk olmuşlardı Safiye Soyman ve "kocam" dediği uzatmalı sevgilisi işadamı Faik Öztürk. Yıllardır magazin camiasındaki herkesin "Faik Abi" diye hitap ettiği Faik Öztürk, Safiye Soyman`ın maceralarını kendine özgü uslubuyla anlatmaya başlayınca olanlar olmuştu...
Stüdyoda ve ekran başında onları izleyen herkes, kasıklarını tuta tuta gülmeye başlamış, hatta bir ara Armağan Çağlayan gülmekten kendini yerlere atmış ve tepine tepine gülmüştü... İşte bu olay, yapımcıların da dikkatini çekmiş olmalı ki, Safiye Soyman ile Faik Öztürk`e "TV programı" teklifinde bulunmuşlar...
Onlar da kabul edince, hazırlıklar başlamış. Yeni yayın döneminde sabah programı yapmaya başlayacak olan Safiye Soyman ile sevgilisi Faik Öztürk, Tem Stüdyoları`nda basının karşısına çıktı. Safiye Soyman programlarıyla ilgili olarak `İnsanlar kendilerini yeniden doğmuş gibi hissedecek. Moral kaynağı olacağız`` derken, Faik Öztürk ise; `Ben de izleyicilerin arasından çıktım. Herkesin evde yaşadığını biz stüdyoda yaşayacağız` diye konuştu...
Şimdi kulislerde bu gırgır ikilinin diğer bütün "Sabah Kuşağı" programlarını silip süpüreceği konuşuluyor...
İşte sizlere Faik Abi`nin anlattığı Safiye Soyman maceralarından seçmeler;
* Safiye Hanım ile Faik Bey yolda arabayla giderken, Soyman birden acıkır ve "Şurada bir balık lokantası gördüm. Dön de oraya gidip bir şeyler yiyelim" der. Faik Bey arabayı çevirir ve Safiye Hanım`ın gördüğü yerin kapısına yanaşırlar. Tam inip yukarı çıkarken kapıda bir görevli "Burası lokanta değil Liberal Demokrat Parti binası" der. Partinin amblemindeki yunus resmini gören Soyman, mekânı balık lokantası zannetmiştir. Geri dönerler...
* Safiye Hanım ile Faik Bey, bir konser için şehir dışına çıkar. İkiliyi şehrin valisi karşılamış ve üç gün boyunca da onlarla birlikte olup, şehri gezdirmiştir. Son gün, konser öncesi Safiye Hanım prova yaparken vali de kendisini izler. Soyman, bir ara valinin yanına gidip sorar: "Siz saz heyetine yeni mi katıldınız? Tanıyamadım da..." Peki neden tanımamıştır üç gündür yanlarındaki valiyi? Cevap: Ama ben adamın suratına hiç bakmadım ki...
* Safiye Hanım ile Faik Bey, tatil dönüşü yolda bir kendin pişir kendin ye lokantasında tam iki kilo et yerler. Yemeğin sonunda Safiye Hanım garsondan çay ister. Çay gelmiştir ama Soyman çayı bir türlü içmemektedir. Faik Bey duruma şaşırmıştır, neden çayı içmediğini sorar. Safiye Hanım, garsondan çayın yanına kepekli bisküvi getirmesini istemiştir. Faik Bey`in sözleriyle devam edelim: "İki kilo etin üzerine bir de kepekli bisküvi istemiş. Neymiş efendim, çayı sade içemezmiş..."
* Safiye Hanım ile Faik Bey yine bir tatil dönüşü arabayı mola yerine çekmiş kahvaltı edeceklerdir. Safiye Hanım, ekmeğin üstüne kaymağı sürmüş, sonra da balı döşenmiştir. Ama yine çayını içmemektedir. Faik Bey neden içmediğini sorar. Soyman`ın cevabı, "Sakarin bekliyorum" olur. Söz burada yine Faik Bey`in: "Ekmeğin üzerine kaymağı sürmüşsün. Üzerine de balı dökmüşsün. Sakarini ne bekliyorsun..."
* Safiye Hanım ve Faik Bey, tatil için Amerika`ya giderler. İkisinde de yabancı dil olmadığı için, kahvaltıya indiklerinde Faik Bey, Soyman`dan "Anlat şu garsona da bize kahvaltılık bir şeyler getirsin" ricasında bulunur. Safiye Hanım da gelen garsona "zzzzzz" diye vızıldanmaya başlar, "önce ne olduğunu anlamadım" diyor Faik Bey... "Sonra fark ettim ki meğer arı taklidi yapıyormuş. Garson da bundan durumu anlayıp bize bal getirecekmiş..."
* Faik Bey ilk defa uçağa bindiğinde bir arkadaşı "Hostese biraz para ver. Hem seni iyi yere oturtur hem de ilgilenir" diye tavsiyede bulunur. Faik Bey de hostese cebinden çıkartıp bir beş milyon uzatır. "Ne bileyim ben para falan verilmeyeceğini" diyor Faik Bey. Hostes parayı Faik Bey`in kafasına fırlatmakla kalmamış, inadına bir de ağlayan bebeklerin oturduğu koltuğun önüne oturtmuş kendisini...