Özlem Savaş: Çıkış için alkoliğim dedim

Geçtiğimiz günlerde alkol duvarını aşan ve yerlerde sürüklenen Özlem Savaş'tan çok özel sorulara yanıt..

Özlem Savaş: Çıkış için alkoliğim dedim

Belki çok klişe bir cümle olacak ama onunki hakikaten filmlere konu olacak cinsten bir hayat hikayesi. Güzeller güzeli, üniversiteli bir genç kızken sahneye adım atıyor, her şey yolunda giderken hiç beklemediği bir anda ışıklar kararıveriyor. Özlem Savaş, iniş çıkışlarla dolu hikayesini anlattı.

Camiaya girdiğinizde kaç yaşındaydınız?

18-19 yaşlarındaydım. Tam üniversiteyi kazandığım seneydi, 1988 olabilir. Komşumuz Hülya Hanım İstanbul Film Festivali yönetmeniydi... "Bir ajansa kaydol" dedi. Ben de EKS Yapım'a kaydoldum. O zamanlar Yaşar Alptekin çok popülerdi. Bir kız arıyorlarmış, beni beğenmişler. Böylece başlamış oldum. Sonra "Bir şey yapacaksam tam yapayım" dedim, Şehir Tiyatroları'na girmek istedim.

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden mezun oldunuz değil mi?

Boğaziçi'ni kazandığım sırada tiyatroya başladım, ilk oyunda çok başarılı oldum. Ama "Konservatuvarlı değil, ilk oyununda geldi nasıl hemen kadroya alındı" diye tepki göstermişlerdi... Oyunculukla üniversite bir arada gitti bir süre. Tiyatrodan ayrıldıktan sonra diziler, sunuculuk başladı.

Şarkıcılık da yaptınız değil mi?

Evet. 2000 yılına kadar her şey iyiydi. 2000 yılından sonra bocalamaya başladım.

Ne oldu da bocaladınız?

Bilmiyorum, birtakım olaylar, kırılma noktalarım oldu. Alındığım, üzüldüğüm, kendimi kötü hissettiğim olaylar yaşadım. Küstüm galiba. Herkesin bir kırılma noktası olur,sonra toparlar, bir nevi ders alma öğrenme dönemi gibi... Evet, kesinlikle. O kadar çok ders çıkartıyorsunuz ki...

O kırılma noktası nedir peki?

Ben iki parçalık bir single yapmıştım, deprem zamanına denk geldi. Klibimi bile çektim. Çok para harcadım ama yayınlamadılar Kral'da. 1 sene sonra sevgili Şahin Özer "Bu parçalar güzel değil" dedi. Ondan sonra bende bir güvensizlik başladı. Çok çalışmıştım, çok da iyi olabilirdi ama birileri engelledi, bilmiyorum ne oldu...

Kıskanıldığınızı hissettiniz mi?

Hissetmedim. Çevreme karşı çok duyarlı, çok cin, hesapçı değilimdir. Her şeyi akışına bırakırım. Kendime çok güvendiğim için başkaları beni çok ilgilendirmez ama sonraları duydum ki hakikaten birtakım dolaplar dönmüş. O beni çok üzdü mesela.

Azminizi mi kaybettiniz...

Kaybettim.. Mesela dizilerde çok iyi bir yerim vardı ama şarkıcı olduğum için artık eskisi gibi rol alamamaya başladım. Çünkü herkes "Özlem artık şarkıcılık yapıyor" demeye başladı.

Şarkıcılık sayfasını kapatıp tekrar oyunculuğa dönmeyi düşünmediniz mi?

Bir şeye başladığınız zaman yarıda bırakınca da olmuyor. Ankara'da Altın Nal Gazinosu vardı, oranın baş solistiydim. Safiye Soyman'dan sonra ben çıkmıştım orada. Para kazanmak zorunda olduğum için de bir süre çalıştım. Bir ara da Nispet'te çıktım.

O dönem yanınızda kimler vardı?

İyi zamanlarınızda yanınızda olanlar kötü günlerde de orada mıydı? Yoktular. Zamanında el verdiğim insanlar, aldılar başlarını gittiler. Hala açıp hatır sormazlar ya da "Bir ihtiyacın var mı" demezler. Gerçek dostlarımdan biri Faruk Aksoy'dur bir de Pastel Film Yaşar İrvül. Star TV'de yayınlanan Ateşe Yürümek adlı diziye dördüncü bölümde gireceğim.

Aileniz peki onlar kötü günlerinizde yanınızda mıydı?

Genelde yanımdaydılar ama o tür dönemlerde insanlar birbirlerini anlayamıyor. Bu yüzden beni kıracak şeyler yaptıkları oldu... Annem benden kaç yaş büyük ama beni doktorum kadar anlamadı. Ben de çoğu kez uzak durdum onlardan. Küstüğümüz zamanlar da oldu. Ama şimdi maşallah çok iyi.

Gördüğüm kadarıyla siz de toparladınız.

Toparladım, harika gidiyor.

"Keşke üniversiteyi bitirdikten sonra mesleğime devam etseydim" diyor musunuz?

Yok demiyorum. Aslında bu hayat beni üzdüğü kadar büyüttü, yetiştir de... Ben hayat okulunun en iyi, en ciddi öğrencilerinden biri oldum, en iyi orada okudum. Kitap yazıyorum, eylül gibi çıkarmayı düşünüyorum.

NLP eğitimi almışsınız...

Ekimde Londra'ya gittim. NLP eğitimi için Dr. Richard Bandler'dan ders aldım. Sertifikam var. 100'e yakın kitap okudum konuyla ilgili.

Bazen alkol, antidepresan kullanmak, o görüntüleri vermek istemezdim keşke bu hataları yapmasaydım dediğiniz oluyor mu?

Çevremde dost sandığım insanlara güvenmemeyi istemezdim. O güven duygusunu kaybetmek, kullanılmak, iyi gününde kalabalık, kötü gününde yalnız olmak bence korkunç, her şeyden daha çok yaralayıcı.Ama her kötü günün ardından muhakkak güneş açıyor. Kesinlikle buna çok inanıyorum. Allah insanları sınıyor ama "Yeter" dediğim de oluyor. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü Allah akıl, fikir, güzellik vermiş. Biraz şımarığım bunu kabul ediyorum. Varlıklı bir ailede büyüdüm. Babam sonradan iflas etti. Dolayısıyla para hırsım hiç olmadı, çünkü param hep vardı.

O yüzden mi bu kadar çabuk pes ettiniz?

Olabilir... Paranın gelip gittiğini gördüm. Mesela çok güzel, büyük bir evim vardı ama orada hiç mutlu olamadım. Şimdi oturduğum ev, iki oda salon ama mutluyum.

Halil Ergün arayıp özür diledi

Geçtiğimiz günlerde "Halil Ergün Özlem Savaş'tan kaçtı" diye haberler yansıdı basına...

O olaydan sonra Halil Bey beni aradı, "Bir arkadaşım yerde sürünse, onu kaldırıp öyle çıkarım dışarıya, ne münasebet size öyle bir şey yapayım" dedi. Ben de özür diledim ondan. Çok hoş bir muhabbet geçti aramızda. Zaten Taksim'in arka sokaklarında herkes sarhoş. Ne ilkim ne de son

Evliliğim aldatılacak kadar uzun sürmedi

Peki katıldığınız TV programında neden "Ben alkoliğim" dediniz, insanlar size acısın diye mi?

Acısınlar diye değil de tekrar var olduğumu görsünler diye yaptım. Çıkış için bir şekilde malzeme olmam gerekiyordu. Uzun süre bir balık restoranı işlettim Arnavutköy'de. Çok da iyi gidiyordu ama evlenince her şey bir anda battı. Zaten evliliğim de çok kısa sürdü. O da bana çok ağır geldi. Evim dahil bir sürü şeyimi satmak zorunda kaldım.

Aldatıldınız mı? O yüzden mi bitti evliliğiniz?

Yok o kadar fırsat olmadı, çok kısa sürdü, anlaşamadık. Ben işimi yapmak istedim, o restoranı kendi başına işletmek istedi. Olmadı, gelenler kaçtı çok kıskançtı. İflas ettim.

Hayaliniz ne? Ne yapmak istiyorsunuz bundan sonra?

Sinema yapmak istiyorum. 1.5 sene önce Faruk Aksoy'un Avanak Kuzenler adlı filminde oynadım. Sağolsun uzun zamandır var olduğumu bir tek orda hissettim. O kadar özlemişim ki, o sette yaşadığım hazzı unutamayacağım.

Hayranlarınızdan evlenme teklifi, çiçekler içinde yüzükler elir miydi?

Yüzük gelmedi hiç ama çiçek gelirdi. Evlenme tekliflerini de geri çevirirdim.

Çocuk düşünmediniz mi?

Hiç çocuk hayali kurmadım, düşünmedim de.

Nişanlımın öldüğüne inanmadım, çünkü yalan söylerdi

Alkolle zor günlerinizde mi tanıştınız?

Hayır çok daha önce tanışmıştım. Ne zaman antidepresan kullanmaya başladım o zaman alkolden çabuk etkilenir hale geldim. Antidepresanla alkol birleşince; huysuz bir insan haline geliyordum. Normalde çok şekerimdir halbuki... Yaşadığım şeyler beni alkole yaklaştırdı, bundan beş sene önce de TV'ye çıkıp "Alkoliğim" diye saçma bir açıklama yaptım. Ama doktorlarım hiçbir zaman bana alkolik teşhisi koymadı.

Sebebi mutsuz ilişkiler olabilir mi?

Eski sevgilim özel fotoğraflarımızı bir dergiye verdi. Ben orada kırıldım, bittim, çok ağır bir depresyon yaşadım. Bunu hiçbir yerde söylemedim çünkü söylemek istemiyorum. Etrafımda eşim dostum kalmadı, parasızlık çektim. Abuzer Kadayıf'taki rolümle en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alacaktım Altın Portakal'da, ama o olay yüzünden oy kaybettim. Birtakım talihsizlikler oldu, onlara da üzüldüm, hakkımın yendiğini düşündüm.

Tedavi gördüğünüzü açıkladınız...

Evet tedavi gördüm ama depresyon tedavisiydi. Alkol değildi.

Nişanlınız vefat ettikten birkaç gün sonra bulundu değil mi?

Öldükten üç gün sonra buldular. Hacıosman Yokuşu'ndan inerken uçmuş. Uzun zaman inanmadım, çünkü yalan söylerdi. Ölmedi, yine öyle bir şey söylüyor sandım. Fotoğrafını, karakoldaki ifadeleri gördüm ama yine de inanmadım. Cenazesinde bile içimde hala bir şüphe vardı. Ondan sonrası çok kötü zaten. Çok gençti, çok değerliydi, çok üzüldüm.

İntihar etmenizin esas sebebi neydi?

İnsan bir yerde boş bulunuyor bazen. İntihar düşünebileceğim bir şey değildi asla. Her şeyi yapabilirdim ama onu neden yaptığımı hala anlamış değilim.

İntihar olayından sonra neler değişti hayatınızda?

Korktum, panikledim, ağzıma bira dışında içki koymamak için tövbe ettim. Bir süredir de dışarı çıkmıyorum, gece hayatım da yok. Her gün saunaya gidiyorum. Saunada gözlükle kitap okuyan bir deli varsa o benimdir.

Çok mu seviyordunuz?

Seviyordum tabii. Yeni bir hayat kurmaya hazırlanıyorduk. 3 gün önce ev bakmıştık. Çok kötü oldu.

İçki sığınak mı?

Sığınak, deşarj oluyorum. Çok stresli olduğum anlarda iki bira içince rahatlıyorum. Bir sürü alkolik gördüm kolonyayı koklayanlar bile varmış. Allah korusun. Bir şişe rakı, viski ömrümde içmedim, içemem de kendime göre bir rahatlama mekanizmam var. En fazla 3 bira, gerisi de gelmiyor zaten.

Yeniden aşık olmak ister misiniz?

İstiyorum.