9 Nisan'da gösterime giren 'Rina' adlı sinema filminde rol alan Paşhan Yılmazel, küçük bir adada büyük düşler kuran Ömer adlı bir çocuğun hayalleri ve dostları arasında kalışını anlatıyor. 'Hayat Bilgisi' adlı dizide canlandırdığı 'Ortega' karakteriyle yıldızı parlayan Paşhan Yılmazel kendisine sunulan 20'nin üzerindeki dizi teklifini kabul etmediğini, oyuncuların yeri geldiğinde "Hayır" diyebilmesi gerektiğini söyledi.
FİLM, BALIK HİKAYESİ DEĞİL
'Rina' ne demek?
Rina, olduğu yerde doğup, büyüyüp, üreyen ve ölen; hiç göç etmeyen bir balık türüdür. Yılın 10 ayı derin sularda yaşar; yazın sadece iki ay suyun üstüne çıkar. Filmde tabii ki bir balık hikayesi yok. Ben adalı değilim. Adayı tanımam. Ama çekim yaptığımız Gökçeada'da bulunduğum sürede gerçekten bir adalı gibi yaşadım.
Bu film sizin gündeminize nasıl geldi?
Geçen yıl nisan ayında bu proje karşıma çıktı. Senaryoyu okuduktan sonra bu filmde oynamayı çok istedim. Bugüne kadar oynadığım karakterlerden farklı biri 'Ömer'. Filmde konservatuvardaki hocalarımın da oynadığını öğrenince çok mutlu oldum. 'Rina'dan önce 'Konak' adlı korku filmini çekmiştim.
Filmin hikayesi nedir? Oynadığınız karakteri anlatır mısınız?
Filmin cümlesi "Ne olmuş büyük adam olamadıysak; hayallerimizi satmadık ya!" Gençlerin aileleriyle ilişkileri, sevgililik, arkadaşlık, başka mezhepten insanların diğer mezhepten insanlarla yaşadığı dostluk; her şey var. İzleyen herkes, kendinden çok fazla şey bulacak. Drama türünde. Bir hayalle başlıyor ve yan hikayelerle destekleniyor. Hayata dair çok sözü olan bir film. Bugün unutulmuş bütün değerlerin filmi diyebilirim. Ben 'Ömer' adlı bir çocuğu oynuyorum. Ailesinin üzüm bağları var. En büyük hayali, şarap yapıp satmak. Bu uğurda her şeyden vazgeçmiş. Birlikte büyüdüğü iki tane de çok yakın arkadaşı var. Bütün hayalleri, şarap fabrikasını kurmak. Bir gün çocuğa Fransa'dan teklif geliyor. Kader onlara büyük bir imkan sunuyor. Onların hikayesi...
KARARLARIMI GÖZDEN GEÇİRDİM
'Rina' sizin de hayallerinizi ve seçimlerinizi sorgulamanıza neden oldu mu?
Hayatı boyunca insanlar hep seçim yaparak ilerler. Bu film tam da bu seçimleriyle yüzleştirecek izleyiciyi. Gitmeyi mi, kalmayı mı seçmek ve bunların sonuçlarına razı gelmek durumunu ele alıyoruz. İnsanların hayalleri ve bu uğurda yaptığı seçimler, ailenizden dostunuza kadar herkesi yeniden sorgulatabiliyor size. Küçük bir adadan bütün dünyaya sesleniyoruz 'Rina'yla. Film, bu anlamda tabii ki bana da kendi kararlarımı yeniden gözden geçirdiğim bir süreç yaşattı.
Nasıl kararlar aldınız?
Hayallerime inanan herkesle sonuna kadar yürürüm. Hayallerime inanmayanlara da sırtımı dönerim. Oyunculuğa da bir hayale inanarak başladım. Çünkü benim oturduğum semt ve o semtin insanları, oyunculuğa çok yabancıydı. Ama ben bu hayale inandırdım kendimi. Hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim. Konservatuvar sınavlarına 600 kişi girer, on kişi kazanır. Ben hayalime inandım ve şu an oyunculuk adına bu söyleşiyi yapabilme hakkına dek ulaştım. Ya akvaryumunuzu küçük tutar, oradaki balıklarla mutlu olmayı öğrenirsiniz ya da açık denizlerde yüzersiniz...
SEKTÖR, SEKTÖR DEĞİL
Neden hep gençlik filmlerinde rol alıyorsunuz?
Ben oyuncuyum sonuçta. Yaşım da genç. Bu, zamanla ilgili bir durum. Kendimi tabii ki zaman içinde başka yerlere de taşıyacağım. Her geçen gün seçimlerim, kararlarım değişiyor. Adım adım ileriye gitmek için çalışıyorum. Aynı karakterleri tekrar etmemeye özen gösteriyorum ama Türkiye'de sektör, sektör olmadığı için, farklı rollerle performans yapmanıza izin vermiyor. Biz sonuçta konservatuvarlı oyuncularız, maymun rolü de gelse, oynarız. Ama sektörde hep belli bir kalıba sıkışıp iş yapmak zorunda kalıyorsunuz. Ben Don Juan'ı da oynarım, maymunu da... İnsanların sevimli, sempatik, tatlı buldukları bu yüzün içinde bir psikopat çıkarıp onu da oynamak isterim mesela. Karşıma çıkan bütün karakterleri bıçak gibi kesip farklı bir rolle de izleyicinin karşısına çıkabilirim. Oyuncunun bu noktada "Hayır" demesini öğrenmesi lazım. Ben "Hayır" diyebilenlerdenim, yapmak istediğim şeyi yapıyorum sadece.
Nelere "Hayır" diyorsunuz?
Bir yıldır dizi yapmıyorum mesela. Bu sezon iki tane sinema filmi çektim. Bu ay yeni bir filme başlıyorum ve ağustosta bir film daha çekeceğim. Bu ay çekeceğimiz film yine bir gençlik filmi, taksiciyi oynayacağım ama diğeri ağır bir drama. Dizi sektörü iyice bir çıkmaza girdi zaten. Şimdilik önceliğim sinema filmleri.
Oyunculuk dışında farklı bir ilgi alanınız var mı?
Uzun süredir hikayeler yazıyorum. Ancak üzerinde ağırlıklı çalıştığım ciddi bir senaryom yok. Uzun vadedeki hayallerimden biri de kısa metraj bir sinema filmi çekmek. Bunu konservatuvardan arkadaşlarımla yapmayı planlıyoruz. Ama uzun metraj bir filmin yönetmenliğini kesinlikle düşünmüyorum.
Oyunculukta ilerlerken birilerinden destek beklentiniz oldu mu?
Ben konservatuvarda okurken oyunculuğa başladım. Tıpkı futbolda olduğu gibi sizi 15 dakika oyuna sokuyorlar. O kısacık sürede hamlenizi iyi yapıp topu kaleye atmanız gerekiyor. Çok zor bir iş. Tabii ki diyaloglarınız sayesinde de referanslar oluşturabiliyorsunuz. Size kefil olan insanın yüzünü kara çıkarmazsanız yürümeye başlıyorsunuz sektörde. Ama fark edilmek ve farklı projeler yapmak "Hayır" diyebilmekten geçiyor. 'Hayat Bilgisi' bittikten sonra bana en az 20 tane dizi senaryosu geldi. O zamanlar çok da popülerdim. Ama bir buçuk yıl çalışmamayı tercih ettim. Maddi durumum şimdiki kadar iyi olmamasına rağmen çalışmadım. Kimseden bir fırsat beklentim olmadı.
Traktör kullanmayı sette mi öğrendiniz?
Evet, 1964 model bir traktör kullandım. Beş ayrı aksamı olan bir traktör. Kullanması hiç kolay değil. Motoru çalıştırıp vitese takmakla olmuyor ama öğrendim.
HİÇ STRESE GİRMEDİK
Çekimler Gökçeada'da yapıldı. Set süreciniz nasıl geçti?
Çok eğlenceli bir setimiz vardı Gökçeada'da. Ekip olarak çok keyifli bir yaz geçirdik. Hiç strese girmeden rahat rahat çalıştık. Bu film aslında oyuncular açısından, bir hayalin gerçekleşmesi. Herkes çok büyük emek vererek çalıştı.
Bu yıl komedyenlerin arka arkaya çektiği filmler içinde, siz hangilerini beğendiniz?
'Neşeli Hayat'ı çok beğendim. Yılmaz Erdoğan'a hayran kaldım, çok ağladım. 'Yahşi Batı'da çok eğlendim. Bol bol güldüm. 'Vavien'i izledim. Enteresan bir film. Başarılı buldum. Ata Demirer'in 'Eyvah Eyvah' filmini henüz izleyemedim ama...