'Bu Ne Dünya' isimli şarkılarıyla 35 yıl önce müzik sektörüne damga vuran şarkıcı Yeliz, uzun süre ara verdiği işine 3 yıl önce geri döndü.
Yeni şarkılarıyla eski şöhretini kısa sürede yeniden yakalayan ünlü sanatçı geçtiğimiz günlerde yeni bir albüm çıkardı. Şarkıcı Yeliz'le, "Genç kızlara ibret olsun" dediği ilginç yaşamını konuştuk.
-Yeni albümünüz hayırlı olsun?
'Allah Kalbine Göre Versin' adlı albümde Metin Özülkü'yle çalıştık. Önce bir iki şarkı derken bu albüm ortaya çıktı. Hiç ummadığım kişilerden o kadar güzel tepkiler alıyorum ki bilemezsin. Bana, şarkıcılığının çok üstüne çıkmışsın diyorlar. Okan Bayülgen bile bana bunu dedi "Sen zaten okuyordun da sana başka bir şeyler olmuş." Çünkü albümdeki şarkılar çok içimi oyuyor, yakıyor. 'Allah Kalbine Göre Versin'in klibini çekerken gözlerimden yaşlar oluk oluk aktı.
-Çok acılar yaşadığınızı biliyorum biraz bana anlatır mısınız?
Ben bugüne kadar yaptığım şeylerden pişmanlık duydum. Bazıları derdi ki, "Hayır ne yaptıysam doğrudur, hiçbirinden pişmanlık duymuyorum" Ben 15 yaşında bu işe başladım, ne kadar çocukmuşum? O zamanki 14-15 yaşları gerçekten çocuk, şimdikilere bakma hepsi küçük birer kadınlar. İlla gençler hata yapmak için vardır ama ben çok hatalar yapmışım. Ama o hataların bedellerini de ballı ballı, katmer katmer ödedim. Hem onun getirisi olarak, müziğe ara verdim. Evliliklerim hatalıydı. İlk kocamdan ayrıldım tekrar bir evlilik yaptım o da benden çok büyüktü. Boşandıktan bir sene sonra başka biriyle evlendim. Denize düşen yılana sarılır misali. Buradan benim hayatım genç kızlara ibret olsun. Şöhretin verdiği bir şımarıklık vardı. Başım dönüyordu resmen. Evlenince akla karayı gördüm. Bir ayrılıktan sonra, birini bulayım ötekini unuturum mantığı yanlış.
4 YIL BOYUNCA EVDEN ÇIKMADIM
-Sizi ne olgunlaştırdı?
O çalışmadığım 15 yıl içerisinde, 2000 yılından önceki 4 yıl hiç evden çıkmadım. 2001'e kadar bu böyle devam etti. Çok çöküntüye uğramıştım. O 4 yıl içersinde hiç evden çıkmayıp arındım. Hep evdeydim. Hep düşünüyordum. Her akşam 1 saat sahilde koşuyordum. Sonra evime gelip televizyonumu seyrediyordum. Kedilerim var biliyorsun. Şimdi iki tane kedim, bir köpeğim var. Bir kedim 8 ay önce öldü. Sonra hayvanları koruma gününde başka bir kedi aldım. Osman'ım var kedim, 14 yaşında. Onlar benim hayat dostum. Kalabalık, mutlu bir aile halinde yaşıyorum. O dönem aynanın karşısına geçip geçip kaderime ağladım. Aynada kendimle konuştum. Kendimi idam ettim.
-Ne geçiyordu aklınızda?
Bugüne kadar niye böyle oldu diyordum. Çünkü her şeyi karşı tarafa yüklersen o zaman sen mükemmelsindir. Zaten sen bitmişsindir, böyle bir insan yoktur. O zamana kadar ben başıma gelenleri onun yüzünden, bunun yüzünden demiştim halbuki değil, bende de suç var. Onları ortaya çıkardım, kendimle yüzleştim.
ALBÜMÜM ÇÖPE GİTTİ
- 4 yıl eve kapanmanızın en önemli sebebi neydi?
Ben o dönem harika bir albüm yaptım. İsmini vermeyeceğim çok ünlü bir besteci, o bir albüm yaptı bana, hatta Emel Müftüoğlu bayılmıştı o albüme O albüm çöpe gitti.
-Neden?
Çok bilirkişi olduğu için. Herkes bir şey söyledi, çalıştığım firmayla problem oldu. O albüm piyasaya çıksaydı hitti yani. Mahvoldum. Ondan sonra sınavdan geçtim. O 4 yıldan sonra Bursa'da bir pavyonda çalıştım. 3 yıl boyunca Bursa'ya gidip geldim. Her hafta sonu Cuma günü gidiyordum, Pazar günü dönüyordum. Bu da bir sınavdı. Oradan döndüğümde Özgür Aras'la tanıştık. "Ne olur benimle çalışsana" dedim, kabul ettim ve bugünlere geldim.
HİÇ MADDİYATÇI OLMADIM
-Peki kaç senedir çalışıyorsunuz, maddi olarak neleriniz var, neleriniz yok?
Evliliklerimde bütün paralarım gitti. Bütün kazandıklarım onlara gitti. Zaten hayatım boyunca hiç maddiyatçı olmadım. Biliyor musun her eve giderken helallik istiyorum. Çünkü öyle bir zamanda yaşıyoruz. Dünya öyle bir hale geldi. Belki buradan giderim yarın olmam. Devamlı beynimde ölüm var. Her gün sanki son günümü yaşıyorum. Herkese hakkınızı helal edin diyorum. Uykuda geçen zamana acıyorum. Ölünce nasılsa bol bol uyuyacağız.
EVLAT ACISI DA ÇEKTİM
-Çocuk konusunda ne düşünüyorsunuz?
Ben 7 aylık doğum yaptım. 7 aya yeni girmişti, kızdı Naz'ım idi. Olmadı ondan sonra da o sayfayı kapattım. Ama evlatlık almayı düşünüyorum, kız ya da erkek hiç fark etmez!
-Hayatınızda en çok korktuğunuz şey nedir?
Uçaktan çok korkuyorum. Korktuğun şey başına gelir derler ya, Allah rahmet eylesin Kemal Sunal da uçaktan korktuğu için kalp krizi geçirdi ve öldü. Ben de bir gün uçakta kalp krizi geçirip ölebilirim yani. Uçağa binmeden evvel ilaç da almıyorum ama çok dua ediyorum. Ben şarkı söylerken içimden dua ettiğimi bilirim. Bütün duaları okurum tek tek. Devamlı Allah'la konuşuyorum. Yaradan'ım benim en yakın arkadaşım. Ona teslimim. Gençlik dönemlerimde hep beddua ederdim, ah ederdim ne kadar yanlışmış, Allah kalbine göre versin diyeceksin. İçinden kim nasıl geçerse öyle ol demek o.
ENRİCO MACİAS'LA EVLENİRİM
-Aşkla aranız nasıl?
3 yıldır hayatımda kimse yok. Artık eli yüzü düzgün, helal süt emmiş bir erkekle tanışmak istiyorum. Gerçek aşk 40'ından sonra oluyor, diğerleri çocukluk aşklarIı Gipsy Kings hayranıydım, hala öyle, 365 gün, 24 saat Gipsy Kings dinleyebilirim. Allah o hayalimi de gerçekleştirdi. Geçen kış Fransız konsolOsluğunda özel bir gece oldu, Erkan Özerman, "Sen Gipsy'le düet yapacaksın" dedi. Müthiş bir kıyafetim vardı. Harika bir düet yaptık. Aslında ondan çok daha önce Gipsy gelmişti buraya, aramızda Chico'yla bir elektirik oldu. Kalbimi Chico'ya verdim. Bir daha geldiğinde uçaktan iner inmez beni sormuş, "Nerede o" demiş. Akşamında bir konser verdi, bütün hatunlar görecektin içine düşüyorlardı, o kadar etkileyeci bir erkek. O kadar kadın arasından benim yanıma geldi ve bana sarıldı. Chico'ya herkes kalbini verir. Acayip karizmatik bir adam. O da bana kalbini verdi. 10 yıl evvel gerçekleşti bu. Lisan konusunda anlaşamadık çünkü o İtalyanca bilmiyordu. Biz konuşmadan gözlerimizle anlaştık. Gözlerimizle birbirimize hayranlığımızı belli ettik. Hatta beni Paris'e bile çağırdı. Ama tabii gitmedim. Hatta yılbaşıydı, yılbaşında ekstralarım vardı. Eski hataları yapmamak lazım. Geçen sene karşılaştığımızda artık bitmişti her şey. Enrico Macias bana evlilik teklif etse işler değişir. Geçen yaz da onunla birlikte düet yaptım. Gözlerimi Enrico'dan alamadım. Çok güzel bakıyordu. Hakikaten tarifi imkansız. O kadar güzel bakan bir erkek hayatımda görmedim, görebilmem de çok zor. Ama yine evlilik teklif ederse kabul ederim, onun yanına Fransa'ya giderim.