Euro
10.1238
0.85%
Dolar
8.3039
0.38%
Altın
488.7
0.04%
Borsa
1.445
-1.08%
Bitcoin
465.148
-3.12%
18ºC
İstanbul
Güneşli 18 C
    AKP Fener'in direncini kırmak için ustaca oyun oynadı

    AKP Fener'in direncini kırmak için ustaca oyun oynadı

    Şike Yasası'nda veto, sakın ilk andan itibaren Fenerbahçe'nin direncini kırmak için kurgulanmış bir oyun olmasın?
    • 06.12.2011 - 11:32

    AKP Fener in direncini kırmak için ustaca oyun oynadı #1

    Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şike düzenlemesini veto etmesi köşesine taşıdı. Özdemir yazısında hayli çarpıcı iddialara yer verdi. Özdemir, yazısında "Şike Yasası'nda veto süreci, sakın ilk andan itibaren Fenerbahçe'nin direncini kırmak için kurgulanmış bir oyunun parçası olmasın?" diye de sordu.

    İşte Özdemir'in o yazısı...

    AK Parti futbol lobisini nasıl ters köşeye yatırdı?

    Pazar gecesi farklı kanallardaki spor programlarında hararetli bir tartışma vardı. Gelin görün ki tartışılan, bu sefer yeşil sahalardaki pozisyonlar değil hukuktu. Aslında bugün hangi taraftara dokunsanız sadece Türk hukuku ile ilgili değil uluslararası spor hukukuyla da ilgili geniş bir bilgi dağarcığına ulaştığını görüyorsunuz. Polemiklerde ilginç eşleşmeler oluşuyor. Mesela AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar ile bir zamanlar yeşil sahaların yıldızı şimdilerin stüdyolardaki gözde futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen aynı polemikte buluşabiliyor. Bu kadarını hayal bile edemezdik, gerçek oldu.

    Benim hâlâ anlamadığım, bu sürecin nasıl bu noktaya geldiği. AK Partilililer nasıl oldu da böyle bir yasal değişikliği önce Meclis'e gönderip sonra itiraz etti? Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olduğundan bu yana ilk kez bir yasayı nasıl oldu da geri gönderdi? Ben ilk günden bu yana AK Parti'nin kendi kalesine gol atacağını düşünüyordum. Yanıldığımı bu pazar günü anladım. Yahu biz kendi kalesine gol attı diye düşünürken sakın AK Parti kendi kalesine giren bir golü çıkartmış olmasın?

    FENER'İN DİRENCİNİ KIRMAK İÇİN...

    Gelin şu son aylarda yaşananlara farklı bir açıdan bakalım. Bilindiği W Şike Yasası'nda veto süreci, sakın ilk andan itibaren Fenerbahçe'nin direncini kırmak için kurgulanmış bir oyunun parçası olmasın? Cüneyt Özdemir gibi Başbakan Erdoğan koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Sike operasyonu başladıktan sonra AK Parti, Fenerbahçelilerin hedefine kondu. Pek çok kişi hakkında komplolardan komplo yazılmaya başlandı. Komplo olarak kalsa iyi, Fenerbahçe yöneticileri Başbakan Erdoğan ve hükümete karşı açıktan tavır aldılar. Şu anda yaşadığımız bu veto süreci sakın ilk andan itibaren bu direnci kırmak için kurgulanmış bir oyunun parçası olmasın?

    ERDOĞAN'A RAĞMEN YASAYA İTİRAZLAR

    AK Parti şike cezalarındaki yasal değişikliğin altına imza atarak bir anlamda Fenerbahçelilerin kendilerine ve Başbakan Erdoğan'a yönelik önyargılarını kırdılar. Ancak bu sırada bazı AK Partililer de kamuoyuna çıkıp açıktan ve Başbakan Erdoğan'a rağmen yasaya karşı tavır koymaya başladı. Cumhurbaşkanı'na mektup yazıp televizyonlara demeç verdiler. Farkındaysanız hiçkimse bu isimlere 'sus' demedi. Tam tersi sessizce izledi. Derken yasa şık bir pasla 'Köşk'e gönderildi. 'Köşk'te bugüne kadar gelen her yasa sorgusuz sualsiz imzalandığı için 'Çankaya Noteri' havası oluşmuştu. Herkes yasanın kesinlikle imzalanacağından emindi. Nitekim diğer partiler de yasanın altına imza attıkları için itiraz etmediler. Ve Abdullah Gül, yasayı TBMM'ye geri göndererek herkesi şaşırttı. Hem kendi hakkında oluşan 'yanlış imajı* düzeltti hem de Başbakan'a aslında çok da istemediği bir değişikliği yaptırmamış oldu. Gelinen duruma bakarsak bu yasanın kısa dönemde yeniden düzenlenip 'Köşk'e çıkması imkânsız gözüküyor. Başbakan Erdoğan ve AK Parti Fenerbahçe camiası gözünde elinden geleni yaptılar (hatta daha ne yapsınlar değil mi!). E, Cumhurbaşkanı da itibarını bu olay vesilesiyle arttırdı. Yani en alttan en tepeye, en geriden en ileriye AK Parti iyi bir takım oyunu oynayarak kendi kalelerine giren bir golü çıkartıp üzerine bir de gol attılar. Bir taşla kaç kuş vurulmuş sayabileniniz var mı? Olan, cezaevindeki bu yasal değişikliğe umut bağlayan kulüp yöneticilerine oldu. Bu dediğim açıdan bakarsanız siyaset koridorlarındaki siyasal taktikler futbol sahasındaki taktikleri aratmayacak kadar iyi kurgulanmış olabilir. Yeter ki iyi bir teknik direktör 'oyunu' okuyabilsin ve kursun. "Futbol sadece futbol değildir" derler, anlayacağınız siyaset de sadece siyaset değildir. Nihayetinde skor şu anda siyâset: 1 - futbol: 0. Bu gol siyasetçileri küçümseyen herkese ders olsun.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir