Ben de Ermeniyim

Hrant Dink'in gerçek katilleri yakalanana kadar her yıl ERMENİYİM demeye devam edecek

Ben de Ermeniyim

Bugün 19 Ocak ve Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin üzerinden tam 3 yıl geride kaldı. Akşam yazarı Nagehan Alçı, geçen bu üç yıllık suskun sürece isyan ederken 'Yılın bu zamanında ben de Ermeni'yim. Önceki yıllarda olduğum ve tetiği çeken değil, bu zihniyeti yaşatan katil ya da katiller yakalanana kadar her yıl olacağım gibi.' diyor.

İŞTE ALÇI'NIN O YAZISI:

Hrant Dink'in 3. ölüm yıldönümü. 'Benim hayatım kimseyi aşağılamamak üzerine kurulu' diyen bir adamı çok fena aşağıladı bu memleket. Hem de defalarca. Ve sonunda nihai vuruşu yaptı. Onu aldı buralardan. Götürdü. Hrant Dink üç senedir yok.

VURANLAR KENDİLERİNİ ADAM ZANNETTİLER

Dink'i vuranlar kendilerini 'adam' zannettiler. Yalnızca tetiği çekeni kastetmiyorum. 'Kan' kavramıyla beyinlerini uyuşturan ve dünyayı 'Türk' ve 'onlar' olarak algılayanları kastediyorum. Bu grup öyle dallı budaklı, öyle her yerde ve hepimizin içinde ki... Onlar ve uzantıları Dink ölünce birbirlerinin sırtlarını sıvazladılar. Aralarında 'erkek adam kulübü' hissiyatı oluşturdular. Ve 'önümüze gelene bir tekme' naralarıyla ortalıkta gezinmeyi vatansever olmak sandılar.

KİMLİĞİNİ YAŞATMAK BİR DÜŞMAN GEREKİYORSA...

Onları Dink zaten çok önceden tanımlamıştı. Şöyle demişti bir keresinde: 'Kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. Kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır.' Bu hastalıklı kimlikler bir vatanseveri aldılar aramızdan. Üstelik saldırgan ayrımcılıklarını 'vatanseverlik' diye takdim etmeye cüret ederek. Hem de sırıtarak. Pis pis sırıtarak...

HEM SIRITTILAR HEM DE DİL UZATTILAR

Sırıtırken Dink'in ardından üzülenlere de dil uzattılar üstelik. 'Türk' ve 'onlar' gruplandırmasında 'onlar' grubuna düştüğü için öldürülmesine isyan edenlerin 'Hepimiz Ermeni'yiz' çığlığını dillerine doladılar. Spekülasyonlar ürettiler. Üzüntüyü bile çirkinleştirdiler. İnsanları kendilerinden şüphe ettirdiler.

Üç yıl oldu. Geçtiğimiz yıl ve önceki yıl bu zamanlarda da aynı yazıyı yazmıştım. Maalesef 365 gün daha geçti iyi habersiz... Evet tetikçiler içeride, evet birkaç görevden alınma yapıldı ama sonuç? Maalesef ve hala koca bir sıfır!

BU TOPRAKLAR HALA ÇOK KARANLIK

Üç yıla bunca ilkel tepki, yükselen ayrımcılık sığdı da cinayetin çözümü sığamadı maalesef. Ya da sığdırılmak istenmedi. Çünkü bu topraklar hala çok 'karanlık'. Ve o 'karanlığın' beslenmek için düşmanlara ihtiyacı var.

Aslında o düşman kendi düşünce dünyası. Ama onu da çekip vuramayacağına göre...

Yılın bu zamanında ben de Ermeni'yim. Önceki yıllarda olduğum ve tetiği çeken değil, bu zihniyeti yaşatan katil ya da katiller yakalanana kadar her yıl olacağım gibi. Kim ne derse desin!

HRANT DİNK VAKFI

Dink'in kaybı birçok insanı birbirine yakınlaştırdı ve yakınlaştırmaya devam ediyor. Bu yakınlaşma sonucunda ortaya çıkan oluşumların belki de en önemlisi Hrant Dink Vakfı. Dink ailesi üyeleri başta olmak üzere birçok ismi bir araya getiren vakıf, bakın geçtiğimiz yıl neler yaptı:

Medya İzleme-Nefret Söylemi: Medyada gittikçe büyüyen bir 'ötekileştirici' 'ayrımcı' söylem var maalesef. Vakıf bununla mücadele etmek için 18 aylık bir proje başlattı.

'Gelin Vicdanımıza Bakalım' projesi: Vicdanın farklı yüzlerini sergileyen, amatör-profesyonel uluslararası tüm katılımcılara açık projede uzun-kısa filmler 1 Ağustos 2009- 31 Mart 2010 arasında www.vicdanfilmleri.org adresine yüklenebilir. Seçilecek 20 filmin bir araya getirilmesi ile 90 dakikalık bir film hazırlanacak

Türkiye-Ermenistan Gazeteci Diyalog Platformu: 3 yıl sürecek proje ile iki ülke arasındaki kopukluk ve bilgi eksikliği giderilmeye çalışılacak. İlk etap yapıldı, 10 gazeteci buraya geldi, 10 gazeteci de Ermenistan'a gitti.

'Bu Köşedeki Adam': Dink'in Agos, Yeni Binyıl ve Birgün'de 1996-2007 arası yazdığı yazılardan seçkiler bu başlıkla çıktı.

Ajanda: Bir tema çerçevesinde Türkçe-Ermenice-İngilizce olarak hazırlanan Uluslararası Hrant Dink ajandasının ilki 'Ermenistan' konusu ile çıktı.

Uluslararası Hrant Dink ödülü: Dink'in doğum günü olan 15 Eylül'de ilki Alper Görmüş ve İsrail'den Amira Hass'a verildi. Her yıl tekrarlanacak.