Çektiğim acılar Helin'in şortu kadar ilgi görmedi

Çektiğim acılar Helin'in şortu kadar ilgi görmedi

Gazeteci Şamil Tayyar'ın Helin Avşar'la yaptığı kelepçeli röportaj tepkilere neden olunca Tayyar'ın cevabı da gecikmedi.

Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar'ın Helin Avşar'la yaptığı kelepçeli röportaj tepkilere neden olunca Tayyar'ın cevabı da gecikmedi. "Çektiğim acılar Helin'in şortu kadar ilgi görmedi" diyen Tayyar, "Hiç kimse karım rolüne soyunmasın!" sözleriyle eleştirenlere gönderme yaptı.

ARTIK BİZİM İÇİN BİTTİN

Habertürk Gazetesi'nde yayınlanan Helin Avşar röportajı, gazeteye emanet ettiğim kalemim ve hakkımdaki mahkumiyet kararları karşısında kozalarına saklanan siyasileri, bürokratları, bir anda gün ışığına çıkardı.

"Yuh be", "Böyle bir poz verdiğine inanamıyorum", "Artık bizim için bittin" türünden mesajlar yağmaya başladı. Dün yanımda yoklardı, bugün nedense gururları incinmişti.

Utanılacak ne yaptım?

Kenan Evren'i Star Gazetesi'ne mi getirdim?

Mehmet Haberal'ın sağlık durumunu kendime dert mi edindim? Yetinmedim ziyaretine mi gittim?

Erzurum'daki Ergenekon'u soruşturan savcıları mı harcadım?

Herhangi bir ihale talebim mi oldu?

GÜNAH BANA AİTTİR

Hayır. Peki, ne oldu? Helin Avşar'la röportaj yaptım. Röportaja vesile olan Rasim Ozan Kütahyalı'ydı. Şartlarımı söyledim, bana sadece demir parmaklıkları andıracak bir kapının gerisinde fotoğraf çekmek istediklerini söylediler, o şartla kabul ettim. Kelepçe işi yanıma geldiklerinde ortaya çıktı.

Elbette, bunların hiç birisi mazeret değil, eğer Helin Avşar'la röportaja evet derseniz, bu tür riske hazırlıklı olacaksınız. O nedenle, bu riski satın alıyorum, kabulümdür, tüm günah bana aittir.

Ama hiç kimse "karım" rolüne soyunmasın.

Eğer bir gün hırsızlık, yolsuzluk, sahtekarlık gibi yüz kızartıcı suçlardan dolayı karşınıza gelirsem, inandığım davadan dönersem, gururunuz incinsin, boynunuz bükülsün. Yine de kararlıysanız kırmaya dökmeye, içinizden en az günahı olan ilk taşı atsın.

Hadi bakalım...

Hep söyledim, nasıl yaşıyorsam kendimi öyle anlattım, kimseyi kandırmadım, Mevlana'nın öğretisindeki gibi "ben" oldum.

Kişisel kırgınlıklarımı, asla, ilkelerimin üzerinde tutmadım. Beyaz TV'deki tartışma programında Hulki Cevizoğlu, "Bu durumda artık hayır oyu kullanırsın herhalde" dediğinde, "Biri şahsımı diğeri ülkenin geleceğini ilgilendiriyor, gider 4 yıl 2 ay hapis yatarım ama sandıkta evet oyunu kullanırım" dedim.

Hazindir, çektiğim acılar, Helin'in şortu kadar ilgi görmedi. Her sabah altını kontrol etmeden araca binmenin ne olduğunu hissetmeyenler, Helin'in şortuna sığındılar. Kalemimin başaramadığını Helin'in şortu başardı.

Ne kadar ibret verici, değil mi?

Ama hiç önemli değil, yerimiz milletin vicdanıdır. Kim ne kadar aymaz, vurdumduymaz, ilgisiz olursa olsun, yola kaldığımız yerden aynen devam edeceğiz. Bu yolda taş da düşebilir, ayı da çıkabilir, önemli olan menzile varmaktır. Siz inandınız, benim inancım da sonsuz.

Sonu ölüm de olsa beraberiz.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi