İlyas Salman 'Sis ve Gece' filmiyle sinemaya dönüyor. Sol görüşlü olduğu için yıllarca film teklifi almadığını belirten aktör, hayatını sinema yaparak sürdürmek istiyor: Kendimi taca çıkmış futbol topu gibi görmek istemem. Yılmaz Güney'in de dediği gibi; iyi bir seyirci olacağına kötü bir oyuncu ol. Ama sahanın içerisine gir....
Türk Sineması'nın en başarılı oyuncularından biriydi o... 'Çiçek Abbas', 'Sarı Mercedes', 'Kibar Feyzo', 'Banker Bilo' filmlerinin ezik, namuslu, saf Anadolu çocuğuydu... Son 16 yıl boyunca sinemadan uzakta, şiirlerin, türkülerin ve çok sevdiği muhabbet kuşlarının içinde yaşadı. Ta ki 23 Şubat'ta vizyona girecek olan 'Sis ve Gece' filminde Cuma karakterini canlandırması için teklif alana kadar... İlyas Salman'a neden 16 yıldır sinemadan uzak olduğunu sordum. Sinirli bir şekilde, "Çünkü sol görüşlü olduğum için bana rol vermediler" dedi. Ama haksızlıklarla dolu olsa da sinemayı çok özlediğini, kalan ömrünü oyunculuk yaparak geçirmek istediğini de eklemeden edemedi...
SUÇUM YAĞCI OLMAMAK
* Yeşilçam'ın en sevilen oyuncularından biriydiniz. Neden bunca yıl sinemadan uzak kaldınız? Düşüncelerimi ensemin arkasına saklamadım, hep masanın ortasına koydum. Ben sosyalizmden bahsettim, birçokları çalıp çırpmaktan bahsetti. Sol görüşlü olduğumdan bana teklif gelmedi. Ben de onlara tavır koydum.
* Ama pek çok oyuncu var sizin gibi solcu olan... O solcuların büyük çoğunluğu sağ elle sol kulaklarını gösteriyor. Hepsi sahtekar! Bu ülkede sağcı ya da solcu olduğunu adam gibi söylemeyen bir sürü insan var. Ben onlarla akraba olamam. Yılmaz Güney daha popülist bir adamdı. Türk'le Türk, Kürt'le Kürt oldu. Ben kimin eleştirilecek yanı varsa yüzüne karşı söyledim. Açık sözlüyüm.
* Sizin hiç suçunuz yok mu? 90'larda Ankara Film Festivali'nde 'Sarı Mercedes' filmindeki rolümle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldım. Ödülü alırken, "Bu ödülü hak ederek aldım, kimseye teşekkür etmiyorum" dedim. Daha sonra Antalya Film Festivali'nde aynı filmler yarıştı. Ama hakkım olan ödülü bu sözüm üzerine bana değil Mehmet Aslantuğ'a verdiler. Ne söyleyebilirim ki ülkedeki namussuzlara... Kimseye yağcılık yapmadım. Kimsenin layık olmadığı halde böbürlenmesine yardımcı olmadım. Suçum bu!
* Üzülmediniz mi peki oyunculuktan 16 yıl uzak kalınca? Üzüldüm ama kimseye kırgın değilim. Kimseye eyvallahım da yok. Ne para, ne de şöhret istiyorum. Halimden memnunum. Halktan tek isteğim kendilerine ihanet eden insanlarla, dost olanları ayırt etmeyi bilmeleri.
ROLÜMÜ BÜYÜTTÜM
* Geçiminizi nasıl sağladınız 16 yıl boyunca? Şiir yazdım, türkü okudum. Ben yoksulluk edebiyatı yapmam. Orta halli bir hayatı ömür boyu sürdürecek kadar gelirim var. Kitaplarımdan, türkülerimden kazandım. Bu ülkede ekmek bulamayan insanlar varken, ben kalkıp yoksulum desem dünyanın en büyük ihanetini yapmış olurum. Evim var, çocuklarımı okutmuşum. Hem zihinsel zenginlik kadar güzel bir şey var mı?
* Peki 'Sis ve Gece' filminde yer almanız nasıl oldu? Filmin yönetmeni Turgut Yasalar benim televizyonda gevezelik ettiğim bir programı seyretmiş. "Rol biraz küçük ama oynar mısın?" dedi. Ben de "Rolün küçüğü büyüğü olmaz" dedim. Bir insan gerçek oyuncuysa bir kelimelik rolü bir film kadar uzatır. Ben rolü büyüttüm. Hiç bir zaman mütevazı olmadım. Bu filmi seyrettikleri zaman insanlar anlayacaklar ufacık bir rolün nasıl büyüdüğünü...
* Biraz rolünüzden konuşsak... Cuma diye karısını, babasını öldürüp hapse düşen biri. Bir kader kurbanı. Bende sinemaya karşı büyük bir özlem vardı. Bu filmle o özlemi giderdim. Cuma'nın samimiyetinden etkilendim. Sinema, yönetmen sanatıdır. Bir yönetmen oyuncuyu odun haline de getirebilir, odunu oyuncu haline de. Turgut Yasalar'ın yönetmenlik sınavından pekiyi ile geçeceğine inanıyorum.
* Başka filmlerde de görebilecek miyiz sizi? Yönetmenlere bağlı. Yine art niyetli bakarlarsa, beni çağırmazlar! Sinemayla yaşamak, adam gibi filmlerde rol almak istiyorum. Sinemayla uyuyup, sinemayla uyanıyorum. Yönetmenlerimizin büyük çoğunluğu benim kadar dürüst olmadı. Ömrümün kısıtlı olduğunu biliyorum. Sinema yapmam gerekli. Kendimi taca çıkmış futbol topu gibi görmek istemiyorum. Yılmaz Güney'in de dediği gibi; iyi bir seyirci olacağına kötü bir oyuncu ol. Ama sahanın içerisine gir.
Çırılçıplak bir insanım çok da yakışıklıyım!
* Bana 'Çirkin Kral' deseler de ben Türkiye'nin en yakışıklı insanıyım! Gelsinler yarışa girerim. Güzellik, öz ve biçimin akılsız insanların anlayamayacağı oranda birleşmesidir.
* Bende kompleks yok. Ben ne Türküm, ne Kürdüm, ne Aleviyim, ne Sünniyim ne de Lazım... Ben çırılçıplak bir insanım... Hiçbir halkın düşmanı değilim.
* Benim dost olduğum insanlar havada bulup tavada yemezler. Sevdiğimi ciğerime sokarım, sevmediğimin ciğerine sokarım. Sinan Çetin'le 'Çicek Abbas'ı çektiğimizde benim için 'Little Lover Man' (Küçük Aşık Adam) demişti. Öyleyim. Yaşayan her şeye aşığım. Dünyada aşık olacak çok güzellik, kavga edecek de çok puşt vardır!
*Dürüstüm sevdiğime 'Gel yüreğime dokun" derim, sevmediğimin yüreğinin bam teline dokunurum. Başka türlüsünün adı sahtekarlık olur zaten.
* Bir komşumun cenazesine gittim. Adam üçkağıtçının tekiydi. İmam sorduğunda hakkımı helal etmedim; "Haram olsun" dedim. İyi değilken iyidir dersem, ben kötü olurum.
Türkiye'deki tek komedyen Şener Şen'dir
* Kemal Sunal, Şener Şen ve siz bir dönem komedinin efsane isimleriydiniz. Hak ettiğiniz değeri görebildiniz mi halktan? Sokağa çıkıyorum beni onlardan daha çok seviyorlar. Çünkü dürüst olduğumu biliyorlar. Hiçbir zaman kendimi aktör gibi görmedim, insan gibi gördüm. Beni arayan evimden buluyor ama diğer oyuncuları arayan bulamıyor. Ulaşılması kolay bir insanım. Hepsinden daha büyük oyuncu olduğuma inanıyorum. Fakat benim yoluma set koydular.
YENİLER ÜÇKAĞITÇI
* Rahmetli Kemal Sunal ve Şener Şen yakın arkadaşlarınız. Onlar hakkındaki düşüncelerinizi sorsam... Kemal Türkiye'nin yetiştirdiği en iyi oyunculardan biriydi. Ama Turgut Özal'ın kirvesi olmasına kızdım. Şener Şen, Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük aktör, benim de en yakın arkadaşım. Kimsenin eleştirisine kulak asmam ama onunkine asarım. Şener bana "Sen kötü bir oyuncusun" dese, kötü oyuncu olduğumu anlarım.
* Şu an Türkiye'yi güldüren insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz peki? Şu anda popüler olan isimlerden biri, "Ben sanatı kendim için yapıyorum" dedi. Ben de ona mektup yazıp, "Sanatı kendin için yapıyorsan bir salon tutarsın, bir resmini bir duvara başka bir resmini de başka bir duvara asarsın. Yalnız salonun içerisinden girerken kimseden ücret almazsın" dedim. Bilet parası alıyorsan ben sanatı kendim için yapıyorum diyemezsin. Benim gözümde pire bile değiller. Ağız kalabalığını komedi diye yutturmaya çalışan üçkağıtçılar onlar! Gerçek komedyen olan bir tek Şener Şen var. Bir de Şevket Altuğ vardı ama o da uzaklaştı.
Filiz, Hülya ve Ayhan gözü sulu bezirganlar
* Türkiye'de oyunculuk nereye doğru gidiyor sizce? Hayatında oyunculuk eğitimi görmemiş, sadece televizyondan oyuncuları izlemiş insanların oyunculuk yapması bana ağır geliyor. Bu türeyenlere zıpçıktı diyorum ben. İşgalci bunlar! Gerçek oyuncuların yerini işgal ediyorlar. Beni kusturuyorlar. Gitsinler evlerinde erişte çorbası pişirsinler. Bütün bunlara rağmen aralarında seçmece iyi oyuncular da var. Ama bu yetmiyor. Son dönemde çekilen filmler arasında 'Gönül Yarası'nı çok sevdim. Uğur Yücel'in 'Yazı Tura'sına hayran oldum. Yeni çekilen 'Hababam Sınıfı' serilerinin bir-ikisini izledim. Rıfat Ilgaz'ın kemikleri sızlıyor. Ona ihanet ettiler...
* Eskilerden Hülya Koçyiğit, Ayhan Işık ve Filiz Akın'ın oyuncu olmadığını söylemiştiniz. Onların şişirilmiş şöhretler olduğunu mu düşünüyorsunuz? Evet. Bir kere bakmayı bilmiyorlar. Adama adam gibi, hayvana hayvan gibi bakamıyorlar. Börtü böceğe, çiceğe bakmayı bilmiyorlar. Kültürel fukara bu insanlar! Gözü sulu bezirganlar bunlar! Kötü oyuncu olduklarını anlatmak için laf bulamıyorum. Onlar da farkına varsınlar bunun. Bu işi yapmasınlar. Oyunculuğu, bu mesleği yapmaya layık olanlara bıraksınlar.