Bugün Türk siyasi tarihinin dönem noktalarından biri olan Adnan Menderes ve diğer siyasilerin idam edilişinin 50. yıldönümü. İdam cezası, kimine göre haklı, kimine göre haksız bir karardı. Bu kararın haksızlığına inanan isimlerden biri de Bugün yazarı Nuh Gönültaş oldu. Gönültaş bugünkü yazısını ''Rahmetli Menderes'in idam fotoğraflarını artık yayınlamayalım'' başlığıyla ele aldı.
İşte o yazı...
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra yaşadığı en kara günlerden biri, hatta en kara gün!
Seçimle işbaşına gelen hükümeti devirdiler
27 Mayıs 1960 günü ordu içindeki bir cunta ülkede yönetimi ele geçirdi ve kurdukları naylon mahkemelerde seçimle işbaşına gelen, halkın büyük teveccühünü kazanmış hükümeti devirdiler.
27 Mayıs darbesi kendi şartları içinde falan değerlendirilemez!
27 Mayıs düpedüz bir katil sürüsünün ülkede çok partili sisteme geçildikten sonra işbaşına gelen ilk hükümetin başbakanı ve bakanlarını katletmesi olayıdır.
27 Mayıs darbesi halk düşmanlarının, demokrasi düşmanlarının işidir.
Fotoğraflar korku salmak için yayınlanıyor
O günden bugüne Türkiye'de onca insan çeşitli sebeplerle idam edildiği halde bir tek rahmetli Başbakan Adnan Menderes ve diğer iki bakanın idam fotoğrafları gazetelerde yayınlanır, televizyonlarda gösterilir.
Bu aslında bir korku salma yöntemidir!
Mevcut hükümetlere ordu içindeki cuntaların "Sonunuz bunlar gibi olur" demesinin başka bir yoludur.
Çocukluğumda hatırlarım, her 27 Mayıs rahmetli Menderes'in tam sayfa, boynunda yağlı urgan, üzerinde idam fermanı olan fotoğrafları yayınlanırdı.
Günaydın Gazetesi vardı, birinci sayfadan, tam sayfa yayınlardı rahmetlinin fotoğraflarını.
İdam sehpasında bir başbakan!
Yeni nesiller bilmez, onlar da bilsin.
Türk ordusu içinden çıkmış bir cunta kendi başbakanını asmıştır.
Bu noktada ordunun sicili bozuktur!
'Saddam'ın idamı bile yüreğimi acıtmıştı'
İdam fotoğrafları her kim olursa olsun o fotoğraftaki insanın yüreğinde acı izler bırakır.
Ki Saddam'ın idamı bile yüreğimi acıtmıştı.
İdam insana göre değil. İnsanlık dışı bir şey idam.
Toplumumuz öyle hale getirilmiş ki, sağcıların idamına solcuların, solcuların idamına sağcıların sevindiği bir hal almış.
Hala Adnan Menderes'in idamına sevinen insanlık müsveddeleri olduğunu biliyorum.
İnsanlar hakkında hüküm verirken "Asmayalım da besleyelim mi" diyen devlet başkanlarımız olmuştur.
Adnan Menderes'i idam ettiren Milli Birlik Komitesi üyelerinden bazıları daha sonra uzun yıllar Anayasa Mahkemesi üyeliği yapmıştır.
Menderes'in ailesini de yok ettiler
Menderes Ailesi'nden birisi bir daha ortaya çıkıp yeniden halkın demokrasi özlemini dalgalandırmasın diye rahmetlinin çocukları, akrabaları çeşitli kazalarda öldürülmüştür!
En son Aydın Menderes de politikaya girip yükselişe geçtiği sırada çok ciddi bir kaza geçirmiş ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur. Böylece onun da siyasi hayatı bitirilmiştir.
Ben rahmetli Menderes'in çocuklarının başına gelen kazaların ülke içindeki derin güçler tarafından organize edildiğine inanırım.
Bunlarınki öyle bir düşmanlık ki, ailenin kökünü kurutmak istemişlerdir.
Evet, ben artık rahmetlinin idam fotoğraflarını görmek istemiyorum. Basına da buradan çağrım, lütfen artık yayınlamayalım o acı görüntüleri.
Artık görmeyelim o milleti tehdit etmek için kullanılan fotoğrafları...
YAYINLAMAYALIM...
Dikkat ediyor musunuz, Ergenekon'dan tutuklu askerler elleri kelepçeli dahi hiç fotoğraf vermemeye çalışıyorlar. Onlar girerken çıkarken etrafları onlarca asker tarafından sarılıyor ve görüntü vermiyorlar.
Çünkü böylesi acz içindeki görüntüleri vermek istemiyorlar, acz içinde görülmek istemiyorlar.
Yayınlamayalım. Menderes'in idam fotoğraflarını artık yayınlamayalım.
Rahmetli başbakanı acz içinde gösteren hiçbir fotoğrafı, hiçbir görüntüyü artık yayınlamayalım.
Bu 27 Mayıs son olsun artık.