Sinan Çetin'den Tuna Kiremitçi'ye sert yanıt

Sinan Çetin'den Tuna Kiremitçi'ye sert yanıt

Sinan Çetin, kendisini eleştiren Tuna Kiremitçi'ye mektup yazdı.

Yönetmen Sinan Çetin, Türkçe olimpiyatlarında söylediği sözler nedeniyle kendisini eleştiren Hürriyet yazarı Tuna Kiremitçi'ye cevap verdi. Kiremitçi yazısında Sinan Çetin'in cevabını yayınladı...

İŞTE SİNAN ÇETİN'İN YAZDIĞI O MEKTUP..

Sinan Çetin'den mektup var

Sinan Çetin, cumartesi yazdıklarıma cevaben mektup göndermiş. Racon gereği, virgülüne dokunmadan aktarıyorum. Şimdi mikrofonlarımız Plato Stüdyoları'nda, cevabımsa yarına.

"Tunacım, yazını okudum; haklısın söylediklerimde kızacak bir şey yok çünkü şunları söyledim: 'Burada olmayan, hangi nedenle burada olmadığını bilmediğim büyük bir düşünür, büyük bir din adamı ve altın kalpli büyük bir insana teşekkür ederim. Ona teşekkür etmemin en önemli tarafı bize bu ülkeyi, bu insanları, bu dili sevdirdiği için, milliyetçiliği Hrant Dink'in katillerine, Orhan Pamuk'a 'seni öldüreceğiz' diyenlere bırakmadığı için. Bu ülkede, bu ülkeyi sevmenin bu insanları sevmenin bir suç olmadığını hatta gurur verici olduğunu gösterdiği, bütün bir dünyaya Türkiye'nin dünyaya ait olduğunu bu ülkenin dünya ile bütünleştiğini haber verdiği için bu büyük vizyonere adı da Fethullah Gülen, büyük bir gururla söylüyorum teşekkür ediyorum.'

GÜLEN'İ TAKDİR ETMEMEK AHLAKSIZCA

Ben hayatım boyunca doğru bildiğim şeyleri söyledim.

Kim iyi bir iş yapmışsa onun yanında oldum. Sen iyi bir roman yazınca seni beğendim. Başbakan'ın ülkeyi iyi yönettiğini gördüğüm zaman bunu söyledim.

Fethullah Gülen de iyi bir iş yapıyor onu takdir etmemek açıkçası ahlaksızca geldi. Eğer bu ülke sivilleşip, normalleşecekse tabii ki ülkesine dönmesi lazım. Ayrıca şunu bil ki hiçbir gruba dahil olmadım, olamadım. Herhangi bir kalabalıkta kendime yer bulamadım. Hiç şüphen olmasın ki Fethullah Gülen cemaatinde de olmayacağım, bir çıkar ilişkim de olmayacak.

DİNDAR BİRİ DEĞİLİM

Omurga kalabalıkların arasına dahil olmaksa ben hep bu kalabalıkların en güçlü olduklarında aralarından ayrıldım. Bütün reklam ajansları solcuların elindeyken solculuktan istifa ettim. Filmciler devletten para dilenince onlara karşı çıktım, toplanıp beni aralarından attılar. Ayrıca çıkar hesabı diyorsun ya ben doğru bildiklerimi söyledikçe hep zarar gördüm.

Kokuyu alıp yönümü değiştirdiğimi söylüyorsun ama benim bu durumlarda hep başım belaya girdi.

Tansu Çiller'den umutlu oldum bir iki ay Ankara'ya gittim az daha Plato batıyordu. Tayyip Erdoğan'ı beğendim bütün arkadaş çevremi kaybettim. (bu arada AK Parti filmlerini de ben çekmedim) Dindar biri de değilim dolayısıyla dindarların arasında da yerim yok.

HİÇ KİMSE BANA ZORLA BİR ŞEY SÖYLETEMEZ

Senin omurga dediğin şey eğer Hrant'ın katillerinin, Orhan Pamuk'u tehdit edenlerin yanında olmaksa ben omurgasızlığı tercih ederim. Omurga hep aynı şeyi söylemekse ben hiçbir zaman papağan olmadım, kendime ait cümleleri seslendirdim. Emin olabilirsin ki, kendi doğrularımı söylerken hesap yapan bir adam değilim. Hiç kimse bana zorla bir şey söyletemez zaten bu belli de olur.

Ben düşündüğümü, hissettiğimi hiç hesap kitap yapmadan söylerim. Bundan da hiç gocunmam. Bu durum bana zarar getirecek olsa da (ki hep zarar getirdi) bunu hesap etmem.

OKUR KİTLENE MAL SATIYORSUN

Kendini toplumun öğretmeni zanneden modernler o kadar gerici ki muhafazakar diye tanımlananlar yanlarında ilerici kalıyor. Ben de çaresiz hayattan yana olan muhafazakarları destekliyorum.

Tunacım her cümlenin arkasında bir hesap aramak yerine benim sözlerimin samimiyetle söylendiğini düşünmek niye aklınıza gelmiyor? Ama seni de anlıyorum bir okur kitlen var onlara mal satıyorsun. Sen de beni anlarsan mesele yok.

Gözlerinden öperim." Sinan Çetin.

TUNA KİREMİTÇİ NE DEMİŞTİ

İşte kiremitçi'nin yazısından satırbaşları...

Ne kendisini ortalara atıp Fethullah Gülen'e ilan-ı aşk etti diye kızalım Sinan Çetin'e...

SİNAN ÇETİN DE ONLARDAN BİRİ

Ne de ince hesap yapıyor diye yerden yere vuralım... Bu hayatta olduğu gibi kabul edilecek kişiler vardır. Günahıyla, sevabıyla. Sinan Çetin de onlardan biri.

Kendisine sinemacı demekten hoşlansa da aslen reklamcıdır (senaryo yazmaya üşendiği için filmleri başarılı olmaz ama aslında yönetmenlik işini en iyi bilenlerden).

Malum, bir reklamcıdan beklenecek son şey de omurga. Tam aksine, girdiği kabın şeklini alır reklamcı dediğin.

Nasıl Ali Taran vaktiyle kampanyasını yaptığı Cem Uzan'ı evladı gibi sevdiyse...

Nasıl Serdar Erener "Yeni Türkiye"nin Halide Edip'i ilan edileceği anlaşıldıktan sonra Elif'in kankası oluverdiyse... Sinan Çetin de yakında vatana dönmesi beklenen Fethullah Gülen'e methiye düzecek elbet.

Reklamcının işi rüzgârın yönünü herkesten önce sezmek ve o tarafa dönüvermek. Jacques Seguela "Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin" kitabında çok güzel anlatır bunları.

Yarın memlekete monarşi gelse Sinan Çetin'in saltanata övgüler yağdıran konuşmasını dinlemek kimseyi şaşırtmaz. Bu yüzden ona gıcık olacak halimiz de yok.

BUGÜN KÖŞESİNDEN CEVAP VERDİ

Sinan Çetin'in mektubuna Tuna Kiremitçi bugün köşesinden cevap verdi. "Sinan'ın mektubuna dair" başlıklı yazısında şunları söyledi; Sinan Çetin dün burada paylaştığım mektubunda derdini gayet net anlatmış. Gayrı uzatmanın alemi yok. Hele mektubun sonunda “dur lafımı da çakayım” tadında söylediği bir söz var ki, bayıldım: “Seni anlıyorum, bir okur kitlen var ve onlara mal satıyorsun.” Sinan'ın atladığı, aslında yazının “mal”, okurun da “velinimet” olmadığı. Öyle olsaydı vaktiyle Cumhuriyet okurlarıyla papaz olmaz, “Git Kendini Çok Sevdirmeden”i klonlayarak cebimi doldururdum. En iyisi anlaşalım: Ben ona ticaretle ilgili ahkâm kesmeyeyim, o da bana yazarlıkla ilgili kesmesin. Hayat bayram olsun.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi