Euro
10.3241
-1.05%
Dolar
8.821
-0.51%
Altın
496.23
-0.57%
Borsa
1.392
0.51%
Bitcoin
379.609
-1.56%
18ºC
İstanbul
Açık 18 C
    Taha Akyol'dan Atatürk'le ilgili önemli açıklamalar

    Taha Akyol'dan Atatürk'le ilgili önemli açıklamalar

    Türk sağının 'Demokrat Taha'sı' Akyol: Atatürk'ün sahip olduğu yetki ve karizma Osmanlı hükümdarlarında yok
    • 08.04.2012 - 10:33

    Taha Akyol dan Atatürk le ilgili önemli açıklamalar #1

    Menderesçi ve muhazafakar bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 27 Mayıs'a tepki olarak hukuk okudu. Ama bir başka darbe 12 Eylül'de tutuklanarak 14 ay hapis yattı.

    Muhafazakarlık, milliyetçilik, demokratlık ve liberallik... Türk sağı deyince ilk akla gelen bu dört ana akım bazen 80'lerde Özal'lı yıllarda olduğu gibi bir tek siyasi partide birleşti. Bazen de 90'lı yıllarda olduğu gibi çok sayıda partiye bölünen düşman kardeşlere dönüştü. Türkiye'de bu kavramlardan bahsedilince ilk akla gelen isimlerden araştırmacı ve yazar Taha Akyol, son kitabı Atatürk'ün İhtilal Hukuku kitabı çok satanlar arasında.'Gazi Mustafa Kemal'e saygılı ancak Atatürk'e mesafeli bir muhafazakar ailenin çocuğu' olarak dünyaya gelen Akyol, bu ayrımın ve Türkiye siyasetinde yaşanan günümüz pek çok sorununun köklerini İhtilal Hukuku'nda anlatıyor.

    KARE KARE HAYATINI ANLATTI

    Peki ama bugün milliyetçi hareket ile muhafazakarlık ve liberallik arasındaki fark nedir? Öğrencilik yıllarında Milliyetçi Hareket'in önde gelen isimlerinden biri olarak Mamak Cezaevi'ne girmesine, 80'li yıllardaki liberal ekonomi rüzgarından günümüz 'Yeni Türkiye' gerçeklerine kadar onu bugüne getiren hayatı ve Türkiye'nin güncel sorunları hakkında ne düşünüyordu? Aile albümünden seçtiği fotoğraflarla 'kare kare' hayatını anlatan Taha Akyol, bizimle o günleri yeniden yaşadı.

    1946'dan başlarsak, Taha Akyol nasıl bir ailenin çocuğuydu?

    Yozgat'ta 1946'da doğdum. Muhafazakar bir aile'nin çocuğuyum. Mehmet Akif'in Safahat'ının, Atâ tarihinin, Sebiürreşad'ın okunduğu bir ailede doğdum. Menderesçi bir ailenin çocuğuyum.

    Menderes'in idam edilmesi sizde ve ailenizde nasıl bir etki yarattı? Politik bilincinizde etkisi oldu mu?

    Menderes'in idam edilmiş olması, benim hayatımda asla unutmayacağım, en dramatik izlerden biridir. Sanki bütün mahalleden ölü çıkmış gibiydi. Yasinler okunuyor, dualar ediliyor, darbeler lanetleniyordu. Politik bilincim, 27 Mayıs'a tepkiyle başladı. Ben o sırada ortaokuldayım. Lisede de tepkim devam ediyor. Lisede Ali Fuat Başgil okumaya başladım. Çünkü darbeye karşı çıkmıştı. Aynı zamanda Ziya Gökalp ve Mümtaz Turhan okuyordum. Hukuk ve sosyoloji bilinci bende bu şekilde oluşmaya başladı.

    Taha Akyol dan Atatürk le ilgili önemli açıklamalar #2

    Üniversitede neden İstanbul Hukuku seçtiniz? Yozgat'tan İstanbul'a uzanan bir Anadolu çocuğu olarak neler yaşadınız?

    Önce üniversite sınavları için Yozgat'tan Ankara ve İstanbul'a gittim. Anadolu şehirlerinin kapalı, içedönük olduğunu gördüm. Çeşitli fakülteleri kazandım ama ben İstanbul Hukuku tercih ettim. Darbe karşıtı Ali Fuat Başgil'in öğrencisi olmak arzusundaydım ancak ben başlarken, o üniversiteden emekli edilerek uzaklaştırılmıştı. Anayasa hukuku derslerinde Başgil'in kitabını okudum.

    Üniversitede nasıl bir süreç yaşadınız ki öğrenci liderlerinden biri haline geldiniz?

    O zaman devrimci hareketleri aralıksız miting yapmak, daha çok konferans düzenlemek ve öğrenci temsilliği kapsamında seçim kampanyası yapmaktı. Bunların hepsine katıldım. Milli Türk Talabe Birliği olayına, Nurettin Topçu'nun Müztaz Turhan'ın Tarık Buğra'nın konferanslarına giderdim. Milli Türk Talebe Birliği olaylarında bir hayli ön saftaydım. Hukuk Fakültesi'ndeki talebe temsilcisi seçimlerinde, sağcı, Demokrat Partili öğrencilerin adayıydım. Öğrencilik hayatım böyle geçti.

    MHP yöneticiliğine uzanan süreçte neler yaşandı?

    Milliyetçi Hareket, o zaman Demokrat Partili (DP) aile çocuklarında görülen bir genel eğilimdir. Sol karşısında, Adalet Partili olmak çok hafif kalıyordu. Solcular 'tarih sınıf kavgasıdır' dediğinde, kendimizi Türkeşçi tanımlayıp 'Hayır, tarih milletler kavgasıdır.' dersek kendimizi tatmin olmuş buluyorduk. Bu atmosfer bizde milliyetçilik ve Türkeş fikrini geliştirdi. İşte diyalektik materyalizm gibi konular karşısına, böyle Türkeş'in daha karizmatik, daha bir gizemli havası, o zamanın devrim darbe modasının olması ve bugün çok yalın bulsam da Dokuz Işık'a o zaman 'Milli doktrin' denilmesi bizde büyüleciyi bir etki yaratıyordu.

    27 Mayıs'la politik bilinciniz uyanırken, 12 Eylül darbesiyle tutuklandınız. Mamak Cezaevi ve darbe günlerinde neler yaşandı?

    12 Eylül'de, MHP'nin Genel İdare Kurulu üyeleri hakkında, toptan gıyabi tutuklama kararı verilince, ben GİK de üyesi olarak tutuklandım. Ama 14 ay sonra ilk duruşmada tahliye edildim. Benim 12 Eylül'e kadar olan süreçteki siyasi hayatım, MHP içinde ve çevresinde oldu. MHP içinde farklı temayüller vardı. 24 Ocak kararları açıklandığında, ben dahil buna destek veren ve mesafeli duran MHP'liler oldu. MHP içindeki gençlerin şiddet eğilimleri konusunda da farklı eğilimler vardı. Ben buna karşı çıkardım, o zamanki yazılarım da ortadadır.

    Yıl 1979. Başbakan Bülent Ecevit, TRT'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Sol baştaki gazeteci Taha Akyol. Gazeteciler arasında sağ başta Yavuz Donat ve ortada Hasan Pulur var. Yanda soldaki fotoğraftaysa, yıl 1964. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi Akyol, Büyükada sahilinde. 1970'de Yozgat Barosu'na törenle kaydolan Akyol, gazeteciliğe başlayana kadar uzun yıllar avukatlık yaptı.

    'DEMOKRAT TAHA' DERLERDİ

    12 Eylül sonrası, milliyetçilikten çok muhafazakar ve liberal kimliğinizin öne çıktığını görüyoruz.

    Muhafazakar sözü, Özal'dan sonra ortaya çıktı. Muhafazakarlık, modern bir sözdür. Modernite öncesi muhafazakarlık diye bir kavram yoktur. Çünkü hayatın kendisi muhafazakardı. Benim için Türk kavramı hala değerli bir miras ve kültürel bilinçtir. Ancak muhafazakar ve İslami değerlere daima önem veririm. Demokrasiyi her zaman önemsedim. 12 Eylül öncesi, Başgil'i defalarca okumuş biri olarak demokrasi titizliğimden dolayı, Yaşar Okuyan ve bazı dostlarım bana 'demokrat Taha' derdi.

    Onun yetkisi Osmanlı sultanlarında yoktu

    Konuşmalarınız ve kitabınızda, bir Gazi Mustafa Kemal Paşa ile Atatürk ayrımı görülüyor. Gazi ve Atatürk arasındaki fark nedir?

    Atatürk deyince cumhuriyet devrinde İstiklal Mahkemeleri, Tek Parti idaresi, polis ve jandarma akla gelir. Problem Milli Mücadele dönemi sonrasında Türkiye'de otoriter bir rejimin kurulmasıdır. Milli mücadeledeki Mustafa Kemal Paşa ise halkla beraber hareket eden ve mecliste muhafazakarları, inkilapçıları, içki içenleri ve içkinin yasaklanmasını isteyenleri, Kürtleri, Alevileri tüm renklerin temsilini sağlayan liderdir, Milli Mücadele lideri...Ama 1923 seçimlerine sadece Halk Fırkası sokuldu, zamanla tek renkli, tek sesli bir Meclis oluşturuldu. Bu Milli Mücadele Meclis ile aynı mıdır?! Birisi adı üzerinde milli mücadeledir, Mustafa Kemal her düşüncenin Meclis'e katılmasını istemiştir. Milletin bütün unsurlarının tüm karar mekanizmalarına da katıldığı, öbürü ise adı üzerinde tek partili bir idaredir.

    Gazi Mustafa Kemal'e saygı göstermek ama Atatürk'e mesafeli durmak görüşü, Anadolu'da bugün hala mevcudiyetini koruyor mu?

    Bu görüş muhafazakarlarda yaygındır. CHP'liler, daha çok modernist ve laik Atatürk'e vurgu yapar. Ancak politikada antiemperyalizme ilişkin bir söz edeceklerse Milli Mücadele ve Gazi Mustafa Kemal'den bahsederler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şöyle bir problemi var: CHP inkılapları kabul ettirebilmek için ordu ve bürokrasiye dayandı. Halktan kopuk bir biçimde yaptı. Bu gelenek hala devam ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun istikametini doğru buluyorum ama yeterli değil.

    Atatürk'ün otoriterleşmesinin nedenini nasıl izah edebilirsiniz?

    Milli mücadele sırasında, meclisin İstiklal Mahkemeleri üzerinde denetim yetkisi vardı. Cumhuriyet döneminde ise meclis İstiklal Mahkemeleri'nden korkuyor. Milli Mücadele kahramanı Karebekir Paşa kelepçe takılıp hapse atıldı. Başvekil İsmet Paşa 'Bu kadar da olmaz.' diye bırakılmasını isteyince 'Vay sen misin Karabekir'i bıraktıran?' diyerek İnönü hakkında bile tutuklama kararı çıkarttılar. Atatürk'ün sahip olduğu yetki ve karizma, Osmanlı hükümdarlarında yok. Devrimler böyledir: Devirdikleri rejimden daha otoriterini kurarlar. Bizim anayasa tarihimizde iki büyük dönem vardır. Birincisi, padişahın yetkilerinin sınırlanması için Kanuni Esasi'dir. Buradaki amaç, padişahın ve devletin yetkilerini sınırlayıp bireysel hak ve hürriyetleri genişletmek. Bunun eseri olarak liberal kavramlar bizim anayasa hukukumuza girmiştir. Halbuki İnkılaplar döneminde tam aksine otoritenin olabildiğince güçlendirilmesi gerekir.

    Hacı Mustafa Bey'in oğlu

    Taha Akyol, Hacı Mustafa Bey ve Fatma Hanım'ın oğlu olarak Yozgat'ta dünyaya geldi. İ.Ü Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Hergün'de yazmaya başladığı 1977'ye kadar kadar avukatlık yaptı. 12 Eylül darbesinde MHP yöneticisi olduğu gerekçesiyle tutuklandı, 14 ay Mamak Cezaevi'nde kaldı. Askeri mahkemede beraat etti. 35 yıllık gazetecilik hayatında Yankı dergisi, Tercüman, Meydan ve Milliyet'te çalıştıktan sonra Hürriyet gazetesine geçti. 12 Eylül öncesi milliyetçi, sonrasında muhafazakar ve liberal görüş ve yazılarıyla öne çıktı. Halen CNN Türk'te 'Eğrisi Doğrusu' programını yapan Akyol, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi. Öğretmen Tülin Hanımla evli ve iki çocuk babası. Oğullarından Mustafa Akyol star gazetesi yazarı. Diğer oğlu Ertuğrul Akyol'da halen Amsterdam Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini sürdürüyor.

    SELİM EFE ERDEM/Star Gazetesi

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir