Mustafa Armağan anlattı: Sultan Abdülhamit'in bilinmeyen 'imarcı' yönü

Kapsül Tarih'te her program tarihseverlerle bir araya gelen Mustafa Armağan, Osmanlı'nın 34. padişahı Sultan 2. Abdülhamit'in bilinmeyen 'imarcı' tarafını masaya yatırdı. Armağan, Abdülhamit'in "Onun turalarını kırdılar, kitabelerini parçaladılar ama milletin gönlünden silemediler. Silemeyecekler." dedi.

Zeynep Dilan Kılıç Zeynep Dilan Kılıç
Mustafa Armağan anlattı: Sultan Abdülhamit'in bilinmeyen 'imarcı' yönü
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

VİDEOYU ENSONHABER YOUTUBE KANALINDA İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Ensonhaber YouTube kanalı, uzman isimlerle, tarihten siyasete; astrolojiden beslenmeye, psikolojiden hukuka; her alanda izleyicilerin beğenisini topluyor.

Tarihi farklı perspektiflerinden ele alan Tarihçi Mustafa Armağan, son programında; Osmanlı döneminin önemli isimlerinden biri olan Sultan 2. Abdülhamit'in bilinmeyen yönlerini masaya yatırdı.

"HİCAZ DEMİRYOLU İLE 60 GÜNLÜK YOLCULUK 3 GÜNE İNEBİLİYOR"

Şam ile Medine arasında inşa edilen Hicaz Demiryolu'nun 60 gün süren yolculuğu 3 güne kadar indirebildiğini ifade eden Armağan, bunun o tarihte yapılan en önemli projelerden biri olduğunun altını çizdi.

Armağan ayrıca şunları söyledi:

"Bakın Hicaz Demiryolu'nun uzunluğu bin 322 km sadece. Medine-i Münevvere'ye ulaşıyor.

Yani bu tren yolu, bu demir yolu yapıldıktan sonra daha önce 50 günde, 60 günde at sırtında, deve sırtında gidilen yolculuk 5 güne hatta 3 güne inebiliyor."

"BU AKIL ALMAZ SAYIDA ESER NASIL OLDU DA ONUN ZAMANINDA YAĞMUR GİBİ YAĞDI"

Hakkında çokça yazılıp çizilen Abdülhamit'in 'imarcı' yönüne değinen Mustafa Armağan, bugünkü Millet Bahçeleri'nin başlangıcının Sultan Abdülhamit olduğunu söyledi.

Armağan sözlerine şöyle devam etti:

İstanbul'a köprü yaptırmak işte yeraltından köprü geçirmek için uğraşıyor. Cizre'de ben eserini gördüm. Hamidiye alayları için yaptırdığı bir jandarma karakolu.

Doğusundan batısına İzmir. İzmir'in simgesine Saat Kulesi. Saat Kulesini kim yaptırdı? Sultan Abdülhamit yaptırdı.

Yani bu akıl almaz sayıda eser nasıl oldu da onun zamanında bir yağmur gibi coğrafyamıza yağdı? Bunu hepimiz çok ibretle dinlemeliyiz.