CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Washington Post için "Türkiye'de muhalefet susturuluyor" başlıklı bir makale kaleme almış ve makalesinde AK Parti hükümetini eleştirmişti.
İletişim stratejileri uzmanı Ali Saydam, Akşam gazetesindeki köşesinde Kılıçdaroğlu'nun bu makalesini eleştirdi ve Kılıçdaroğlu'na MHP lideri Bahçeli'nin 'Muhalefet demek Başbakan'ın her konuşmasına bir cevap verme mecburiyeti demek değildir.' sözlerini ciddiye almasını tavsiye etti..
İşte Ali Saydam'ın o yazısı:
'Çaresizlik' algısı...
MHP Başkanı Devlet Bahçeli Sayın Kılıçdaroğlu için demişti ki: 'Muhalefet demek Başbakan'ın her konuşmasına bir cevap verme mecburiyeti demek değildir.' CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu bu tespiti samimi bir eleştiri olarak alsa, Paul Auster açmazına gelmezdi. Mevcut durumdan rahatsız olsa (Bkz. Adil Gür'ün son araştırması: AK Parti:54, CHP: 21.1, MHP: 11.8, BDP: 8.2) 'çaresizlik' algısını ortadan kaldıracak iletişim çözümlerine başvurmaz mıydı? Washington Post'a yazdığı 'Türkiye'de muhalifsen ya teröristsin ya da komplocu' diyen makalesi hakkında ne düşünmemiz isteniyor acaba?
'Büyük ağabeye ağlamak'..
Eğer Kemal Bey, aynı yazıyı örneğin Cumhuriyet gazetesine yazmış ve Washington Post da kaynak göstererek haberleştirmiş olsaydı 'çaresizlik algısı'na bir yenisi daha eklenmezdi belki. Bu haliyle haber, komşu çocuğundan sopa yedikten sonra gidip 'büyük ağabeye ağlamak' gibi durmuyor mu?