Bahçeli Anayasa'ya destek yok dedi saydırdı

MHP lideri Devlet Bahçeli parti gurup toplantısında Anayasa paketini yerden yere vurdu...

Bahçeli Anayasa'ya destek yok dedi saydırdı

Partisinin gurup toplantısında hükümete yönelik sert eleştirilerini sürdüren Devlet Bahçeli, 'Katile sayın, şehide kelle diyene desteğimiz yok' dedi. Bahçeli yeni Anayasa Paketi'ne MHP'nin kesinlikle açıktan da olsa destek vermeyeceğini söyledi.

İşte Bahçeli'nin konuşmasının satır başları:

Toplum yoksulluk altında eziliyor. bu gerçekler yalanlarla örtülemez ve sığınılacak bahane kalmamıştır.

Bugün AKP'de siyaset yapan bir hükümet üyesinin 1997 tarihinde gündeme alınan önergelerin hatırlatılması gerekiyor. Aynı hezimiyetle 2010 yılında dış politikada bu süreç yaşanmıyor mu?

ülkemiz maalesef küresel güçlerin taşeronluğuna mahkum ediliyor. Her kıtada kapı kapı gezilerek yapılan ziyaretler bunun göstergesidir. AKP terörle mücadelede yabancıların baskısı altında kalmamışlarmıdır.

Osmanlı'dan ders çıkartın

Osmanlı imparatorluğunun yıkıldığı döneme bakarak, yabancı ülkelerle olan ilişkilerden ibret almak ve ders çıkartmak gereklidir. Yeryüzü parsellenmiş büyük bir coğrafyadır. Sınırlarını koruyamayanların bu süreçte zararlı çıkacaktır. Bugün dünya mukayeseli güçlerin mücadele alanıdır. Sadece unsurlar değişmiştir. Zor kullanma güçlü ülkelerin kullanabileceği bir seçenek olmayı sürdürüyor.

Demokratikleşme, turuncu devrim ve borçlandırılarak ülkeler ele geçiriliyor.

Kimi ele geçirmek istiyorlarsa kendileriyle iyi ilişki kuracak iktidarlar yaratıyorlar. AKP iktidarı bu görevi yerine getiriyor. Dünya üzerinde hakimiyet kurmak isteyen küresel güçler bu iktidarları kullanmaktadır. Bu durumda hükümetler her tavizi başarı olarak sunmak zorundadırlar.

Böyle bir yönetim için dünyanın neresine giderse gitsin klavuzlarının istediğini yapmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

One minute kuru gürültü

Başbakan'ınm One Minute ve Muz cumhuriyeti değiliz açıklamaları da kuru gürültü çıkarma kaygısından başka bir şey değildir.

Böyle bir taşeron elde etmiş olan güçler ise ellerindeki tüm ödülleri nişanları bu kişilere vermeyi bir gelenek haline gelmiştir.

Askerin başına çuval geçirilirken neredeydin

Irak'ta mehmetçiğe çuval geçirilirken polislerimiz öldürülürken hükümetin sessiz kalması daha berrak anlaşılmaktadır. Türkler ve Arapalar et ve tırnak gibidir açıklamasımn Irak'ta hayatını kaybeden milyonlarca Iraklı'nın yok sayılmasıdır.

Yabancı başkentlerde örtüşen projeler yerelde kargo hizmeti verilmektedir.

Bu ikili ilişkilerin hiç mi bize katkısı olmayacak. Taşeronlara bir kaç parça pay düşer ama bozuk saat de günde iki defa doruyu gösterir.

AKP'den zorba gücün sağdıçlığı olur.

ABD ne iddiaları reddetmekte nede kabul edip gündemden düşürtmektedir. Nitekim bu nisan ayında da sözde ermeni soykırım iddiaları Dış ilişkiler komisyonunda kabul etmiştir. Kısa bir süre sonra büyükelçiyi çeken Türkiye yelkenleri indirmiştir. Son yapılan oylamayı komedi olarak tanımlayan Başbakan değil midir?

Peki hangi olmlu izlenimler edinilmiş de büyükelçimiz tekrar ABD'ye dönmüştür. bu yıl atlatsak da gelecek yıl yine mi bu kabusları göreceğiz. Artık hükümetin sözde soykırım tuzağını görmesi gerekiyor. Bu bir baskı ve dayatma unsuru olarak ABD tarafından kullanılmaktadır.

Ziyaretten çıkacak anlamlar şunlardır:

Soykarım bir daha gündeme gelmeyecek. Obama özür dileyecek. tarihçiler devreyue girecek parlamentolar işin dışında kalacak. Başbakan'ın ABD'ye gitmesi bize göre ancak bu sonuçların alınması halinde gerçekleşebilir.

AKP tarafından hazırlanıp topluma dayatılan AKP anayasası imzlardaki şaibelerden ötürü geri çekilmiştir.

Anayasa hazırlamanın önemi büyüktür.

Toplumu oluşturan herkesin taleplerini önce dinlemek sonra değerlendirmek zorundadır. bu durumda uzlaşma anayasaların etik ve toplumsal olmasını sağlamaktadır. Bu haliyle anayasa hazırlığı tam bir AKP anayasasıdır ve son dakika dayatmasıdır.

MHP'nin hiç bir ferdi bizi kafatasçı olarak suçlayan çürümüş zihniyetlerin kokularına katlanamayız. Bilinmelidir ki oluşumunda katkısı bulunmadığı hiç bir hazılığa asla açıktan katkı sudnamaz ve piyonu olamaz. Kadrolarımız bedeli ne olursa olsun bu dayatmaları reddeder.

Anayasa, uzlaşmanın asgari düzeyde vücut bulduğu adreslerde hayata geçirilebilir. Ne var ki TBMM'deki bir siyasi partinin hazırlanması da Anayasası'nın siviller tarafından hazırlandığı söylenemz.

Anayasayı 24. dönem Meclis'i yapsın

Türkiye'nin yaşadığı sosyal ve ekonomik buhjram hepimizin malumudur. Toplum hükümet eliyle cepeleşme sürecini yaşamaktadır. Böyle bir kargaşa döneminde asgari huzur dönemi yoktur. Bu süreçte de Anayasa değişiklliği yapılamaz. Bu değişikliği 24. dönem meclisin yapması gerekiyor. Bunun dışındaki bir öneriye kapımız kapalıdır.

bizim önerimiz teklflerin dayatma olmaksızın geniş bir mutabakatla oluşması yönündedir. uzlaşma komisyonun kurularak mnutabık konularınhalka anlatılması yönündedir.

Katile sayın, şehide kelle diyene destek yok

Anayasa adı üzerinde bütün temellerin hukuki değerleridir. Daha işin başında sözde partimize mensup milletvekillerininde anayasaya destek vereceği yönünde alçakça iddialar ortaya atılmıştır. Kendi aralarındaki insanları ikna edemeyenler başka yerde şansını boş yere aramasın. Katile sayın şehide kelle diyen bir zihniyetin kesinlikle yanında yer almayacağız.

AKP iktidarının sisli politikarları ülkemizin önündeki en büyük engeldir. anlamlı bir sevinçle yine gerçekleri çarpıtmıştır. Biz büyümeyi yanlızca sayısal olarak görmeyiz ve aceleci bir tutum takınmayız.

İşsizlikle ilk 10'a gireriz

Bu tablonun hiç bir yerinde krizin teğet geçtiği yönünde bir ibare yoktur. Kriz AKP ile birlikte tüm ekonomik sistemi işlemez hale getirmiştir. Dünyada ilk 10 ülke arasında olacaksak olsa olsa bu siyasi zihniyetin yolgöstericiliğinde işsizlikte ilk onda yer alacağız..

Başbakan Erdoğan fantastik hayaller kuracağına yakın dönemde nasıl hesap vereceğini düşünmesi daha faydalı olacak.

AKP kadrolarının büyüme rakamlarına bakarak sevinç çığlıkları attığı haliyle gerekli dersleri alamamışlardır. Derin bir durgunluk süreci elbette ilelebet sürmez. Hükümet şimdi de çift haneli büyüme rakamlarından bahsedilmektedir. Nitekim 2009 tümü hakkında değerlendirme yapıldığında özel tüketimin yüzde 2,3 oranında azaldığı görülmektedir. İç talebin de düştüğü yerden kalkamadığı ortadadır. Son çeyrekte bile yatırımdaki gerileme dikkat çekicidir. Mağdur olan kardeşlerimiz ne yiyecek ne içecektir. Başbakan Erdopan bunları aklına getirecek mi getirmeyecek mi?

Üretim olmadan ekonomi canlanmaz

Büyümeden dolayı ümitlenen Başbakan ve yandaşlarının bu sorulara vereceği cevaplar var mıdır? Elbette yoktur. Çünkü yoksulluk bu hükümetin ürünüdür. Üretim artmadan hiç bir ekonomik bir süreç sağlıklı işlemez.

Dibe oturan ekonominin tırmanışa geçmesi eşyanın tabiatı gereğidir. Bu durumda bizim vatandaşımız ne yeyip ne içecektir. Yatırım yapılmadan, fabrikalar çalışmadan vatandaşımız hayata nasıl tutunacaktır, çocukların umudu nasıl yeşerecektir. Mutfaklarda sıcak aş nasıl kaynayacaktır. Ekonomik durumdan ümitlenen Başbakan Erdoğan ve yandaşlarının bu sorulara verilecek cevapları var mıdır? Bu köksüz zihniyetin bu sorulara vereceği yanıtlar yoktur. İşsizlik ve yoksulluk bu iktidarın sonucudur.

Türkiye elbette girdiği ekonomik bunalımdan çıkacaktır. O gün yakındır, iktidara geldiğimizde Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan gibi hiçbir derdi kalmayacaktır. Türkiye tarihi yolculuğuna devam edecektir. AKP kadrolarının büyüme rakamlarına bakarak neredeyse sevinç çığlıkları attığı ekonomideki bu kadar tahribata ve facialara rağmen gerekli dersleri çıkaramadıklarını göstermiştir. Derin bir durgunluk sürecinin ilelebet devam etmesi mümkün değildir. Kaldı ki sürekli küçülen ya da hiç büyümeyen bir ekonomiye bu zamana kadar rastlanılması mümkün değildir.

Doğal afetlerin Malatya'daki kayısı üreticilerini zorda bırakmıştır. Ürünü dalda kalan üreticilerimiz büyük bir yanlızlık içerisindedir.

Yatacak yerin de yok kaçacak deliğin de

Bir konuyu paylaşmak istiyorum. Başbakan ERdoğan ilk defa inanç yolsuzlukları hakkında bir beyan vermiş ve yatacak yeriniz yok demiştir. Bu yeterli değildir. Başbakan ve ekibi bilmelidir ki.... bu yaptıkları karşısında ne yatacağı yer de yok kaçacağı delikte yoktur. Milliyetçi hareketin enefesi ensesindiedir.