Kıbrıs'ta kaç Yunan askeri var?

'Kıbrıs sorununun Ankara'nın üyeliğinden sonra çözümlenebileceğini sananlar yanılıyor'

Kıbrıs'ta kaç Yunan askeri var?

Resmi bir ziyaret için İtalya'da bulunan Kıbrıs Rum kesimi Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas, Ada'daki soruna bir çözüm bulunmadığı sürece Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olamayacağını savundu. Yorgos Lillikas, bu akşam, başkent Roma'daki Dragan Vakfı'nda ''AB'de Kıbrıs'' başlığı altında yaptığı konuşma sonrasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Lillikas, sorulara yanıt verirken, ''Türkiye, Kıbrıs sorununu çözümlenmeden AB'ye tam üye olamaz. Türkiye'de Kıbrıs sorununun Ankara'nın üyeliğinden sonra çözümlenebileceğini sananlar yanılıyor'' dedi. Lillikas, Kıbrıs Rum kesimindeki Rum Milli Muhafız Ordusu'nda halen görev yapmakta olan Yunan asker ve subaylarının sayısının ise yalnızca 950 olduğunu ileri sürdü. Rum bakan, AA muhabirinin konuya ilişkin sorusunu şu sözlerle yanıtladı: ''1959'daki antlaşma doğrultusunda Kıbrıs'ta görev yapan Yunan asker ve subaylarının toplam sayısı yalnızca 950'dir. Buna karşılık, o anlaşmanın tam tersine, Ada'daki Türk askerlerinin sayısı ise 43 bin. Biz adanın, tümüyle askerlerden arındırılmasından yanayız. Ada'da ne Türk askeri olmalı, ne de Yunan askeri. Ada'daki sorun çözümlendiğinde, Kıbrıs'ın kendisine ait bir ordusunun da olmamasını planlıyoruz. Ada tümüyle askersizleştirilmiş olacak.'' Lillikas, AA muhabirinin, ''Siz nasıl bir Kıbrıs düşlüyorsunuz? Soruna olası bir çözüm, Ada'daki Türkler'i bir toplum olarak mı değerlendirecek yoksa yalnızca bir azınlık mı sayacak?'' biçimindeki sorusuna ise şu yanıtı verdi: ''Biz, Türkler'i azınlık diye değil, 'toplum' olarak değerlendireceğimizi açıkladık. AB'de genel nüfusa oranları yalnızca yüzde 18'den ibaret olan bir kesimi, 'toplum' olarak değerlendiren bir başka ülkeye rastlayamazsınız. Kıbrıslı Türkler, eşit haklara sahip bir toplum olarak değerlendirilecekler.'' Bununla birlikte Lillikas, ''eşit haklar'' kavramına yüklenen anlam konusunda Türkiye ile aynı görüşe sahip olmadıklarını bildirdi. Lillikas, Annan Planı'ndaki ''eşit haklar'' kavramına Türkiye'nin görüşü doğrultusunda bir anlam yüklendiğini; Kıbrıs Rum Kesimi'nin konuya ilişkin itirazını Birleşmiş Milletler?e iletmiş olduğunu da anlattı. Lillikas'ın, KKTC'deki Türk askeri varlığını ''işgal'' olarak nitelemesi de dikkati çekti. Lillikas, Ada'daki Türk askerlerinin ''Kıbrıslı Türkler için bir tehdit olduğunu'' öne sürerek, şöyle konuştu: ''Kıbrıs Türkleri, büyük bir tehlike altında bulunuyorlar. Tehlike de Kıbrıs'tan değil, Ada'daki Türk ordusundan ve yöneticilerden kaynaklanıyor. 1974'te Kıbrıslı Türkler'in Ada'daki sayısı 178 bindi. Bu, nüfusun yüzde 18'ini oluşturmaktaydı. Aradan 33 yıl geçtikten sonra, günümüzde Kıbrıslı Türkler'in sayısı 75 bine düşmüştür. Ada'ya Anadolu'dan 170 bin göçmen getirildi. Kıbrıslı Türkler, Ada'dan ayrılanların olmasının ardından bugün itibarıyla 75 bin kişilik bir azınlığa dönüştüler.'' Lillikas, Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunamasınından da ''Türk ordusunun tutumlarından kaynaklandığını'' savundu ve ''Türk ordusunun Türkiye'de de Kıbrıs konusunda da belirleyici bir rol oynamayı sürdüren yegane kurum olduğunu'' savundu.

A.A.