Rize'de 70 yıldır budanmayan çay ağacı için 'anıt olsun' çağrısı
Çayeli'nde yaklaşık 70 yıldır budanmayan çay ağacı, bilim insanları ve ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Uzmanlar, anıtsal nitelik taşıyan ağacın korunarak ekoturizme kazandırılmasını isterken, arazi sahibi de gelecek nesillere aktarılmasını talep ediyor.
Karadeniz'in yemyeşil yamaçlarında yaklaşık yetmiş yıldır doğal gelişimini sürdüren sıra dışı bir çay ağacı, Rize'nin Çayeli ilçesinde dikkat çekiyor. Yıllar boyunca budanmadan büyüyerek yaklaşık 5 metre yüksekliğe ulaşan ağaç, yalnızca görkemli görüntüsüyle değil, çay tarımının Türkiye'deki geçmişine ışık tutan canlı bir miras olmasıyla da öne çıkıyor. Bilim insanları, ağacın korunarak hem doğal miras hem de turizm açısından değerlendirilmesinin önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor.
TÜRKİYE'DE BENZERİNE AZ RASTLANIYOR
Çayeli ilçesine bağlı Yanıkdağ köyünde Hasan Bekir'e ait arazide bulunan çay ağacı, dededen kalan bir hatıra olarak bugüne kadar hiç budanmadı. Yaklaşık 70 yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen ağacın gövde çapı yaklaşık 70 santimetreye, boyu ise 5 metreye ulaştı.
Köy halkının yanı sıra bölgeyi ziyaret edenlerin de ilgisini çeken ağaç, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Yüksek tarafından yerinde incelendi.

BİLİM İNSANLARI ENVANTER ÇALIŞMASI YAPTI
Prof. Dr. Turan Yüksek, Doğu Karadeniz'de çay üretimi yapılan alanlarda bu büyüklükte çay ağacına neredeyse rastlanmadığını belirterek, yürütülen envanter çalışmalarında Rize'de bu özellikte yalnızca iki çay ağacının tespit edildiğini söyledi.
Bölgenin doğal ekosistemi içinde yer alan ağacın bilimsel açıdan önemli bir değer taşıdığına işaret eden Yüksek, alanın ekolojik özelliklerinin incelendiğini, toprak analizlerinin yapıldığını ve peyzaj planlama ile tasarım çalışmalarının tamamlanarak bilimsel yayın haline getirildiğini ifade etti.

"RİZE'NİN İKLİM TARİHİNE TANIKLIK ETMİŞ BİR GEN KAYNAĞI"
Prof. Dr. Yüksek, söz konusu çay ağacının yalnızca yaşından dolayı değil, taşıdığı biyolojik miras nedeniyle de korunması gerektiğini vurguladı.
Ağacın Rize'nin uzun yıllara yayılan iklim değişimlerine tanıklık ettiğini belirten Yüksek, bu özelliği sayesinde önemli bir gen kaynağı niteliği taşıdığını dile getirdi. Ağacın korunmasının, Türkiye'deki çay bitkisinin gelişim sürecine ışık tutacağını ifade eden Yüksek, alanın fotoğraf çekimleri ve özel gün organizasyonları için de cazibe merkezi haline getirilebileceğini söyledi.
Yüksek, bu doğal mirasın ekoturizm açısından önemli bir potansiyel sunduğunu da sözlerine ekledi.

DEDEDEN KALAN HATIRAYI YILLARDIR KORUYOR
Bahçenin sahibi Hasan Bekir ise ağacın, yaklaşık 70 yıl önce dedesi Ali Bekir'in çay bahçesini oluşturduğu dönemde bıraktığı bir sürgünden bugüne ulaştığını anlattı.
Dedesinin hatırasını yaşatmak amacıyla ağacı hiç budamadığını belirten Bekir, zaman zaman yoğun kar yağışı nedeniyle bazı dalların zarar gördüğünü ancak buna rağmen ağacın gelişimini sürdürdüğünü söyledi.
Bugün bölgeye gelen çok sayıda kişinin ağacı görmek istediğini ifade eden Bekir, tarihi değeri nedeniyle ilgili kurumların ağacı koruma altına almasını arzu ettiklerini dile getirdi.

"ANIT AĞAÇ OLARAK TESCİLLENMESİNİ İSTİYORUZ"
Hasan Bekir, ağacın yalnızca ailesi için değil, çay tarımının geçmişi açısından da önemli bir simge olduğunu belirterek, yetkili kurumların gerekli çalışmaları yapması halinde büyük memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
Köy sakinlerinden Mehmet Çakıroğlu da ağacı ilk gördüğünde şaşkınlık yaşadığını belirterek, çayın bölgeye geliş dönemine kadar uzanan bu ağacın hiç kesilmeden bugüne ulaşmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Çakıroğlu, ağacın "anıtsal ağaç" statüsünde tescillenmesinin hem bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağını hem de gelecek kuşaklara önemli bir doğal miras bırakacağını dile getirdi.
