Dolar
7.8165
-0.0038%
Euro
9.1746
-0.0446%
Altın
1898.11
0.0047%
Borsa
1123.25
0.1855%
G. Altın
476.716
0.9446%
Bitcoin
84252.78
0.0035%
20ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 20 C

    Paparazzilerin hikayesi

    Paparazziler, ünlülerin ne onlarla ne de onlarsız yapamadığı bir meslek grubu. Toptancı bir tarifle “magazin gazetecisi” denseler de, aslında bu tarifin içinde farklı bir dal.
    • Özel İçerik
    • 23.11.2018 - 10:35
    Paparazzilerin hikayesi

    Vakanüvis

    Paparazzi, Paparazzo’dan geliyor. Magazin gazetecilerinden çok çekmiş olan İtalyan yönetmen Federico Fellini’nin kullanıma soktuğu bir ad paparazzi.

    MAGAZİN GAZETECİLERİNDEN ÇOK ÇEKEN YÖNETMENİN BULUŞU

    Onun, 1960 yılında çevirdiği La Dolce Vita (Tatlı Hayat) filminde bir karakterin adı Paparazzo’ydu. Paparazzo, sinema sanatçıları ve ünlü kişilerin sıkça görüldüğü Roma'nın Via Veneto semtinde, jet sosyetenin peşindeki bir gazeteciydi. Paparazzo; yozlaşmış sanat, gösteri ve cemiyet hayatının figürlerini rahatsız edici bir biçimde takip ediyor, rızaları dışında fotoğraflıyordu. Fellini, filminde ona Paparazzo adını verirken taammüden hareket etmişti. Çünkü bu isim, İtalyanca “serseri” ve “sinek vızıltısı”nın birleştirilmesiyle ortaya çıkmıştı.

    Paparazzilerin hikayesi  #1

    Fellini, Paparazzo için, “İnsanın etrafında dolaşıp duran, ok gibi üstüne fırlayan, canını yakan, söylenti yayan böcek” diyordu.  “La Dolce Vita” filmi 1961’de ABD’de vizyona girdiğinde Time dergisi, “Sinsice Dolaşan Paparazziler” başlıklı bir haber yaptı.  Haberin spotu da, başlıktan daha hafif değildi: “Hayatını kazanmak için büyük isimlerin peşinde kol gezen ve çok yakından flaş tabancalarını ateşleyen serbest çalışan fotoğrafçıların oluşturduğu aç kurt sürüsü.” İşte, bir filmdeki bir karakter, bir özel isim, cins isme dönüşecek ve bir mesleğin adı olacaktı.

    Paparazzilerin hikayesi  #2

    EN FAZLA PARAYI VEREN, NEGATİFİ ALIR

    Magazin gazetecileri elbette bu filmden önce de vardı. O yıllarda adı öyle olmasa da paparazziler, neredeyse bir asra yakındır piyasadalar. 1930’lardan itibaren ABD’de ve bazı Batı ülkelerinde gelişen sinema ve gösteri endüstrisi, ünlüleri ortaya çıkarttı, geniş kitlelerin bu isimlere ilgisi arttı, basının patronları, yöneticileri de onların neredeyse her anını “yakalayabilmek” için adeta takıntılı bir tutum içine girdi. “Sektör” zaman içerisinde pratiklerini de geliştirdi.

    Paparazzilerin hikayesi  #3

    Paparazziler genellikle bir kuruma bağlı çalışmıyorlar. Çünkü bu onlara, “mal”ı serbest piyasada daha yüksek fiyatlarla satmalarını sağlıyor. Paparazziler; tanınmış otel, gazino ve restaurantlarda çalışan oda sorumluları, barmen, garson ve özel araç şoförlerine özel maaş ve komisyon bağlayarak, gizli olayları anında öğrenip olay yerinde kamp kuruyorlar. Fotoğraf çekecek ekipler, bu yerlerin etrafında muhkem bir yer seçip uyku tulumlarını ve tele-objektiflerini alarak bazen günlerce içerden gelecek tüyoları bekliyorlar. Diğer bir ekip ise  mekânın çıkış kapısında görev alıyor. Üçüncü bir ekip de, profesyonel motosiklet sürücüleriyle çalışıyor ve ünlülülerin görülebileceği bölgelerde “devriye atıyor.”

    Paparazzilerin hikayesi  #4

    PRENSES DİANA, PAPARAZZİ TARTIŞMASINI ALEVLENDİRMİŞTİ

    Prenses Diana ile sevgilisi Dodi Fayed'in, bir “paparazziden kurtulmak isterken kazaya kurban gitmeleri” dünya çapında bir paparazzi tartışmasına yol açmıştı. Paparazziler bu olay vesilesiyle tam bir eleştiri bombardımanına tutulmuşlardı. Birçok ülkede paparazzilere karşı öfke büyümüş, hatta “paparazzi ya da değil” ayrımına bile gidilmeden, elinde fotoğraf makinası olan pek çok gazeteci, öfkeli insanların hedefi haline gelmişti. O günlerde Yeni Zelanda'da bir kazayı görüntülemek isteyen kadın gazeteci, kendisine Paris’teki kaza da hatırlatılarak dövülmüştü.

    Paparazzilerin hikayesi  #5

    Pek çok ülkede yetkililer paparazzilik karşıtı söylemler kullanırken, Alman hükümeti de, “anti paparazzi” olarak adlandırılan bir yasa taslağı üzerinde çalışmaya başlamıştı. Bu arada, İngiliz hanedanından bir kadının Müslüman birisiyle yaşadığı ilişkinin “Derin İngiltere”nin tepkisini çektiği, kazanın gizli servisler eliyle gerçekleştirilmiş bir operasyon olduğu tartışmaları da hemen o günlerde ortaya çıkacak, kimi paparazziler de kendilerini savunmak için bu tartışmadaki argümanlardan bol bol yararlanacaktı.

    ÜNSÜZKEN MEMNUN, ÜNLÜYKEN ŞİKÂYETÇİ

    Ünlüler, paparazzilerden şikâyetçi. Paparazziler ise bu şikâyete karşı o bildik savunma cümlesini kuruyorlar: “Ünlü olmadan önce peşimizde koşan isimler, ünlü olunca bizi istenmeyen kişi ilan ediyor.” Paparazziler ile şöhretler arasındaki bu gerilim hiç hız kesmiyor. Zaman zaman yetkili kurumları yanlarına alan ünlü isimler, pararazzilere karşı yaptırım arayışına giriyor. Birkaç yıl önce Los Angeles’ta belediye meclisi paparazzilere yasak getirmeye kalkıştı ama sonuç alamadı. Holywood ve Malibu’da neredeyse istedikleri anda dünya ünlülerini yakalayabilen paparazziler bu girişime karşı kampanya başlattı. Böyle bir yasağın haber alma hakkına müdahale olduğu görüşünü savundular. Virginia Basın Özgürlüğü Komitesi de onlara destek verdi. Komite, böyle bir yasağın, ABD Anayasası’nın birinci maddesine aykırı olduğunu, her ne kadar sinir bozucu olsalar da paparazzilerin de basın özgürlüğü kapsamında olduğunu açıkladı.

    Paparazzilerin hikayesi  #6

    YENİ MEDYA, ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞİTİRİYOR

    Günümüz gösteri dünyasında yer alan isimler ise yine sık sık paparazzilerden müşteki olsalar da, gelişen bilişim dünyası araçları, elbette ve öncelikle cep telefonlarının yaygınlaşması, sosyal ağlar vb. başka unsurlar, bu alandaki pek çok yeniliği de gündeme getiriyor.

    Paparazzilerin hikayesi  #7

    Ünlüler; bazen profesyonel gazetecilerden kaçabilse de, bir “hayranının” cep telefonuyla çektiği istemediği bir kareyle bir anda bütün sosyal ağ mecralarında yer alabiliyor. Zamanla değişen anlayışlar çerçevesinde fazlasıyla özgürlükçü takılan ya da “tık”lanma hesabı yapan kimi tanınmış kişiler ise normal şartlarda bir paparazzi çekse belki mahkemelik bile olunabilecek pozunu, kendi rızasıyla kişisel hesabından paylaşabiliyor. Türkiye’deki kimi ünlülerde de sıkça görülen bir yöntem ise kurmaca bir pozu, sanki doğalmış gibi kullanmak. Bu tip mizansen çalışmalarda kare ya da video görüntüsü, beraber iş yapılan bir paparazziye “sızdırılıyor”, sonra da o görüntünün muhtemel getirileri beklenmeye başlıyor.

    Paparazzilerin hikayesi  #8

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir