Katil devlet İsrail’in her türlü silahla Filistinli kardeşlerimizi katletmesi sürerken, şimdi bir de “açlıkla öldürme” başladı. Gazze’de tablo, her geçen gün daha da ağırlaşmakta. Birlemiş Milletler, bölgede kıtlık olduğunu resmen ilan etti. BM’nin Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması Raporu’na göre, 22 aydır süren savaşın yıkıcı etkileri nedeniyle Gazze şehri ve çevresinde 514 binden fazla kişi “felaket düzeyinde açlık” şartlarında yaşamaya başladı.
SEZAR ÖLDÜRÜLDÜ, KAOS BAŞLADI, KITLIK GELDİ
Gazze, insanlık tarihi boyunca yaşanan pek çok büyük kıtlık felaketinin son halkasını oluşturuyor. Antik çağlardan bu yana yaşanan kıtlıkların bazıları tabii afetler sonucu ortaya çıkarken, birçoğu da savaş, siyasi istikrarsızlık, yanlış yönetim ve en önemlisi de yönetimde olanların kötü niyeti gibi nedenlerle derinleşmişti.
Roma İmparatoru Jül Sezar’ın bir suikastla ortadan kaldırılmasının ardından devlette büyük bir kaos baş göstermişti. Siyasi istikrarsızlık, devlet çarkını adeta felç etmişti. Saldırgan bir devlet olan Roma’nın bitmek tükenmek bilmez savaşlarına bir de iç savaşlar eklenince çiftçiler arazileri terk etmiş, tarımsal faaliyet durma noktasına gelmişti. Mısır’dan gelen tahılda da aksamalar başlayınca sıkıntı daha da büyümüştü.
Nihayet, M.Ö. 43’te kıtlık yaşanmaya başlamıştı. Tarihçi Appianus’a göre, Roma ve çevre bölgelerde kitlesel bir açlık ortaya çıkmıştı. Halkın isyanı önlemek için alınan sert tedbirler ise bir kısır döngü olarak daha da cüretkar isyanlara yol açıyordu. Kıtlık sorunu birkaç yıl içinde çözülse de yaşananların Roma İmparatorluğu’na bedeli çok ağır olmuştu.

AVRUPA’DA YAMYAMLIĞA YOL AÇAN BÜYÜK KITLIK
Tarihe geçen kıtlıklardan biri de Avrupa’yı kasıp kavuran 1315-1317 yılları arasındaki kıtlıktı. Özellikle Kuzey Avrupa’yı etkileyen Büyük Kıtlık, bir dizi kötü hava şartıyla başlamıştı. Neredeyse on ay boyunca yağmur ve seller hiç kesilmemiş, bu da hasadı mahvetmişti. Kıtlık öyle bir boyuta gelmişti ki, gerçek sayı asla bilinemese de tarihçiler, bu dönemdeki can kaybından daima “milyonlarca” diye bahsetmişlerdi.
Gıda yokluğundan dolayı fiyatlar o kadar yükselmişti ki, temel gıda maddeleri inanılmaz fiyatlara satılır olmuştu. Ekmek lüks tüketim sınıfına girmişti. İnsanlar, hayatta kalabilmek için ot, ağaç kabuğu, hatta kedi-köpek yemeye başlamıştı. Kimi tarihi kayıtlarda ise öncelikle çocuklar olmak üzere savunmasız, kimsesiz yetişkinler, ömrünün son günlerinde olduğu düşünülen hastalar vb. kurbanlara ilişkin yamyamlık vakaları bile yer almıştı.
KITLIK YAŞAYAN İRLANDA’YA İNGİLİZ KRALİÇESİ’NİN BEŞ KATI YARDIM YAPMIŞTIK
Avrupa’da görülen bir başka kıtlık da 1845-1849 yılları arasında İrlanda’da yaşanmıştı. Büyük Açlık olarak bilinen bu kıtlıkta yüz binlerce insan ölmüş, milyonlarcası da göç etmek zorunda kalmıştı.
Bu büyük insanlık dramına kayıtsız kalamayan Osmanlı Padişahı Abdülmecid, 10 bin sterlinlik bir yardımda bulunma kararı almıştı. Ancak bu rakam, İngiltere Kraliçesi Victoria’nın yaptığı iki bin sterlinlik yardımın tam beş katıydı. İngiliz yönetimi bu durumun, uluslararası kamuoyunda kendilerini küçük düşüreceği endişesiyle yardımı engellemeye çalışmıştı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, yardımı bin sterline indirmiş ama tahıl dolusu üç gemiyi de gizlice Dublin’e yollamıştı. İngilizler gemileri de buradan uzaklaştırmış ve daha küçük olan Drogheda limanına yönlendirmişlerdi.

BU YARDIMA ŞÜKRANLA ŞEHRİN ARMASI AY-YILDIZLI OLMUŞTU
Bu yardım, İrlanda halkının Osmanlı İmparatorluğu’na karşı büyük bir minnet duymasına yol açmıştı. Drogheda şehri ile Osmanlılar arasındaki bu bağ, şehrin armasında ay-yıldızın yer alması, ayrıca şehrin futbol kulübünün aynı sembolle çizilmesi gibi kalıcı tarihi izler bırakmıştı.
DİKTATÖR MAO’NUN YOL AÇTIĞI KITLIK
Komünist Çin’i uzun yıllar boyunca kanlı bir şekilde yöneten diktatör Mao Zedong’un “parlak fikir” sandığı birçok saçma uygulaması, Çin halkına sadece felaket getirmişti. Tarihe geçen bu kıtlık da Mao’nun “Büyük İleri Atılım” adını verdiği ekonomi politikalarının iflasının bir sonucuydu. Ülkede 1959 ile 1961 yılları arasında hâkim olan kıtlık, köylülerin tarımdan sanayiye yönlendirilmesiyle ortaya çıkmıştı. Boş kalan köylerin trajik sonucu; kimi tahminlere göre, 15, kimi tahminlere göre ise 55 milyon civarında Çinlinin açlıktan ölümü olmuştu.

UKRAYNA’YA UYGULANAN “AÇLIKLA ÖLDÜRME” POLİTİKASI
Bir başka komünist diktatör Jozef Stalin ise “Açlıkla Öldürme” adı verilen bir uygulamayla Sovyetler Birliği’nin (Rusya) işgali altındaki Ukrayna’da halkın tahılına el koyması kararı almış, bölgeye dışarıdan tahıl gelmesine de engel olmuştu. Tarihçiler, Ukrayna’da 1932-33 yılları arasında görülen kıtlıkta en az beş milyon kişinin açlıktan öldüğünü tahmin etmişlerdi.
İNGİLİZLER BENGAL’DE MİLYONLARCA MÜSLÜMANI AÇLIKLA KATLETTİ
İkinci Dünya Savaşı sırasında Britanya Hindistan’ında (bugünkü Bangladeş ve Batı Bengal) meydana gelen kıtlık, “insan imalatı kıtlık” adıyla tarihe geçmişti. İngiltere’nin savaş öncelikleri ile Müslümanlara yönelik derin düşmanlığı, Bengal’de dört milyona yakın Müslümanın açlıktan ölmesine yol açmıştı. İngilizler, savaş şartlarını da gerekçe göstererek, coğrafyadaki gıda stoklarını uzun süre kontrolsüz bir şekilde depolamışlar, bu da aslında ihtiyaç karşılayabilecek miktardaki gıdaların bozulmasına neden olmuştu.
ETİYOPYA KITLIKLARI
Etiyopya Kıtlıkları ise 1970’lerde başlayıp 1980’lere kadar sürmüştü. Bunlardan en büyüğü 1983-1985 yılları arasında yaşanmış ve takriben bir milyon insanın ölümüne yol açmıştı. Emperyalist Batı dünyası, kendi yol açtığı kıtlık için büyük bir yüzsüzlükle büyük bir halkla ilişkiler projesi kapsamında yardım kampanyası başlatmış, ünlü “We Are the World” şarkısı da bu dönemde piyasaya sürülmüştü. Batılı toplumlar da kendiliğinden ya da karşılıksız bağış yapmak yerine, dünyaca ünlü starların plaklarını satın alma ya da konserlerini dinleme karşılığında bu büyük kıtlık için düzenlenen kampanyaya katılmışlardı.
- Alex de Waal, "Kıtlığın Tarihi ve Geleceği", Oxford Araştırma Ansiklopedisi, 2024