Türkiye sağlık turizminde çıtayı yükseltti
Türkiye'nin sağlık turizminde bu yılın ilk çeyreğinde 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sağlanırken 761,5 milyon dolarlık gelir elde edildi.
Türkiye sağlık turizminde başarılı çıkışını devam ettiriyor.
Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere birçok ülkeden sağlık turisti ağırlayan Türkiye; estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji başta olmak üzere farklı tıbbi alanlarda sunduğu hizmetlerle uluslararası hastaların tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı.
Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, Türkiye'nin sağlık turizminde son yıllarda istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, "2025'te ülkemizi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580'e ulaşırken, sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar oldu." diye konuştu.
BİRİNCİ ÇEYREKTE TÜRKİYE'YE 302 BİN 487 ULUSLARARASI HASTA GELDİ
Bu yılın ilk çeyreğinde ise olumlu ivmenin devam ettiğini söyleyen Eröğüt, "Yılın ilk üç ayında 302 bin 487 uluslararası hasta ülkemizde sağlık hizmeti alırken, sağlık turizmi geliri 761 milyon 523 bin dolara ulaştı. Özellikle kişi başına düşen sağlık turizmi gelirinin önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 39 artması, ülkemizin artık sadece daha fazla hasta ağırlayan değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

"ORTA ASYA ÜLKELERİNDEN GELEN TALEPTE SON YILLARDA DİKKAT ÇEKİCİ ARTIŞ GÖZLEMLİYORUZ"
Türkiye'nin coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde çok geniş bir coğrafyaya hizmet sunduğunu dile getiren Eröğüt, şunları kaydetti:
"Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyoruz. Özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri ülkemize en yoğun hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor. Bunun yanında Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlemliyoruz. Sektörümüz artık yalnızca mevcut pazarlarda büyümeyi değil, yeni pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturmayı da hedefliyor. Bu kapsamda Sahra Altı Afrika ülkeleri, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Amerika büyük potansiyel barındırmakla birlikte, yürütülen tanıtım faaliyetleriyle Türkiye'nin sağlık turizmindeki marka bilinirliğini güçlendirmeye odaklanıyoruz."
Mustafa Eröğüt, Türkiye'nin sağlık turizmindeki en önemli avantajlarından birinin çok farklı branşlarda dünya standartlarında sağlık hizmeti sunabilmesi olduğuna dikkati çekerek, "Uluslararası hastaların en yoğun ilgi gösterdiği alanların başında estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji, tüp bebek tedavileri ve obezite cerrahisi geliyor. Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri sağlık turizmi gelirlerinin önemli bir bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda da Türkiye'nin uluslararası hasta çekim gücü her geçen yıl artıyor." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'DE MALİYET AVANTAJI
Türkiye'nin 40'tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunan, 1.500'ün üzerinde sağlık kuruluşu ve yüzlerce uluslararası akreditasyona sahip merkeziyle dünyanın önde gelen sağlık destinasyonlarından biri konumunda bulunduğunu söyleyen Eröğüt, uluslararası hastaların tercih sebeplerinin başında yüksek klinik başarı oranları, ileri teknoloji altyapısı, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa ile karşılaştırıldığında yüzde 40 ila yüzde 70 arasında değişen maliyet avantajı geldiğini dile getirdi.
"KİŞİ BAŞI ORTALAMA SAĞLIK HARCAMASI YAKLAŞIK 2 BİN 500 DOLARA ULAŞTI"
Eröğüt, sağlık turizminde artık yalnızca hasta sayısındaki artışı değil, kişi başına elde edilen katma değeri de önemsediklerini belirterek, şunları söyledi:
"Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştı. Ancak özellikle onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, robotik cerrahi, organ nakli ve kompleks tedavi süreçlerinde bu rakamın 10 bin dolar ila 50 bin dolar arasında değişebildiğini görüyoruz. Bu durum, Türkiye'nin yalnızca yüksek hacimli değil, aynı zamanda yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, uluslararası hasta deneyimini daha da geliştirerek, yüksek teknoloji gerektiren tedavilere odaklanarak ve Türkiye markasını güçlendirerek hem hasta sayısını hem de kişi başına elde edilen geliri sürdürülebilir şekilde artırmak."
TÜRKİYE'NİN SAĞLIK TURİZMİNDEKİ AVANTAJLARI
1- Yüksek klinik başarı oranları
2- Deneyimli ve uluslararası tanınırlığa sahip hekimler
3- İleri teknolojiyle donatılmış hastaneler
4- Avrupa'ya göre yüzde 40-70 daha düşük tedavi maliyetleri
5- JCI başta olmak üzere uluslararası akreditasyona sahip çok sayıda sağlık merkezi
6- 1.500'ün üzerinde sağlık kuruluşuyla geniş hizmet ağı
7- 40'tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunulması
8- Yaklaşık 180 ülkeden hasta kabul edilmesi
9- Kısa bekleme süreleri ve hızlı randevu imkanı
10- Tedavi ile tatili bir arada sunan turizm altyapısı
11- İstanbul başta olmak üzere güçlü uluslararası uçuş ağı sayesinde kolay ulaşım
12- Modern özel hastaneler ve yüksek hasta memnuniyeti
13- Tedavi, konaklama ve transferi kapsayan paket hizmetler
14- İngilizce, Arapça, Rusça ve Almanca gibi birçok dilde hasta danışmanlığı
15- Estetikten organ nakline kadar çok geniş branş yelpazesinde hizmet verilmesi
16- Robotik cerrahi, organ nakli ve kanser tedavileri gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda güçlü altyapı
17- Yüksek kalite ile uygun maliyeti bir arada sunması sayesinde fiyat/performans avantajı