Japon öğretim görevlisi Aleviliği seçti

Tunceli'de hocalık yapan Yrd. Doç. Dr. Hiroki Wakamatsu, Alevilere Alevilik öğretiyor.

Japon öğretim görevlisi Aleviliği seçti

Tunceli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Alevilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Japon Yrd. Doç. Dr. Hiroki Wakamatsu, öğrencileri tarafından çok seviliyor.

Japonya Tokai Üniversitesi Medeniyet Bilimleri Bölümü'nden 1997 yılında mezun olan, ardından ülkesindeki Sophia Üniversitesi'nde antropoloji alanında yüksek lisansını ve doktorasını tamamlayan Wakamatsu, 2011 yılında Tunceli Üniversitesi'nde yardımcı doçentlik unvanını aldı. Tunceli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Alevilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Wakamatsu, bölümde eğitim gören öğrencilere 'Antropolojiye Giriş ve Uzakdoğu Dinleri' dersleri veriyor.

Wakamatsu, İslamiyet, Alevilik, Bektaşilik, Oryantalizm ve dinler arası diyalog üzerine araştırmalar yapıyor. Wakamatsu'nun Türk eşi Nursen de Erciyes Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun. Wakamatsu çiftinin ”Deniz Tomoki Wakamatsu” adında bir oğlu bulunuyor.

"TUNCELİ BENİM İÇİN LABORATUVAR GİBİ"

Türkçe ve Japonca'nın yanı sıra İngilizce, Fransızca ve Arapça bilen 35 yaşındaki Wakamatsu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”Antropolog olarak araştırma konusu bulmaya çalışırken, bir hocam Türkiye'de Alevi toplulukları üzerine çalışmamı tavsiye etti. Bunun üzerine başladığım çalışmada Alevi ocağı olan Baba Mansur Ocağı dikkatimi çekti ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde saha çalışması yapmaya başladım. Artık nasip kısmet diyelim, Tunceli'ye gelme imkanım oldu. Tunceli benim gibi bir antropolog için yaşayan laboratuvar gibi. Alevi geleneklerini sürdüren halklar arasında yaşamak benim için, aynı zamanda antropolog olarak laboratuvarda bulunmak gibi oluyor. Dolayısıyla Tunceli'de çalışıyorum” diye konuştu.

"ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMAN'IM"

Türk kültürü ile Japon kültürünün birbirine benzediğini ifade eden Hiroki Wakamatsu, şunları söyledi: ”Elhamdülillah Müslüman'ım. Önceki dinim Şintoizm ile Budizm'in karışımı, yani Japonya'da halk dini deniyor. Müslüman olmak için uzun zamandır tereddüttüm vardı. Cenab_ı Allah, Ankara Üniversitesi'nde hocalarımız vasıtasıyla Müslüman olmayı nasip etti. Ondan sonra Alevi yolunu seçtim. Ben şahsen, İslam'ın Allah'a ulaşmanın en doğru yolu olduğuna inanıyorum. Şimdi bir kuyu düşünün, bir kuyudan su akarken sağ tarafından içsem de aynı su, sol tarafından içsem de aynı su, fakat yol farkı var. Alevilik, Hazreti Ali'nin yolunu takip eden anlamına gelir. Dolayısıyla ben de Hazreti Ali'nin yolunu takip etmek istediğim için onun yolunu seçtim. Zaten Türk kültürü ve Alevi kültürü ile Japon kültürü arasında çok benzer noktalar var.”