Son günlerde sosyal medya fenomenlerinin bir veda mektubu ya da hikaye paylaşarak intihar kararlarını duyurmalarına şahit oluyoruz. Buna sebep,sosyal medya elbette tek başına bir neden değil, ancak siber zorbalık ve yalnızlık duygusuyla birleştiğinde intihar süreci yakınlarından veya bir uzmandan destek istenmezse hızlanabilir.
Kusursuz görünen hayatlar her zaman iyi bir ruh sağlığı olduğu anlamına gelmeyebiliyor. Son dönemde kamuoyuna yansıyan üzücü olaylar, ruh sağlığının sadece bireysel değil, toplumsal süreçlerini de bize hatırlatmış oldu. Uzman Psikolog Yeliz Arda, bu duruma sebep birçok etken olabilir diyerek şöyle detaylandırıyor:
“Maddi kaygılar, terk edilme korkusu, gelecek kaygısı, anlaşılamama gibi birçok olumsuz duygu kişilerin kendi hayatlarından bile vazgeçmesine neden olabiliyor. Özellikle dijital dünyada sürekli göz önünde görünür olmanın, itibar kaybetme korkusunun ve öz değeri, öz saygıyı sadece "beğeni" sayısına bağlamanın getirdiği ağır psikolojik yükler de insanın uzun vadede psikolojisini olumsuz etkileyen nedenler diyebiliriz.”
FENOMENLER DE KENDİ ARALARINDA BİR YARIŞ İÇİNDE
Sosyal medyanın kişiyi mükemmeliyetçiliğe yönlendirdiğine değinen Yeliz Arda, “Herkes birbirinden etkileniyor. Fenomenler de kendi aralarında görünmeyen bir yarış içinde. Bu da zamanla zihinsel yorgunluk ve tükenmişliğe yol açıyor. Sosyal medya elbette tek başına bir neden değildir, ancak siber zorbalık ve yalnızlık duygusuyla birleştiğinde intihar sürecini yakınlarından veya bir uzmandan destek istemezse hızlandırabilir.” diyor.

HAYATI DEĞİL SIKINTIYI BİTİRME ARAYIŞI
Görünürde şahane ilerleyen hayatların neden intiharla son bulduğuna dair Uzman Psikolog Yeliz Arda, şu ifadeleri kullanıyor:
“Sahip olunan ün, başarı, tanınırlık gibi unsurlar zihinsel olarak elbette sorun oluşturmaz. İntihar düşüncesinin arka perdesindeki amaç aslında hayatı bitirmek değil de yaşanan sıkıntıyı bitirmek veya yaşanacak sıkıntıdan kaçmak. Bu kişiler iç dünyasında ağır mental sorunlar yaşar ve günlük hayatta bu durumun fark edilmesi zor olabilir. Mental sağlığın yavaş yavaş bozulmasıyla birlikte 'kötü görünmeye hakkım yok', ‘zayıf görünürsem her şey çöker’, ‘yardım istersem imajım bozulur’ gibi düşünceler uzman desteği almadan büyüyor.”
ÇAĞIMIZIN SORUNU: YALNIZLIK VE TOPLUM
Atladığımız bir detay var. Sosyal medyada imrenilerek takip edilen ve bazen kıyaslamalara neden olan şahane hayatlardaki konfor, başarı, mutluluk ve en çok ben seviliyorum hali kişinin gerçekte iyi bir ruh sağlığına sahip olduğu anlamına gelmeyebiliyor.
Psikolojik sağlamlığın önemine değinen Uzman Psikolog Yeliz Arda, “Kişinin iyi oluş hali, anlam ve aidiyet duygusunu yaşamasıdır. Ruh sağlığımız ancak anlam, aidiyet duygusu, anlaşılma hissi ve öz değer duygusuyla ayakta kalabilir. Yalnızlık ve toplumsal kopukluk çağımızın en belirgin ruh sağlığı sorunlarından biri haline gelmiş durumda ve giderek artıyor.” dedi.

Sosyal medya platformlarının sunduğu göstermelik hayatların gerçek hayattaki kırılganlıkları gizliyor mu bilinmez. Ancak çevresinde yaşam sevincini kaybeden ve “Kendimi iyi hissetmiyorum” diyen birine “Çık bir hava al, kendine gelirsin” denilmesinin yalnızlık hissini artırdığı ifade ediliyor.
Uzman Psikolog Yeliz Arda, kişinin kendini toplumdan uzak hissetmesinin intihar riskini artıran en önemli nedenlerden biri olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çiziyor.