Nazara ve büyüye karşı en büyük kalkan! Felak ve Nas Sureleri, okunuşu, Türkçe anlamı

Kur’ân-ı Kerîm’in Felak ve Nâs olarak adlandırılan 113 ve 114. sûrelerine “Muavvizeteyn” (Muavvizetân), bunlara İhlâs Sûresi'nin ilâvesiyle birlikte üç sûreye “Muavvizât” denilmiştir.

Muavvizeteyn, “sığındıran, koruyan” anlamındaki muavvize kelimesinin tesniyesi muavvizetânın mansup hali olup, Türkçede bu şekliyle yaygınlık kazanmıştır. Felak ve Nâs Sûreleri ayrıca “Mukaşkışetân” (şirk ve nifaktan koruyan, tedavi eden) diye adlandırılmıştır.

Muavvizeteyn şeklindeki adlandırmanın kaynağı sûrelerin ilk âyetlerinin muhtevası ile Hz. Peygamber’den (s.a.v) rivayet edilen hadislerdir. Ukbe b. Âmir’den gelen bir rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v) Felak ve Nâs Sûrelerini kastederek, “Bana bazı âyetler indirildi ki benzerleri görülmemiştir: el-Muavvizeteyn” demiştir.

Felak Suresi'nin fazileti

Felak Sûresi Mekke’de inmiştir. 5 âyettir. İsmini birinci âyetin sonundaki “yarmak, aydınlık, sabah” mânalarına gelen اَلْفَلَقُ (felak) kelimesinden almıştır. Mushaf tertibine göre 113, iniş sırasına göre 20. sûredir.

İnsanın beden ve ruh sağlığına zarar verecek şeylerin şerrinden Allah’a sığınmayı öğütlemektir.

Hz. Peygamber sahâbeden Ukbe b. Âmir’e şöyle buyurmuştur:

“Görmedin mi? Bu gece benzeri asla görülmemiş âyetler indirildi: Kul eûzü bi-rabbi’l-felak ve Kul eûzü bi-rabbi’n-nâs.” (Müslim, “Müsâfirîn”, 264)

Resûlullah, Felak ve Nâs Sûrelerinin en güzel sığınma duaları olduğunu açıklamış ve çok okunmasını tavsiye etmiştir.

Nazara ve büyüye karşı en büyük kalkan! Felak ve Nas Sureleri, okunuşu, Türkçe anlamı

Nas Suresi'nin Fazileti

Nâs Sûresi Mekke’de inmiştir. 6 âyettir. Kur’ân-ı Kerîm bu sûre ile sona ermektedir. İsmini, 4. âyet hâriç, âyetlerinin sonlarında tekrarlanan ve “insanlar” mânasına gelen اَلنَّاسُ (nâs) kelimesinden almıştır. Mushaf tertibine göre 114, nüzûl sırasına göre 21. sûredir.

Ele aldığı tek konu, şeytanın şerrinden Allah’a sığınmaktır. Önceki Felak Sûresi'nde insanın beden ve ruhu üzerinde menfi yönde tesir eden hâricî sebepler ele alınmış ve bunlardan Allah’a sığınma emredilmişti. Bu sûrede ise daha çok kalbe ve ruha olumsuz olarak tesir eden, insanın iç âleminde vesvese ve şüphe fırtınası koparan cin ve insan şeytanlarının telkin ve fısıltılarından Allah’a sığınma yolları gösterilir.

Hz. Peygamber’in cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığındığı , göz değmesine karşı rukyeyi önerdiği ve Muavvizeteyn nâzil olunca nazar için sadece onları okumaya başladığı (İbn Mâce, “Ṭıb”, 34) nakledilmektedir.(İbn Mâce, “Ṭıb”, 33; Tirmizî, “Ṭıb”, 16; Nesâî, “İstiʿâẕe”, 37) (Buhârî, “Ṭıb”, 17; Müslim, “Selâm”, 57-58; İbn Mâce, “Ṭıb”, 34; Tirmizî, “Ṭıb”, 15)

Felak Suresi Arapça-Türkçe okunuşu

Nazara ve büyüye karşı en büyük kalkan! Felak ve Nas Sureleri, okunuşu, Türkçe anlamı

Bismillahirrahmânirrahîm.
Kul e'ûzü birabbil felak
Min şerri mâ halak
Ve min şerri ğasikın izâ vekab
Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad
Ve min şerri hâsidin izâ hased

Anlamı:

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

1-2-3-4-5. (Resûlüm!) De ki: “Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlık çöktüğü zaman gecenin (içinde işlenenlerin) şerrinden, düğümlere üfleyen (büyücü)lerin şerrinden ve hased et(meye başla)dığı zaman hasetçinin şerrinden, tanyerini ağartan Rabbe sığınırım.”

(Haset, insanı huzursuz eder ve ahlâkı bozar. Resûlullah (sas.): “Haset etmekten (çekememezlikten) sakının. Çünkü ateşin odunu/otu yediği gibi haset de iyi amelleri yer bitirir.” buyurmuştur.)

[1] Bu sûrelerin Mekkî olduğu da söylenmiştir. İbni Abbas ve Katâde’den gelen rivayete göre Medine’de nâzil olmuştur. Bu her iki sûre varlıkların kötülüklerinden, büyücülerin ve çekemeyenlerin şerrinden korunmak için de okunur ve onlar okunarak Allah’a sığınılıp güvenilir.

Nas Suresi Arapça Türkçe okunuşu ve anlamı

Nazara ve büyüye karşı en büyük kalkan! Felak ve Nas Sureleri, okunuşu, Türkçe anlamı

Bismillahirrahmânirrahîm.

Kul e'ûżu birabbinnâs.

Melikinnâs.

İlâhinnâs.

Min şerrilvesvâsil ḣannâs.

Elleżî yuvesvisu fî sudûrinnâs.

Minelcinneti vennâs.

Anlamı:

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

1-2-3-4-5-6. (Resûlüm!) De ki: “İnsanların gönüllerine vesvese veren (günaha teşvik eden, ibadetlerden alıkoyan, Allah’a sığındıkça geri çekilen) o sinsi vesvese verici insan ve cin (şeytanlar)ın şerrinden insanların Rabbine, insanların melikine (hükümdarlar hükümdarına ve sahibine), insanların (Allah’ı olan) İlâh’ına sığınırım.”

(Sûrede görüldüğü gibi Allah: Rab’tır, Melik (hükümran)’dır ve İlâh’tır. Ancak böyle inanmakla Allah’a inanılmış olunur.)