Türkiye'nin ensest raporu

Ensest ilişki raporu öncelikle baba, ardından dede, abi, amca, dayı gibi bir gerçeği ortaya koydu.

Türkiye'nin ensest raporu

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ve Nüfusbilim Derneği'nin yaptığı ''Türkiye'de Ensest Sorunu Anlamak'' araştırma sonuçlarının değerlendirilmesi için düzenlenen toplantıya katıldı.

Hilton Otel'de düzenlenen toplantıda, Kavaf'ın yanı sıra TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit de bulundu.

Araştırma hakkında bilgi veren danışman Alanur Çavlin Bozbeyoğlu, araştırma verilerinin toplanması için 1.5 yıldır çalıştıklarını belirtti. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ensestin gizlenen bir konu olduğunu ifade eden Bozbeyoğlu, araştırmanın amacının ''ensestin görünürlüğünü artırmak olduğunu'' söyledi.

Araştırmada öğretmen, hukuk çalışanı, polis, psikolog ve sağlık çalışanı gibi 98 farklı meslekten uzmanla görüştüklerini anlatan Bozbeyoğlu, araştırmanın Ankara, Adana, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul ve Kocaeli'de yapıldığını belirtti.

Ensest mağdurunun her yaştan kız ve erkek çocuk olabileceğini ifade eden Bozbeyoğlu, ''Ensest saldırganından bahsedildiğinde görüştüğümüz uzmanlar verdikleri örneklerle öncelikle baba, ardından dede, abi, amca, dayı gibi erkek akrabaları sıralamaktadırlar. Araştırmamız sırasında her yaşta ve farklı sosyoekonomik özelliklere sahip saldırganın, her yaştan kız ve erkek çocuğuna taciz ve tecavüzüne dair örneklere rastlanmıştır'' diye konuştu. Bozbeyoğlu, ensest saldırganın karşıdan tanınabilen kişiler olmadığını, toplumla uyumlu kişiler olabildiğini vurguladı.

''Ensest yaşanan ailelerin pek çoğunun çekirdek aile formunu taşıdığını'' belirten Bozbeyoğlu, her aile yapısında ensestin yaşanabildiğini söyledi.

Çocuğun sözlerinin ya da davranışlarının ensesti mutlaka ortaya çıkardığını ifade eden Bozbeyoğlu, bu çocukların dersteki başarısının düştüğünü, çoğun altını ıslatabildiğini belirtti.

Çocuğun yaşadığı şeyden rahatsız da olsa yaşadıklarının yanlışlığını bilemeyecek ve bunu ifade edemeyecek kadar küçük bir yaşta olabileceğini belirten Bozbeyoğlu, şunları söyledi:

''Erken yaşta başlayan taciz ve tecavüz çocuğun babayla, abiyle, dedeyle normalde yaşanan ilişkinin böyle olduğunu zannedecek bir algı oluşturmasına neden olabilir. Olayın mağdur çocuk tarafından ifade edilememesinin önemli bir nedeni çocuğun kendisini suçlaması, bu durumun sadece kendisinin başına geldiğini sanması ve bu sorun karşısında kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesidir.

Saldırganların, mağdurları diğer yakınlarına özellikle de annelerine ve kardeşlerine zarar vermekle tehdit ettikleri görüştüğümüz kişilerce aktarılmıştır.''

Ensest mağduru çocukların okulda, yaşadıklarına dair ip uçlar verebildiğini belirten Bozbeyoğlu, öğretmenlerin durumu fark ederek aileyle konuşması halinde çocuğun güvenliğinden endişe duyduğu için bu durumu saklayabildiğini aktardı. Bozbeyoğlu, ensest durumun ortaya çıkmasında okulun önemli bir rolü olduğunun altını çizdi.

Aile bireylerinin özellikle de annenin desteğinin ensestin açığa çıkarılıp engellenmesi ve devam eden süreçte çocuğa yardımcı olunması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bozbeyoğlu, ''Bu nedenle ebeveynlerin donanımlarını arttırmak gerekmektedir'' dedi.

Ensestin yargılanma sürecinin oldukça zor olduğunu ifade eden Bozbeyoğlu, cinsel istismarın fiziksel ve ruhsal delillerinin titizlikle toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bozbeyoğlu, ''Türkiye'de ceza yasası ensesti ayrıca tanımlamamaktadır. Ensest cezaları, saldırganın yakınlığı dikkate alınarak arttırılmaktadır. Ensestin yasalarda tanımının yapılması ensestin farkındalığını arttıran bir durum olacaktır'' dedi.

Türkiye'de ensest sorununa çözüm geliştirmek açısından rehber öğretmenlerinin eğitiminin, hukuk çalışanlarının farkındalığının arttırılmasının, ruhsal değerlendirmelerin alanında uzman kişiler tarafından yapılmasının önemli olduğunu belirten Bozbeyoğlu, sağlık kuruluşlarında çocuk sağlık uzmanı, çocuk ruh sağlığı uzmanı, adli tıp uzmanı ve sosyal hizmet uzmanının birlikte çalıştığı çok disiplinli merkezlerinin oluşturulması gerektiğine de dikkat çekti.

Nüfusbilim Derneği Başkanı Prof. Dr. Hilal Özcebe de ensest vakalara erkenden tanı konulmasının tedavilerin etkili yürütülmesini sağlayacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Türkiye Temsilci Vekili Tunga Tüzer ise ensest üzerine çalışma yapmanın zorluklarına değindi.

AA