Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Adem Metan
31.07.2026 01:47

"Hamse…"

Adem Metan
Adem Metan @AdemMetan

Türkiye ile Irak arasında imzalanan beş anlaşmanın töreni sırasında, salonda kimsenin fark etmediği bir ayrıntıyı Cumhurbaşkanı Erdoğan fark ediyor. 

Masada dört imza var. 

Beşinci eksik. 

O an, Erdoğan'ın sesi duyuluyor… 

"Bir yanlış olmasın… Hakan, hamse."

Arapçada "hamse" beş demek. 

Kısa, sade ama devlet dilinin bütün ağırlığını taşıyan bir uyarı… 

Erdoğan'ın uyarısı sonrası eksik imza tamamlandı ve iki ülke arasındaki beşinci anlaşma da resmiyet kazandı. 

Burada dikkat çekici olan, yalnızca Erdoğan'ın Arapça bir kelime kullanması değil. 

Asıl mesele, devlet protokolünün en kritik anlardan birinde ayrıntıyı yakalayabilmesi. 

İşte liderlik, böyle bir şey arkadaşlar… 

Liderlik, bazen salondaki herkesin alkışa odaklandığı anda, masadaki eksik imzayı görebilmektir. 

Siyaset biliminde buna "detay yönetimi" deniyor. 

Devlet yönetiminde ise buna refleks denir. 

Türkiye, son yıllarda özellikle Irak ile ilişkilerini güvenlik, enerji, ulaştırma ve Kalkınma Yolu Projesi ekseninde kurumsal bir zemine oturtmaya çalışıyor. 

Ankara'nın amacı yalnızca komşuluk ilişkilerini geliştirmek değil; aynı zamanda bölgesel ticaret koridorlarını şekillendiren aktörlerden biri olmak. 

Bu yaklaşım, son yıllardaki resmi açıklamalarda da açık biçimde görülüyor. 

İşte bu yüzden o masadaki her imzanın ayrı bir anlamı var. 

Erdoğan'ın müdahalesini yalnızca "bir ayrıntıyı fark etti" diye okumak, eksik olur. 

Bu aynı zamanda, müzakerenin son noktasında ipin gevşemesine izin vermeyen bir devlet refleksi. 

Uluslararası ilişkilerde semboller, çoğu zaman belgeler kadar önemlidir. 

Beş anlaşma açıklayıp dördüyle salondan ayrılmak, teknik bir hata olmanın ötesinde diplomatik bir zafiyet görüntüsü oluşturabilirdi. 

O görüntü oluşmadı… 

Birkaç saniyelik dikkat, törenin bütün akışını değiştirdi. 

Siyasette, hafıza kadar dikkat de güçtür. 

Ve kabul edelim Sayın Erdoğan, kimsenin görmediği küçük ayrıntıları yakalamakta mahir. 

Geriye belki de uzun yıllar hatırlanacak bir diplomatik refleks kalıyor…. 

"Hamse." 

YANGINLARLA MÜCADELE 

2021 yazını hiçbirimiz unutmadık. 

Günlerce süren orman yangınları, gökyüzünü kaplayan duman, tahliye edilen köyler ve ekran başında çaresizlik hissi… 

O günlerden sonra hepimiz endişeyle aynı soruyu soruyorduk. 

"Bir daha böyle bir tablo yaşanır mı?" 

Aradan geçen yıllar gösterdi ki devlet de bu soruyu kendine sormuş. 

Ve cevabı hazırlıkta aramış. 

Hakkını teslim edelim. 

Bugün Türkiye'nin farklı noktalarında çıkan yangınlara baktığımızda dikkati çeken ilk unsur, kurumlar arasındaki koordinasyonun geçmiş yıllara göre çok daha görünür hale gelmesi. 

Yangın ihbarı gelir gelmez Orman Genel Müdürlüğü, AFAD, valilikler, jandarma, belediyeler ve hava unsurları aynı komuta zinciri içinde hareket ediyor. 

Elbette bu, tesadüfen oluşmuş bir tablo değil. 

Yaşanan acı tecrübelerin ardından kurumsal kapasite büyütüldü… 

Hava filosu genişletildi, kara ekipleri güçlendirildi, erken müdahale ve koordinasyon mekanizmaları geliştirildi. 

Resmi verilere göre Türkiye'de orman yangınlarına ilk müdahale süresi, ortalama 11 dakikaya kadar düşmüş durumda. 

Elbette hiçbir ülke, 45 dereceyi bulan sıcaklıkta, düşük nem ve saatte onlarca kilometre hızla esen rüzgar altında çıkan her yangını birkaç saat içinde tamamen söndüremez. 

Doğa, bazen en güçlü teknolojiyi bile zorlar. 

Fakat önemli olan, yangının kaderine terk edilmemesi. 

Bugün, ilk dakikalardan itibaren hava araçlarının, arazözlerin ve binlerce personelin eş zamanlı şekilde sahaya yönlendirildiğini görüyoruz. 

İşte değişim tam da burada başlıyor. 

Eleştiri, elbette demokrasinin vazgeçilmezi. 

Ancak yapılanı görmezden gelmek de hakkaniyet değil. 

Türkiye, yangınlarla mücadelesinde geçmişte yaşadığı eksikliklerden ders çıkararak daha organize, daha hazırlıklı ve daha koordineli bir yapıya yönelmiş durumda. 

Ben "artık yangın çıkmıyor" demiyorum elbette. 

Çıkan yangınlara karşı devlet refleksinin nasıl güçlendiğini anlatmaya çalışıyorum. 

İklim değişikliği, Akdeniz havzasını her geçen yıl daha büyük bir riskle karşı karşıya bırakıyor. 

Dolayısıyla mücadele de sürekli kendini yenilemek zorunda. 

Fakat bugün geldiğimiz noktada çok net bir tablo var ki… 

Türkiye, kriz yönetme kapasitesini giderek büyütüyor. 

Yangınlar, maalesef dünyanın pek çok noktasında olduğu gibi artık bizim de bir gerçeğimiz. 

İşte bu yüzden asıl mesele, o ateşe karşı devletin refleksinin her geçen yıl daha da güçlenmesi. 

Adem Metan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Aslı Didari Aslı Didari En kritik faylar hangileri? Sevda Türküsev Sevda Türküsev Masum değilsiniz hiçbiriniz Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım Bitcoin, dijital altın mı? Mustafa Armağan Mustafa Armağan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi valiliği sırasında Erzurum Kongresi tutanaklarını yayınlatmıştı
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.