Muhalefetin En Kolay Övdüğü Yer
Muhalefetin ortaklaştığı ender başlıklardan biri var.
Savunma sanayii.
Ne zaman hükümeti sert şekilde eleştirseler, mutlaka bir cümle ekliyorlar.
"Ama savunma sanayiinde hakkını vermek lazım, orada önemli işler yapıldı."
Peki, neden sadece orası?
Çünkü savunma sanayiinde ortaya çıkan başarı, artık inkar edilemeyecek kadar görünür hale geldi.
Yıllarca sessiz sedasız yürütülen, perde arkasında hangi diplomatik ve siyasi mücadelelerin verildiğini belki de hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyeceğimiz bir süreç sonunda, Türkiye bugün kendi İHA'sını, SİHA'sını, savaş gemisini, mühimmatını ve birçok kritik savunma sistemini üretebilen bir noktaya ulaştı.
Elbette bu başarı, tesadüfen ortaya çıkmadı.
Fakat ben şu soruyu sormadan da edemiyorum:
Sayın Erdoğan'ın başarılı olduğu tek alan, gerçekten savunma sanayii mi?
Hatırlayalım...
Bir dönem devlet hastanelerinin önünde insanlar, sabahın beşinde sıra bekliyordu.
Günlerce ilaç bulunamıyordu.
Muayene olabilmek bile büyük bir mücadeleydi.
Bugün ise vatandaş, devlet hastanelerinin yanında özel hastanelerden de sağlık hizmeti alabiliyor.
Eksikleri, sorunları elbette vardır ancak geçmişle kıyaslandığında, sağlık sisteminde yaşanan dönüşümü görmezden gelmek mümkün müdür?
Bu değişim, bana göre Türkiye'nin en büyük reformlarından biri.
Yollar...
Bir zamanlar, şehirler arası yolculuk çileydi.
Tek şerit gidiş, tek şerit geliş yollar; hem vakit kaybettiriyor hem de can alıyordu.
Bugün Türkiye'nin dört bir yanında bölünmüş yollar var.
Saatler süren yolculuklar kısaldı.
Ulaşım, daha güvenli ve daha konforlu hale geldi.
Havacılık...
Bir zamanlar uçağa binmek lüks sayılırdı.
Bugün ise Türkiye'nin neredeyse her bölgesinde havaalanı bulunuyor.
"Hava yolu halkın yolu olacak." sözü yalnızca bir slogan olarak kalmadı, milyonlarca insanın günlük hayatının parçası haline geldi.
Bir de hiç unutamadığım kişisel bir hatıram var.
Rahmetli babaannemin ömrünün son günleriydi.
Almanya'da hastanede yatarken tek arzusu, oğlunu yani babamı son kez görebilmekti.
Babamın acilen pasaport alması gerekiyordu.
Halamla birlikte Ordu’dan Ankara'ya gittiler.
Kapı kapı dolaştılar.
Yalvardılar.
Günlerce beklediler.
Bir haftanın sonunda pasaportu güçlükle çıkarabildiler.
Bu yaşanmış bir olaydır.
Kayıtlıdır, teyitlidir.
Bugün pasaport işlemleri, geçmişe göre çok daha kısa sürede tamamlanabiliyor.
Bunu yaşamış insanlar, eski Türkiye ile bugünkü Türkiye arasındaki farkı çok daha net hisseder.
Elbette hiçbir iktidar, kusursuz değildir.
Eleştirilecek yönler mutlaka vardır.
Ancak hakkaniyet de gerekir.
Başarı varsa, onu teslim etmek gerekir.
Savunma sanayiini teslim edip diğer alanlardaki değişimi yok saymak, objektif bir değerlendirme olmaz.
Benim kanaatim şu…
Türkiye, bulunduğu coğrafyada sıradan bir ülke değil.
Başta Suriye olmak üzere çevremizde yaşanan gelişmeler, önümüzdeki yıllarda çok daha kritik bir döneme girileceğini gösteriyor.
Böyle bir süreçte devlet yönetiminde istikrarın, tecrübenin ve güçlü karar alma mekanizmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bu coğrafyada yapılan kazanımlar yıllar içinde elde edilir, fakat yanlış kararlarla çok daha kısa sürede kaybedilebilir.
Tarih bunun sayısız örneğiyle dolu…
Özgür Özel'in Yeni Partisi ne kadar etki üretebilir?
Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak yeni bir parti kurma kararı, Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Bu gelişme yalnızca CHP açısından değil, muhalefetin geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.
Ancak siyasetin yakın tarihi ile de sabittir ki yeni bir parti kurmak ile toplumda güçlü bir karşılık bulmak aynı şey değil.
Seçmen artık sadece yeni bir tabela aramıyor.
Yeni bir vizyon, yeni bir kadro ve güven veren bir siyaset dili görmek istiyor.
CHP'den ayrılan her siyasi hareketin otomatik olarak geniş kitleleri peşinden sürükleyeceğini düşünmek, gerçekçi değil.
Tam tersine, muhalefetin zaten dağınık olan yapısının daha da parçalanması ihtimali, iktidarın siyasi avantajını artırabilecek bir tablo ortaya çıkarabilir.
Bu değerlendirme, birçok siyaset analistinin de dikkat çektiği olası senaryolardan biri.
Türkiye'nin bugün ihtiyacı, yalnızca iktidarı eleştiren yeni bir parti değil.
Seçmen; ekonomi, güvenlik, dış politika ve terörle mücadele gibi başlıklarda güçlü, uygulanabilir ve inandırıcı projeler görmek istiyor.
Özgür Özel'in kuracağı partinin bu beklentiyi karşılayıp karşılayamayacağını ise zaman gösterecek.
Bekleyip görelim…