Damacana su fiyatları durdurulamıyor
Dünyadaki yaşam merkezleri, su kaynaklarının yakınına yapılanmış durumda.
Çünkü su, tüm canlılar için hayati önem taşıyor.
Biz de su kültürünün izleri geçmişe dayanan ve içme suyu kaynakları bol bir ülkede yaşıyoruz.
Ama günümüzde içme suyuna erişimimiz kısıtlı ve bu nedenle neredeyse damacana su girmeyen ev yok.
Su satan işletmeler yatırımcısıyla, çalışan sayısıyla önemli bir sektör.
Türkiye'de irili ufaklı birçok su şirketi var.
***
Damacana su fiyatları; markalara, depozitolu alınıp alınmadığına ve cam ya da plastik ambalajda olmasına göre değişiyor.
Son dönemde yalnızca suyun kendisi değil, sipariş ve dağıtım yöntemleri de fiyatları etkiler hale geldi. Mobil uygulamalar üzerinden verilen siparişlerde bile “hızlı teslimat” adı altında ek ücretler konuşuluyor.
EN SON ALDIĞIM DAMACANAYA 220 LİRA ÖDEDİM
Ben en son aldığım tanınmamış ve içimini de açıkçası çok beğenmediğim ancak oturduğum yerde başka alternatif olmadığı için almak zorunda kaldığım 19 litrelik suya 220 lira ödedim.
Damacana sulardaki pahalılık beni benden alıyor. "Suya da bu kadar zam olur mu?" düşüncesinden kurtulamıyorum. Fiyat artışları durdurulamıyor.
Bir dönem “en ucuz temel ihtiyaç” olarak görülen suyun, artık bütçede ayrı bir kalem haline gelmesi dikkat çekiyor. Özellikle sabit gelirli vatandaşlar için damacana su, küçük ama sürekli bir maliyet baskısı oluşturuyor.
HER DEFASINDA YENİ ZAM
Eve su sipariş ettiğimizde her defasında zamlı ödeme yapmak insanı kaygılandırıyor.
Aynı şehirde bile farklı markalar arasında ciddi fiyat farkları oluşması, endişeleri de beraberinde getiriyor.
Öte yandan vatandaş, sadece fiyatı değil suyun kalitesini ve denetim süreçlerini de sorguluyor. Sadece suyun temizliği değil damacana ve dolum temizliği de insan sağlığı açısından çok önemli.
"Su" temel bir ihtiyaç olduğuna göre, toplum olarak bu sorunun giderilmesi için su kalitesi ve fiyat denetimlerinin artırılmasını, destek mekanizmalarının ise devreye alınmasını bekliyoruz.

PEKİ ÜRETİCİ NE DİYOR?
Üretici de damacana su fiyatlarındaki artışın arkasında; ambalaj, enerji, akaryakıt, işçilik, kira giderleri ve dağıtım maliyetlerindeki yükselişi gerekçe olarak gösteriyor.
Sektör temsilcileri, özellikle lojistik ve ambalaj giderlerinin son yıllarda fiyatlar üzerinde belirleyici hale geldiğini söylüyor.
Bunun yanında, suyun kaynağından şişelenmesine kadar geçen süreçte yapılan denetimler, kalite standartları ve zorunlu testlerin de maliyetleri artırdığı ifade ediliyor.