İnönü ölüm döşeğinde Yunan alfabesini saymaya kalkmış
İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker babasının ölüm döşeğindeyken çocuklarını Yunan alfabesinde kaç harf var? diye sınava çektiğini 26 Aralık 1981 tarihli Milliyet gazetesine aşağıda aynen aktardığımız yazmıştı.
Benzer sözleri ama daha özet olarak 2017 yılında İnönü Vakfı’nın YouTube kanalında da dile getirmişti.
Gelin görün ki, Özden Toker’in ilk baskısı 2023 Şubatında yapılan ve elimde tuttuğum 4. baskısı 2024 yılında yapılmış olan bir nevi hatıratı sayılabilecek İsmet İnönü’nün Kızı Anlatıyor adlı kitabında daha önce iki defa anlattığı bu önemli anekdota yer verilmemesine taaccüp ettim (kitap Yapı Kredi Yayınları tarafından neşredilmiş ve Mehmet Ö. Alkan tarafından yayına hazırlanmıştır).
Acaba dedim, daha önce İnönü Vakfı’nın internet arşivinden Mevhibe İnönü’nün Pire limanında bebek katili Venizelos’un koluna girdiği (arkasında da İsmet İnönü bayan Eleni Venizelos’un kolundayken görüntülenmişti) görseli bulup çıkartıp yaymam üzerine yayından kaldırmalarının ardından benzer bir ‘problem’ çıkmasın diye alınan bir ‘ön alıcı tedbir’ mi söz konusu oldu?
Daha önce İsmet İnönü’nün Hatıralar’ında geçen “Millet sizin düşmanınızdır” sözünü bulup çıkardığımızda da aynı olay yaşanmış ve bu cümle hatıratın müteakip baskısından apar topar uçurulmuş, yani bizzat İnönü Vakfı tarafından İsmet İnönü’nün sağlığında 1968 yılında Ulus gazetesinde yayınlanan hatıraları resmen sansürlenmişti.
Acaba bu defa da mı bir otosansür müdahalesi ile karşı karşıyayız?
Açıklanırsa öğrenmiş oluruz.
Şimdi İsmet Paşa’nın ölüm döşeğindeyken Yunan alfabesini sayma girişimini ilk elden bir tanıktan yani kızının ağzından okuyalım.
İsmet İnönü’nün sağ kalan tek çocuğu Özden Toker bundan 45 yıl önce Milliyet’te çıkan “Babamın son günleri” başlıklı yazısında şunları dile getirmişti:
“Babam yanındakileri, bizleri imtihan etmeye başlamıştı. Çeşitli konularda sualler soruyor; biz bilemeyip de cevabı o verince müthiş keyifleniyordu. Söz Latin alfabesinden Kiril alfabelerine, oradan da Yunan alfabelerine gelmişti. Tabii aramızda Yunan harflerini, birkaçının dışında bilen yoktu. Profesör olarak Erdal'ı sorguya çekti; sonra kendisi Yunan alfabesini saymaya başladı:
— Alfa, beta, gamma, delta, epsilon...
Bir yerinde takıldı, atlayıp devam etti:
— İota, kappo...
Sinirlendi. İstanbul'da çocukken okulda öğrenmişmiş. Hepsini hatırlayıncaya kadar içi rahat etmiyordu. Fransızca-Yunanca ansiklopedisini getirtti.
Yunanca kısmını bulup açtık. Kendi okumak istedi. Koca cildi kucağına yerleştirdik:
— Epsilon, dzeta, eta, theta... Tamam!
Bulmuştu, çocuklar gibi sevinçliydi.
O akşam çocuklar gibi sevinçliydik. Babam hiç hasta bir insana benzemiyordu.”
İnönü Vakfı YouTube Kanalında yayında olan “İsmet İnönü'nün Son Günleri: Kızı Özden Toker Anlatıyor” adlı videoda ise olayı daha kısa ve kabaca anlattığı dikkat çekiyor (yayın tarihi: 27 Ocak 2017).
Videonun çözülmüş hali şöyle:
“Yunan alfabesini sordu. Yunan alfabesini, işte nasıl başlıyor, kaç harftir, işte herkes bilemedi. Metin’e “ansiklopedi getir” dedi. Metin ansiklopediyi getirdi. Orada baktılar, ne olduğuna, kaç harfli olduğuna. Bunun gibi aklına gelen, takılan şeyleri bize sorardı.”
1981 ve 2017 tarihli iki kaynakta yer alan ama Özden Toker’in 2023 tarihli son kitabında anlatmadığı veya çıkardığı bu anekdot burada dursun.
Biz sorumuzu sorup ayrılalım:
İnsan hafızası ne tuhaf.
Ölüm döşeğinde bile neler, neler hatırlıyor?
