Yatırım tavsiyesi değildir
Pandemi ve sonrasında bir yatırım çılgınlığı yaşandı. Özellikle eve kapanıp bunalıma giren beyaz yakaya dağ başındaki arazileri aldırdılar. Müthiş yatırım fırsatı ayağına insanlara toprak yol bile geçmeyen yerleri prim yapacak gazıyla sattılar. Sonuç tabi belli, bırak imarı hala toprak yol bile yok, çünkü arazi dağın başında. Bir kesim gaza gelen insanın elinde kaldı o arsalar ve gidip ekip dikmiyorlar bile.
Yine pandemide bir coin çılgınlığı yaşandı. Yine insanlar “yeni para bu” diye gaza gelerek deli gibi coin yatırımı yaptı. İşi gücü bırakıp “yatırımcı” olan arkadaşlar önce kazanıp sonra büyük kaybetti. Coin için çok basit bir şey söyleyeceğim, bu meret hiçbir ülkede SPK benzeri bir kuruma bağlı değil. Yani sahipleri fişi çekip gidebilir. Ki bu da çok yaşandı.
Türk insanı hem Uzakdoğu ülkelerindeki insanlar gibi para biriktiren hem de Amerikalılar gibi harcayan bir ülke. Ama Avrupalılar gibi yatırım yapamıyoruz, aslında yatırım için rehber kurum çok ama hala 2026 yılında bile mahalle kuyumcusuna kâr payı karşılığında para kaptırabiliyoruz.
Yatırım tavsiyesi vermek kimsenin harcına değil, tehlikeli sayılacak bir durum. İnsanlara sadece yol gösterirsin, onlar da toprağa mı asfalta mı yatırım yapacağına kendi karar verir.
El Faw Limanı’nı duymuşsunuzdur, Şimdi size biraz bundan bahsedeceğim. Irak’ın güneyinde inşa edilen bu liman çok önemli bir liman. Bu liman Şırnak Ovaköy’e ve oradan Gaziantep, Hatay ve Mersin’e bağlanacak. Ayrıca biliyorsunuz Mersin Limanı da Samsun Limanı’na yeni bir tren ağıyla bağlanacak. Samsun Limanı, Avrupa’ya açılan en büyük limanlardan biri, Mersin Limanı ise Ortadoğu ve Afrika’ya açılan en büyük limanlardan biri.
Türkiye – Irak Kalkınma yolu projesi Türkiye’den geçen ve Londra’ya kadar akan bir proje. Bu proje ile Mersin Limanı – Samsun Limanı projesi güzergahları çok net, bu iki proje Türkiye’ye nihayet geçiş ülkesi zenginliği katacak. Ticaret yolu olmanın avantajını çok büyük hissedeceğiz.
Bu projelerden faydalanmak için sadece oralardan arazi alıp beklemek doğru bir yatırım anlayışı değil. Çocuklarınızı gençlerinizi buna hazırlayın. Şu düşünce artık geçerli değil “çocuğumu devlete sokayım onun da benim de kafam rahat olsun”… Olmaz, çünkü artık devletin istihdam kapasitesi sınırlarda. Eğer çocuklarınızı bu gelişmelere hazırlamazsanız gül gibi bir “ev genciniz” olur.
Türkiye bu projelere büyük hazırlıklar yapıyor. Ülkelerin ticari çıkarları önünde sosyal ve siyasi hiçbir engel duramaz. Türkiye’nin son zamanlarda yaptığı tüm hamleler bu projelerin bir an önce gerçekleşmesi için. Diğerlerine önceki yazımda değindim. Devlet’in süreklilikle Türk Nüfusu artış hızına dikkat çekmesi de bu projelerle bağlantılı. Devlet net bir şekilde bu güç Türk Vatandaşlarının omuzlarında yükselsin istiyor.
Normalde büyük yatırımcılar hep bu tip haberleri ciddiye alarak yatırım yapar. Önemle tekrar ediyorum; buna sadece toprak yatırımı olarak bakmamak lazım. Bu insan yatırımıyla da ilgili. Türkiye bir geçiş ülkesi, büyük havalimanlarımız bile Avrupa’nın en büyük hub havalimanları. Bu yüzden yeni nesillerimize mutlaka 1 veya daha fazla yabancı dil öğretecek eğitim mantığı geliştirilmeli. Bu okullarda tercihe bırakılmamalı, yoksa bu kadar büyük yatırımlara içerde nitelikli çalışan bulunamazsa ülkemize kalifiye göç dalgası başlar.
Bütün bu yazdıklarım mevcut bültenlerde var. Ben biraz “uyandırma servisi” mahiyetinde yazıyorum. Tabi ki yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir…