Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Mustafa Armağan
08.05.2026 09:20

Cezayir: Osmanlı’nın kesik kolu

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan @mustafarmagan

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ve beraberindeki heyet Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Çeşitli anlaşmalar imzalandı, görüşmeler birbirini kovaladı ve kadim Türkiye-Cezayir ilişkileri yeniden ivme kazandı.

Bu vesileyle Cezayir’in bizim tarihimizle kadim bağlarını ortaya seren yakın geçmişine bir göz atalım mı?

Önce biraz şiir:

Burası Cezayir, ey çöl,

Develerin, binlerce yıl taşıdığı, atalardan

Sevgi,

Akıl,

Kişiliğim ey çıngırak.

Ey hurma, tadın yok gayri

Nice saklasam yalnızlığını

Koyu yeşilliğini büyütsen nice

Yitmiş güzelliğimiz

Ey hurma, elim ayağım acı.

Nasıl haykırıyor çiğnenmiş kumlar duyuyor musun?

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Cezayir türküsünden alınan bu mısralarda Osmanlı gittikten sonra “Babasız” kalmış bir halkın çiğnenen onuru dile geliyordu.

1962 senesinde Cezayir bağımsızlığına kavuşmuşsa da, işgal öncesindeki günlerine özlemi her fırsatta yeniden hortlatmıştır. O kadar ki zamanın Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika’nın 2005 yılında ‘yeni bir Osmanlı Milletler Topluluğu teklifi’ni bu çerçevede değerlendirmekte fayda var.

Kapdan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa 1519’da Cezayir’i başka türlü koruyamayacağını görerek Yavuz Sultan Selim’e başvurup Osmanlı Devleti’nin gölgesine sığınmak istediğini bildirir. Bu tarihten Fransa’nın işgaline kadar Cezayir, Osmanlı’nın İspanya, Portekiz ve Venedik’i Akdeniz’de durduran, gerektiğinde haddini bildiren bükülmez kolu haline gelir. Bir süre sonra Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine Kaptan-ı Deryalığa getirilir. Böylece Cezayir’e “Sultan Cezayir” denilir, yani Osmanlı Devleti’nin en batıdaki kolunun başı.

Asırlar asırları kovalar ve 1830’un 13 Haziranına gelindiğinde Fransız gemilerinin Seydi Ferruh limanına asker çıkartmaları Cezayir’in göğsünü dağlayan sürecin başlangıcı olur. Ne de olsa Devlet-i Aliyye-i Osmaniye gölgesini çekmiştir üzerlerinden.

Şiirler, türküler, ağıtlar yakılır Osmanlı’nın ardından. Âdil ve koruyucu Osmanlı imajı sömürge yönetiminin şer katmanları altından diriltici bir soluk gibi yankılanır durur yüreklerinde. Ona yeniden ulaşırlarsa diriltici soluğa yeniden kavuşacaklarına inanırlar.

Bu hissiyata en çok Cezayir’in milliyetçi liderlerinden Messali’nin hatıralarında rastlarız.

Messali’ye göre Konstantin şehrinde Osmanlı askerlerinin ateşten bir duvar haline getirdikleri savunma hattı bir asırdan uzun sürecek olan Cezayir direnişinin ana saiklerinden olmuştur. Hele Mareşal Clauzel’in Cezayir halkına, Fransa’nın savaş masraflarını ödetmek üzere savaş vergisi salması, parayı ödeyemeyenlerin hapislere atılması veya kendilerine temiz bir dayak çekilmesi, parası olmayanların değerli silahlarının veya kadınların mücevherlerinin toplanması gibi baskıcı uygulamalar karşısında Osmanlı hasretinin artması kaçınılmaz olur. 1908 yılında çıkan mecburi askerlik kanunu karşısında Cezayir halkı Osmanlı’dan Fransa’ya müdahale etmesini dahi beklemiştir.

Trablusgarp Savaşı’nda Cezayirliler kuyruklara girmiş, Kızılay’a kan vererek olsun Türk askerine katkıda bulunmak istemişlerdi.

Çanakkale Savaşı patlayıp da İngiliz ve Fransızların İstanbul’a girmek üzere oldukları haberi yayıldığında bir Cezayirli kasabın yüreğine inme inerek sokağın ortasına yığılıp öldüğünü nakleder Messali.

Keza Çanakkale cephesinden kopan zafer haberleri Akdeniz’in mor ufuklarına yayıldığında Cezayir’in mazlum halkının görülmemiş bir galeyan halinde sokaklara döküldüğünü, herkesin birbirini kucakladığını biliyoruz. Çanakkale zaferi “Batı’nın yenilmezliği” imajını yerle bir etmiş ve Osmanlı’nın yeniden güçlü bir çıkış yapabileceği umudunu bir ebedî müjde gibi asmıştır ülkenin kararan ufuklarına.

Derken 2. Dünya Savaşının sona erdiği haberi Cezayir halkını sokaklara döker. Şenlikler düzenleyen halk coşkuya kapılır ve yeşil-beyaz Cezayir bayrağı sokakları arşınlamaya başlar. Ne gariptir ki, aynı gün Almanları ülkelerinden kovan Fransız halkı da Paris’te “bağımsızlık” şenlikleri düzenliyordur. Ancak bağımsızlıklarını kutlayan Fransızlar aynı beklentiyle sokaklara dökülen Cezayir halkına hem de o kara günlerinden henüz çıkmışken, hem de cephede Fransız askeriyle omuz omuza çarpışmışken neyi reva gördü, biliyor musunuz? Sivil halkın üzerine ateş açmayı!

Dünya Nazi belasından kurtulduğuna seviniyor ama şenlik için sokağa dökülen Cezayir halkı koyunlar gibi kurban ediliyordu. Şenlik alanı kan gölüne dönmüştü. Fransız kaynakları 15 bin kişinin öldüğünü söylüyordu ama gerçek rakam 45 bini bulmuştu.

Fransız halkı Nazi zulmünden kurtulduğu için bayram ederken aynı gün Fransız askerleri Cezayir halkına kan kusturuyor ve tarihin en dehşet verici katliamlarından birine imza atıyordu.

Naziler teslim bayrağını çekmişti; lakin Cezayir’de katliam devam ediyordu. Üstelik öldürdükleri halkın içinden seçtikleri askerler Nazilere karşı Fransa saflarında kendi askerleriyle birlikte omuz omuza savaşmışken…

(Cezayir'in bağımsızlık sembollerinden biri olan Keçiova Camii'nin restorasyon sonrasında açıldığı günkü görünüşü.)

Mustafa Armağan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Uhud Tekin Uhud Tekin Sinema, Savaş ve Gerçeklik Rojda Altıntaş Rojda Altıntaş Yastığın altındaki zorbalık Cüneyt İnay Cüneyt İnay Türk Dizisi Münakaşası Aslı Didari Aslı Didari 'Gelir var ama yetmiyor' paradoksu
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.