Kozinoğlu’nun 15 yıl önceki adli tıp raporu
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü 15 yıl sonra yeniden araştırılırken, dosyanın en önemli belgelerinden biri de 2012 yılında hazırlanan Adli Tıp raporu.
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde rahatsızlandı. Hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.
Aynı gün düzenlenen ölüm muayenesi tutanağında vücudunda kırık, darp veya cebir izine rastlanmadığı belirtildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cenazesi İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Adli Tıp Kurumu yaklaşık üç ay süren incelemenin ardından raporunu tamamladı.
Rapora göre Kozinoğlu’nun kalp ağırlığında ve kalp duvarlarının kalınlığında artış vardı. Koroner damarlarında aterosklerotik değişiklikler ve yüzde 30 ile 50 arasında daralmaya neden olan plaklar tespit edildi. Kalp kasında da kronik iskemiye bağlı değişiklikler görüldü.
Yapılan toksikoloji incelemesinde ise zehirlenmeye ilişkin bir bulguya rastlanmadı.
Adli Tıp, bütün bu bulgulara dayanarak Kozinoğlu’nun ölümünü “kronik iskemik kalp hastalığına bağlı kalp-damar hastalığı” olarak değerlendirdi.
Ancak rapor açıklanmadan önce kamuoyuna yansıyan bilgiler farklıydı.
İlk incelemelerde, damarlarda ani ve ölümcül bir kalp krizini gösterecek kan pıhtısına rastlanmadığı belirtilmişti. Bu nedenle o günlerde “Kozinoğlu kalp krizinden ölmedi” başlıklı haberler yayımlandı.
Kesin raporda ise ölüm, kronik kalp-damar hastalığına bağlandı.
Tıbben bu iki bulgu mutlaka birbirini geçersiz kılmıyor. Bir insan, damarında yeni oluşmuş bir pıhtı bulunmadan da kronik kalp hastalığına bağlı ritim bozukluğu nedeniyle aniden hayatını kaybedebilir.
Fakat 15 yıl sonra mezarı açılan bir kişinin dosyasında, bu ayrımın birkaç cümleyle geçiştirilmesi mümkün değil.
Adli Tıp hangi bulguya dayanarak ölümün kesin olarak kalp-damar hastalığından kaynaklandığı sonucuna vardı?
Yüzde 30 ile 50 arasındaki damar daralması tek başına ölümü açıklamaya yeterli miydi?
Ölümcül ritim bozukluğu ihtimali nasıl değerlendirildi?
Toksikoloji incelemesinde hangi maddeler arandı?
Kozinoğlu’nun cezaevindeyken kullandığı veya kendisine verilen bütün ilaçlar incelendi mi?
Üstelik avukatları, Kozinoğlu’nun talep ettiği bir vitamin ilacı yönünden inceleme yapılmadığını belirterek şüphelerini dile getirmişti.
Bütün bunlara rağmen soruşturma 2012 yılında kapatıldı. Cezaevi görevlilerinin kasıt, ihmal veya gecikmesinin bulunmadığına karar verildi.
Bugün ise aynı dosya yeniden açıldı.
Kozinoğlu’nun mezarından kemik, toprak ve yumuşak doku örnekleri alındı. İlk soruşturmada görev yapan savcılar ile koğuş arkadaşları hakkında gözaltı kararları verildi. Eski Adli Tıp raporunu düzenleyen doktorların herhangi bir ihmali bulunup bulunmadığı da araştırılıyor.
15 yıl önce hazırlanan rapor, verilen takipsizlik kararı ve dosyanın kapatılmasında sorumluluğu bulunan herkes yeniden tartışmaya açılacak.
Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açıldı.
Şimdi sıra, 15 yıldır kesin doğru kabul edilen Adli Tıp raporunun açılmasında.