Çetenin yenisi eskisi olmaz
Daltonlar
Şapkalılar
Şirinler
Çirkinler
Kespırlar
Barış Boyun Grubu
Baygaralar, Anucurlar, Gündoğmuşlar ve Camgözler…
İsimlere bakıp küçümsemeyin.
Son birkaç yıldır ortalığı kasıp kavuruyorlar.
Akademisyenlerin de dikkatini çekti.
Araştırmacılar “Yeni Nesil Suç Örgütleri” olarak adlandırılıyorlar.
Nerden çıktılar? Hangi boşluğu dolduruyorlar?
Araştırmacılar “eski nesil örgütlerin” daha çok sağ veya sol siyasi grup aidiyetleri olduğunu, zayıf buldukları noktalarda siyasi faaliyetler yürüttüklerini, bir ideolojileri ve akıllarınca bir “davaları” olduğunu söylüyorlar. “Halktan yanalar”
12 Eylül’den sonra ayaklarının altındaki zemin çekilince eski nesiller boşta kaldılar. Bir süre daha sözde varlık gösterdiler. Sonra yaşlandılar ve büyük ölçüde silinip gittiler.
Araştırmacılar eski nesil ile yeni nesil arasında çok somut bağlar bulamıyorlar, zaten doldurmaya çalıştıkları boşluk dışında fazla bir ortak yönleri de yok.
Yenilerin en önemli farkı, bir ideolojik iddiaları yok, halktan yana görünmek gibi bir sıkıntıları yok. Abuk sabuk mafya dizilerinden çıkmış gibi acımasızlar, vahşiler, hepsi bir baş olma çabasında.
Elbette gelirleri tetikçilik, kara para aklama, yasa dışı madde alım satımı.
Tetikçilikte en yaygın taktik, yaşı küçük çocukları kullanmak ve az ceza ile kurtulmak.
“Az ceza ile kurtulmak” deyince hemen hatırladınız tabi. Muhalefetin “cezasızlık algısı” diye tepindiği olay bu.
Sıradan vatandaş en temel hukuki normları bilmez. Sanır ki bir hâkim istediğine müebbet verir istediğini serbest bırakır. Oysa elbette hakimler var olan ceza yasaları çerçevesinde hareket ederler.
Muhalefet işte yasalardaki boşlukları kullananlar üzerinden bir “cezasızlık algısı” algısı yaratmaya çalışıyordu.
Kuşkusuz çeyrek asırdır hiçbir sorunu halının altına süpürmeyen Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyu ele almakta da gecikmeyecekti. Nitekim başarılarını takdir ettiğimiz Sayın Akın Gürlek’i Adalet Bakanı olarak atadı.
Henüz görevde yeni sayılır ama her gün yeni bir faili meçhulü çözdüğüne şahit oluyoruz.
(Uğur Mumcu dosyasını raflardan indirerek o güzelim insanın ailesine bir umut oldu. B
Bana, bize umut oldu yetmez mi?..)
Sayın Gürlek’in kurduğu özel birim dört aylık çalışması sonucunda 30 dosyada toplam 35 faili meçhul cinayeti aydınlattı.
Dört ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konuldu.
Bakan Gürlek, “Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz.” dedi.
Gürlek, bu mücadelenin kişilerin veya grupların kimliğine ya da büründükleri kisveye bakılmaksızın kararlılıkla yürütüldüğünü, operasyonlardaki temel ölçütün dini bir kimlik olmadığını, inanç ve dini değerlerin hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemeyeceğini belirtti.
Sözün kısası Türkiye bir sorununu daha hallediyor ama muhalefet şimdilik birbirini bıçaklamakla meşgul.