Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Serkan Kalemciler
10.07.2025 10:20

İKİ TARAF DA KAYBETSİN

Serkan Kalemciler
Serkan Kalemciler @kalemciler

Ana muhalefet kendi gündemi ile daha doğrusu birbirini savcılıklara ihbar etmekle meşgulken, halk hayat pahalılığı ile cebelleşirken, ülkemiz çok kritik bir sürecin içerisinde.

Ülkemizde 40 yıldır süren ve 40 bin can alan asimetrik, düşük yoğunluklu, güya iç savaş değil ama bir nevi savaş sona eriyor. Terör örgütü kendini lağvetti, birkaç gün içinde de silahlara veda edecek.

Bu hem insan kanının akması hem de ekonominin sürekli kanaması anlamına gelen pis bir savaştı. Savaş elbette büyük ölçüde emperyalizmin ülkemizdeki proksileri (maşaları diye çevirseler olur) ile sürdürdüğü dış sponsorlu bir savaş.

Daha önce de bahsetmiştim; artık “bitmeyen savaş icat ettiler”. Irak, Suriye, Ukrayna-Rusya, İran-İsrail bu tür savaşların bazıları. Savaş başladı mı, bitti mi, sürüyor mu, ara mı veriliyor? Bittiyse kim kazandı? Barış yapıldı mı? Yapıldıysa hangi koşullarda yapıldı? Maksat neydi? “böl-yönet” ise hani nereler bölündü? Yeni sınırlar ne?

Cevap: Hiçbiri

Sanki hiçbir tarafın kazanmadığı, sürekli bir savaş hali isteniyor.

Bunun Türkçesi “iki tarafın da kaybettiği” savaş demektir.

Bizim başımızdaki de böyle bir bela idi.

Kırk yıl terör örgütü bir milim ileri gidemedi ama biz de yıllarca hem birçok canımızı hem de milli gelirimizin önemli bir kısmını kaybettik.

Şimdi siyasi irademiz “iki tarafın da kazanması istenmeyen” bu savaşı bitirmek istiyor.

Lafı neden bu kadar uzattım?

“Terörsüz Türkiye” derken karşımızdaki düşmanın kim olduğunu anlatmak için.

Karşımızda üç tane Kandil Baron’u yok. Pentagon tarafından açıklanan resmi verilere göre, ABD'nin terör örgütü YPG ve SDG'ye son beş yılda yaptığı askeri yardımın toplam tutarı yaklaşık 644,680 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Daha biz süreci başlatırken ABD yönetimi, 2025 yılı bütçe tasarısında Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) 147 milyon 941 bin dolar ayırmayı planlıyor.

İşte biz PKK sponsorlarının bu yatırımlarının boşa gitmesi için mücadele ediyoruz.

Bu işin bir yönü.

İkinci yönü, dünyada daha önce benzer çatışmaların nasıl çözümlendiğine bakarsanız (IRA, ETA, FARC) hiçbirinin bir oturumda veya bir yılda çözülmediğini görürsünüz. Tuzaklarla, mayınlarla dolu, inişli, çıkışlı, engebeli bir yol. Üstelik her birinde de taraflar önemli ödünler vermiş. Biz ise hiçbir ödün vermeden çözmeye çalışıyoruz.

Üçüncü yönü ise içerideki (en basitinden) kullanılmış eblehler. (Bilinçli olarak PKK’yı destekleyenleri proksilerin uzantısı olarak gördüğüm için onlara ayrı bir madde ayırmıyorum)

Hemen başladılar:

“On iki şehidimizin cenazesi kalkarken, Apo’nun mesajını okudular!”

Toplumun sinir uçlarına dokunup, süreci baltalama peşindeler.

Ne demiş terörist başı?

“PKK ulus devletçi bir amaçtan vazgeçmiş, bu temel amaçtan vazgeçişle birlikte temel savaş stratejisinden de vazgeçmiş, varlığını sona erdirmiştir.”

Buna mı kızdınız?

Biz 12 değil, 5 binden fazla şehit verdik, bir o kadar da sivil kaybımız var ve bu örgüt şimdi kendini lağvediyor. Hem de en tepesinden devriliyor. İşte terör örgütünün başı bunu ilan ediyor. Ayrıca bir-iki gün sonra örgüt silahları bırakacak.

Buna mı üzüldünüz?

Karın ağrınız ne?

Hayır, korkuları bir sorunun AK Parti tarafından çözülmesi…

Troller hazır;

“AK Parti'nin amacı “terörsüz Türkiye” değil, sadece anayasa değişikliği için Kürtlerle anlaşıyor, kim bilir ne sözler verdi?”

Evet, zaten CHP’li belediyeler de ihalelerde usulsüzlük yapmıyor, belediye kaynaklarının rüşvet, yolsuzluk ve dolandırıcılık için kullanmıyor, çıkar amaçlı çete kurmuyor. Onların hepsi siyasi!

Baklava kutusu?

Siyasidir o, siyasi…

Rüşvet değil o siyasi baklava…

Bir insan bir terör örgütünün kendini lağvetmesine neden üzülür? Silah bırakmasına neden kahrolur?

“Silah bırakmaya ilişkin detaylar belirlenecek ve hızlıca hayata geçirilecektir.” demiş terörist başı.

E, kardeşim örgütün lağvedilmesine o kadar üzüldüyseniz, gidin alın silahları PKK’nın bıraktığı yerden, “savaşa” devam edin…

Serkan Kalemciler - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Sevda Türküsev Sevda Türküsev Partiyi karpuz gibi ikiye böldüler Aslı Didari Aslı Didari İtalya gezisi cüzdan yaktı! Neye, ne kadar harcandı Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler Mekanın sahibi kim? Adem Metan Adem Metan Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.