Ya yeni darbelere de direnirlerse?
FETÖ hain darbe girişiminin onuncu yılını idrak ediyoruz
Elbette şehitler rahmetle, gaziler saygı ile anılıyor.
Esasen bu ülke darbelere yabancı değil.
Ne de olsa çoğunluğu dış kaynaklı hareketler bu ülke demokrasisini her on yılda bir boğmayı adet edinmişti.
Darbe mekaniği bile belli idi.
Halk iradesini ne zaman inançlı yöneticilerden yana koysa, hemen komplolar hazırlanır, önceden yazdırılmış gazete kupürleri mahkemelere delilmiş gibi sunulur, şeriat gibi laiklik karşıtlığı gibi öcüler gösterilerek halkın iradesi iktidardan uzaklaştırılırdı.
Fakat bu darbe Türkiye’nin demokrasi tarihinde bir kırılma noktasıdır.
Hayır, darbenin alışılan kaynaklardan gelmemesi değil kırılmaya neden olan.
Darbeci darbecidir, kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın halkın iradesine el koyar.
Asıl kırılma noktası bu kez halkın -açıkçası hiç beklenmedik bir şekilde- darbeye karşı çıkmasıdır.
Hem de canı pahasına.
Neden daha önceki darbelere böyle kitlesel karşı duruş sergilenmediği sosyolojik bir araştırma konusu.
Neden yıllardır darbelere karşı gibi görünen sol, halktan bu teveccühü görmedi? Neden insanlar enternasyonal marşı ile gaza getirilemedi de bir sela ile yollara döküldü?
Samimi muhalefet bunu otursun, kendi sevdikleri terimle derinlemesine “irdelesin”.
Ben dikkatinizi başka bir yöne çekeceğim.
Neden muhalefet bir türlü bunun buz gibi ve soğukkanlı bir darbe olduğuna inanamıyor.
Neden hep “tiyatro”, “kontrollü darbe” gibi bahanelere sığınıyor.
Muhalefet neden bu halkın darbelere karşı çıkmış olabileceği ihtimaline bile tahammül edemiyor.
Evet, o zaman için on küsur yıllık kutuplaşmayı ve muhalefetin çoktan aklı selimi kaybettiğini biliyoruz.
Ayaklarını taşa çarptıklarında bile iktidarı suçladıklarını biliyoruz
Ama darbeyi önleyenlere karşı bu maskelenmiş nefretin, bu karalama çabasının açıklaması bu kadar basit değil.
Direnişe ve direnişçilere karşı itibar suikastına girişiyorlar çünkü onlar halkın darbeyi gerçekten önlemiş olmasından ölüm gibi korkuyorlar.
Hadi daha açık ve net söyleyelim
Onlar halkın bir gün KENDİ DARBELERİNE DE karşı çıkacağından korkuyorlar.
Vesayetin geriletilmesi,
Yasal değişikliklerle darbe mekaniğinin bozulması,
Halkın iradesinin korunması onları hep korkuttu.
Ya bir gün yine hamaset marşları ve Atatürk maskeleri ile birileri darbe yapmaya kalkar ve halk buna da direnirse?
Onlar halkın darbeye direndiğine inanmak istemiyorlar
Çünkü bilinçaltlarında hala bir darbe ile iktidara gelebilme ümitleri var.
Adım gibi biliyorum aralarında bugün bir darbe yapılsa, meclis kapatılsa ve seçilmişler ipe götürülse Taksim’de halay çekecek faşistler var.
Ama bunlara demokrasi beğendiremiyoruz.
15 Temmuz 2016 bir kırılma noktasıdır
Çünkü bu bir darbe yıldönümü değil darbeyi durdurma yıldönümüdür.
Daha önce darbelerini bayramla kutlayanlar darbeyi önleyenlerin gününe katılacak değiller elbette.
Elbette halkın direnişinden nefret edecekler…
Bu gün darbecilerin değil, darbeyi önleyenlerin günüdür.