YILLARDIR AYNI TERANE
50 yıldır aynı terane.
O badem bıyık, bu takunyalı, berikinin boyu kısa…
Sanki siyasi bir eleştiriymiş gibi yıllardır sürdürürler bu boş yaveleri
Ve muhalefet ettiklerini sanırlar…
E, Sonuç?
Son yirmi küsur yıldır onlar tarafından yönetiliyorsunuz,
Sizin kendini bir halt sanan, kravatlı, traşlı, takım elbiseli beyinsizlerinize de bu halk oy vermiyor, ne yapacaksınız? (Gerçi yıllardır muhalefette kalma perişanlığı onlarda da kravat mıravat bırakmadı ya, neyse…)
Halk ne diyor?
“Adam PKK’yı sadece Türkiye’den değil Suriye’den de sürdü çıkardı. Tüfek yaktırdı, diz çöktürdü.”
“Asrın felaketinin ardından üç yılda 500 bine yakın ev teslim etti, Allah razı olsun, CHP olsa bu kadar evin maketini yapamazdı.”
500 bin yerleşim birimi, Avrupa’da ufak çapta bir ülke demektir.
O felaket olmasaydı demek ki TOKİ, bir o kadar ev inşa etmiş olacaktı halka.
Asrın felaketi bile halkı, o “takunyalı, badem bıyıklardan” yüz çevirttirmedi.
Acaba artık siz de insanların saçıyla, sakalıyla, örtmesiyle, yazmasıyla uğraşmaktan vazgeçip siyaset falan mı üretseniz?
Tünelin sonunda öyle bir ışık yok.
Hadi Ekmeleddin bir muamma idi.
Fakat daha sonra Muharrem İnce’de gördükleri ışık, üzerlerine gelen tren oldu. Seçmenine “şizofren” dedi.
Ha, haksız mıydı?
25 Haziran 2018 sabahını bir hatırlayın.
Hakikaten seçmen şizofren hale getirilmiş, seçimi kazanan İnce’nin kaçırıldığına inanabilmişti.
Peki, seçmeni bu hale getiren Yılmaz Özdiller, Emin Çölaşanlar, Halk TV’ciler, Uğur Dündarlar bir gün özür diledi mi?
Ne gezer?
Allah bilir hala o sabah Muharrem İnce’nin kaçırılıp bir yerlerde rehin tutulduğuna inanan CHP’li vardır.
Böyle hezeyanlarla, paranoyalarla gerçeklikten öyle bir koptular ki, artık bir paralel evrende yaşıyorlar.
Birisi AK Parti’ye ve Sayın Cumhurbaşkanı'na küfretmedi mi; o hemen hain oluyor, yalaka oluyor, sarayın adamı oluyor.
İşte İnce’yi, Kılıçdaroğlu’nu böyle harcadılar.
Az kalsın Özgür Özel’i de yiyeceklerdi yumuşak tutumu yüzünden ama neyse ki Özel de ağıza alınmayacak küfürler etmeye başladı da muhalefet lideri olmayı hak ettiğini ispatladı.
Yirmi yıl her yazısını iş yerine getirip “Bakın bakın, Yılmaz Özdil nasıl da iktidara çakmış” diyenler, sosyal medyada binlerce paylaşım yapanlar, iki tane doğru tespitte bulunduğu için Özdil’i de aforoz ettiler.
Adam dayanmıyor bunlara.
Şimdi de Abdullah Gül adı dolaşıyormuş muhalif camiada, hatta 5-6 yıldır varmış bu “dedikodu”
Gazeteci Barış Yarkadaş dün akşam Tv100 yayınında, Ekrem İmamoğlu'na siyasi yasak gelmesi halinde 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, CHP'nin cumhurbaşkanı adayları arasında ciddi bir seçenek olarak gündeme gelebileceğini iddia etmiş.
Yakışır CHP’me. Heyt aslan parçaları sizi.
“Eşi türbanlı, cumhurbaşkanı olamaz” diye ortalığı ayağa kaldırdıkları adamı şimdi Cumhurbaşkanı adayı yapsınlar da biz gülecek yer bulamayalım.
Gerçi Sayın Gül’e de yazık ama o da “Neden ben onların bir seçeneği oluyorum, ne hata yaptım ki?” diye şapkayı önüne koyup, bir düşünmeli mi acaba?
Barış Yarkadaş, Mansur Yavaş'ın CHP Genel Merkezi'nde cumhurbaşkanı aday listesinde olmadığını da belirtmiş.
Hiç şaşırmadık.
Arkadaşım, artık insanlarla değil de, siyasetle uğraşmaya başlasanız, Meclis kürsüsünü işgal etmek yerine ülke sorunlarına çözüm üretseniz nasıl olur acaba?
Gerçi “çözüm” CHP’nin güçlü olduğu bir alan değil ama…