Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Sevda Türküsev
05.10.2026 13:02

İlyas Salman'ı ciddiye almalı mıyız

Sevda Türküsev
Sevda Türküsev @sevdaturkusev

İlyas Salman, bir döneme Çiçek Abbas olarak damgasını vurdu.

O zamanki Türkiye’de toplum bu kadar özgürleşmişken oyuncu olmak çok ekstra bir şey olduğu için İlyas Salman gibi çok da yeteneği olmayan birçoğu, sinemalarda oyuncu oldular.

Şimdi kızacaklar; İlyas Salman’ın oyunculuğunu mu küçümsüyorsun diyecekler fakat o kadar muhteşem bir oyunculuğu var mıydı, tartışılır. Şimdi bir Levent Kırca mıydı; hayır! Bir Şener Şen mi; hayır! Bir Metin Akpınar mı; hayır!

Neyse bana göre oyunculuğu da çok iyi bir oyunculuk değildi ama o dönemde adeta hani koyunun olmadığı yerde keçiye Süleyman Çelebi derler misali birçok çok iyi rol yapamayan ama ağzı laf yapanlar, özellikle de solcu geçinenler oyuncu oldular.

İlyas Salman yıllardır ya alkolün etkisinde saçmalamasıyla veya alkolsüz de olsa saçmalamasıyla hep gündem oldu. Kendisinin maneviyatı olmadığını kendi ağzıyla defalarca söyledi. Hatta “Benim cenazemi camiden kaldırmayın, bir dağ başına gömün. Arkadaşlarım türkü söylesin” diyerek yani kafasına göre bir cenaze töreni vasiyeti yaptı, ki bence vasiyetinin mutlaka yerine getirilmesi lazım.

Yıllar önce canlı yayınımıza bağlanmıştı yine alkollüydü ve bana iğrenç bir ifade kullandı. Hani topluma ahlak dersi veriyorlar ya bir kadına değil hiç kimseye söylenmeyecek bir ifade kullanmıştı. Zaten yayına yanında birisi vardı, o müdahale etti ve yayından aldık. Bir ödül töreninde yine maneviyata ve Ankara’ya gönderme yapmış.
“Çenemde pıhtı attı. Daha doğrusu çarpıldım, birtakım kişiler dedi ki maneviyata inanmadığı için çarpıldı. Halbuki teğet geçti. Ankara'ya uğrayacaktı.”
— Kalıbım sığsa bile aklım sığmaz ahiretinize.
Yani bence zaten çarpılmış gibi konuşuyor. Hani insanın çarpılması Allah korusun illa vücudunda bir yerin sağa sola dönmesi falan da değil yani.

Şu söyledikleriyle iliğinden kemiğine kadar tepeden tırnağa inançlara saygısızca söylemleriyle zaten sen çarpılmışsın da haberin yok. En büyük çarpılma; insanların inançlarına, yaşam tarzına saygısızlık yapmaktır. Bir de sanattan sepetten bahsediyorsun da alkolün etkisinde söylediklerin veya o şekilde toplumun karşısına çıkmak, acaba ne kadar sanatsal ya da sanatın ruhuna sanatçıya uyan bir şey.
Yani o ödül töreninde yine içindeki nefreti kusmuş. Kime karşı kusmuş; maneviyata, siyasi olarak sevmediği tasvip etmediği Ankara’ya, insanların değerlerine.

Diğer taraftan; Aman çok da umurumuzdu. Senin aklına sığdıramadığın ahirette zaten kalıbınla değil ruhunla muamele göreceksin. Bu sebeple iki metrelik çukura herkesin kalıbı sığar, sığdırırlar İlyas Salman! Çarpıldın mı bilmem, maneviyatın boş mu boş.
İnsanlara akıl vereceğine önce sen kendin biraz insanlara saygıyı öğren.

Ayrıca şuna dikkat ettiniz mi: Bu İlyas Salman gibi ahirete inanmayanlar, ahiret hakkında böyle olumsuz konuşmayı veya dalga geçmeyi matah bir şey zannediyorlar.

Zannediyorlar ki böyle konuştukları zaman o olmadığına inandığı ahirette muaf olacaklar. Bu tipler inanmamakla yok olacaklarını, cennet ve cehennemden vazgeçtiklerini zannediyorlar.
Birçok ateistle görüşüyorum ve çoğunluğunda ahirette bir mükafat istemediklerinin algısını görüyorum.
Yani şöyle düşünüyorlar: İnananlar ahirette sual olacak ona göre cennet veya cehenneme girecekler. Ama inanmayanlar çürüyüp gidecek, cennet veya cehennemden bir talepleri olmadığı için onlar ahirette yok olacaklar.

Aslında bilinçaltında buna sığınıyorlar. “Ben reddediyorsam sual de olmayacağım, ahiret hayatından vazgeçiyorum, dünyada yaşadığım yeter” falan filan.
Bu düşünce tarzı zaten onları bu kadar küstahça konuşmaya itiyor.
He he öyle (!) böyle kendilerini avutuyorlar.

İlyas Salman’ı ciddiye almalı mıyız, açıkçası ben ciddiye aldığım için yazmıyorum veya eleştirmiyorum. Maalesef birileri onu ciddiye alıp, bu sözleri karşısında alkışladığı için otomatik olarak meydanı boş bırakmayalım diyorum.
İlyas Salman oyunculuğun adeta karaborsa olduğu zamanlarda oyuncu olmuştur.

Tamamen yeteneksiz diyemem ama Çiçek Abbas karakterini o dönemde kime versen o kadarını oynardı
Şöyle düşünün; şimdi Çiçek Abbas filmi çekilecek ve İlyas Salman’ın oyunculuk kapasitesinde birisi de seçmelerde var ve başka çocuklar da var. Kim seçilirdi; kesin İlyas Salman seçilmezdi. O zaman da çok yetenekli insanlar vardı ama Türkiye o kadar kapalı bir toplumdu ki ve o kadar fazla baskı vardı ki; aileler, çocuklarını sanatçı ya da oyuncu yapmamak için özellikle gayret ediyorlardı.
İşte o zamanda İlyas Salman gibi bazı karakterler, bayağı bir alan buldukları için başımıza böyle oyuncu kesildiler.

Tekrar edeyim, görüşlerimiz ve yaşam tarzımız farklı olmakla birlikte asla bir Şener Şen, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Levent Kırca değildir ve hiçbir zaman da olamamıştır.
Netice itibari ile İlyas Salman’ın zaten birazcık ahiret bilinci olsa önce insanların inançlarına saygılı olmayı öğrenirdi.

Bu kafayla vefat ederse vasiyeti neyse gerçekleştirilsin.
Camileri ve din adamlarını meşgul etmesin.
Fakat çok enteresandır ki; şimdi İlyas Salman’a bir şey olsa ve bizler desek ki onun vasiyeti camiden kaldırılmamaktı yine bir kesim, “Vay size ne oluyor?” der. Anlayacağınız bu garip kesim, bu ülkede sesi en çok çıkan, oysaki sayıları az bir kesimdir. Burada nereye geliyoruz; sayısı fazla olan ama sesi az çıkan muhafazakar ve inançlı insanların da yeterince tepki vermemesine geliyoruz.

Evet; İlyas Salman, iliğine kemiğine kadar tepeden tırnağa saygısız bir insandır. İnançsız olması kendisini bağlar, ne benim umurumda ne de bir başkasının. Hele ki yani Cenabıallah’ın da çok umurunda! Ama dedim ya bunlar, ahireti yok saymakla kendilerinin ebediyen yok olacağını, ahirette sual olunmayacaklarını falan zannediyorlar.
Ölelim de görelim!

Sevda Türküsev - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım 'Tapuda hallederiz' devri bitti Mustafa Armağan Mustafa Armağan Fransa, Hatay arşivini götürmüş, biz arşivimizi Bulgarlara satmıştık Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler Meclis'i terk edenler Adem Metan Adem Metan Kim, kiminle, neden fotoğraf çektiriyor?
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.