Ülkesindeki savaşa sevinen zalimler

Sevda Türküsev
Sevda Türküsev

Amerika, İsrail ile birlikte İran’ı vurdu. Ve İran da misilleme olarak Amerika’ya üstlerini kullandıran ülkelerdeki Amerikan üslerini vurmaya başladı.

Neticede bu bir savaş ve Türkiye de bu savaşın ortasında istikrarla durmayı başarabilen bir ülke. Fakat üç gündür başlayan savaşla gördüğümüz ibret verici kutlama videoları, bir zihin işgalinin eseri olarak karşımıza çıktı.

İran’da veya İran dışında yaşayan bazı İranlılar; ülkelerine yabancı ülkeler tarafından müdahale edilmesini ve ülkelerinin bombalanması çocukların ölmesini umursamadan kutlamalar yapıp, dans ederek seviniyorlar.

İran rejimini beğenmeyebilirsin, yönetimi beğenmeyebilirsin fakat ülkene bombalar yağdırılmasına mutlu olacak kadar kendini kaybetmişsin. Okulda 170 çocuk ve neredeyse bir o kadar öğretmen, Amerika savaş uçakları tarafından bombalandı ve öldürüldü.

Bunları görmeden “Yeter ki bu yönetim gitsin, bu rejim devrilsin” diyerek sevinenlerin, sadece zihinleri değil vicdanları da bir çöplüğe dönüşmüştür.

Sana hiçbir şey olmaz mı zannediyorsun ya da birilerinin seni kurtardığını mı zannediyorsun?

Sen öyle zannet; sömürülmeye, üçüncü dördüncü dünya ülkesi olarak sürekli kullanılmaya hazır ol.

Zaten hazır ve nazır olarak kutlamalarını yapıyorsun.

Bir insan daha ne kadar aptal olabilir; “Yeter ki o gitsin ülkeme bombalar yağsın ya da ülkemin insanları ölsün” diyor ya hu!

Çok korkutucu bir zihin işgali bu!

Ve bu zihin işgali, arkasından vicdan çürümesini yani tam bir insanlığını kaybetme durumunu getiriyor.

İşte zihinler işgal edildiği zaman atılan bombalar için bile hoplayıp zıplarlar.

Diyeceksiniz ki bizim ülkemizde böyleleri var mı? Maalesef ama maalesef var. Bu sevinç çığlıklarına destek veren Türkler de oldu; yazdıklarına bir insan olarak inanamadım.

Emin olun, şu an Allah korusun bize aynısı yapılsa aynı şekilde çıkıp oynayanları görürsünüz.

Fakat bizdeki zihin işgaline uğramışların hepsine şunu sormak istiyorum; pardon siz neyi yapamıyorsunuz?

Hangi kıyafeti giyemiyorsunuz, aksine biz sizi giydiremiyoruz!

Veya hangi erkekle veya kadınla istediğiniz sevgili hayatını yaşayamıyorsunuz? Evlilik dışı çocuk mu doğramıyorsunuz? Alkol mü içmeniz yasak, tatile gitmeniz mi yasak; ne yapamıyorsunuz da İran’da sözüm ona aptalca güya özgürlük kutlaması yapanlara destek verip bir de “Darısı bizim başımıza” diyorsunuz?

Allah sizin zihniyetinize ve merhametinize ne bu ülkeyi ne de bu milleti düşürmesin.

Hadi onlar şunu yapamıyoruz, bunu yapamıyoruz diye doğru olmayan böyle aptalca bir şey yaptılar. Hayır siz ne yapamıyorsunuz?

İşte zihin işgali böyle bir şey: Bizdeki bazı dangalaklar da baskı altında olduklarını zannediyorlar.

Daha ne yapacaksınız, sokak ortasında yatak hayatının da serbest olmasını mı istiyorsun?

Ama tabii ülkemdekilerin bazı istediği şey dinle alakalı her şeyin yasaklanması.

Adına yasak denmeyecek ama yapılmayacak da. Ülkenin nankörleri için kapıyı içeriden iyi kollamak lazım. Bu tip nankör ve zihinleri işgal etmişler kilit de fayda etmez. Bunların çünkü beyni, vicdani aklı tüm düşünceleri gasbedilmiş, işgal edilmiş. Bu sebeple bu tipler ülkeleri işgal edilse kalkar, bunlar da oynarlar. 15 Temmuz’da yapanları görmedik değil. Çok şükür gerçekleşmedi de hevesleri, elhamdülillah çok şükür kursaklarında kaldı.

Hatta bizdeki zihinleri işgal edilmiş tipler kendilerine o kadar yabancılaştılar ki böyle bir şey olsa; “Kutlamayı sakın yöresel halk oyunlarıyla değil hangi ülke gelip seni işgal ediyorsa onun havalarıyla yapın” derler.

Bunlar o kadar kör ve nankör olmuşlar ki dört yanımız ateş çemberi; Rusya-Ukrayna, Suriye’de olanlar, İran başlayan son savaş. Dört yanımız ateş çemberi kıpkırmızı ama Türkiye yemyeşil. Bunun sebebi de güçlü bir diplomasi ve güçlü bir liderdir. Yani sizin hazmedemediğiniz Recep Tayyip Erdoğan ve onun öncelikli savunma sanayiine olan yatırımları nedeniyle şu an hepiniz, o beğenmediğiniz liderin sayesinde tabloda yeşil renktesiniz.

Allah kimseyi savaşa giren ülkesinde şehitlerin adeta üzerinde sevinç çığlıkları atarak dans edecek kadar insanlıktan koparmasın.

Ama bu kendini bilmez, vicdanı çürümüş, zihinleri işgal edilmişlere şunu söylemek istiyorum. Yine hevesiniz kurağınızda kalacak: Türkiye, yine uluslararası diplomaside başrol oynayarak bu ateşin sönmesinde etkin ülke olarak tarihe geçecek.

Allah ülkemizi korusun!