Bahane İmparatorluğu

Uhud Tekin
Uhud Tekin


Bu hafta dünya yine aynı manşetle çalkalandı:

“ABD, Venezuela’da operasyon yaptı. Devlet başkanı kaçırıldı.”

Gerekçe uyuşturucu ticaretiyle mücadele.

Ne tanıdık bir bahane değil mi?

Yıllardır aynı hikâye: demokrasi için, özgürlük için, güvenlik için…

Ama sonunda hep bir ülkenin sınırı ihlal edilir, bir halkın iradesi ezilir, bir şehir sessizleşir.

Uyuşturucu bahanesiyle başka bir ülkenin yönetimine el koyan Amerika’da, bugün 20’den fazla eyalette esrar yasal.

Yani yasak sadece dışarıda geçerli. İçeride ticareti serbest.

Kısacası kural, hep başkaları için. Kendine gelince, her şeyin bir istisnası bulunur.

Bu tablo aslında demokrasinin değil, gücün resmidir. Ve güç, ne kadar büyük görünürse görünsün, denetimsiz kaldığında yozlaşır.

Tarih bu döngüyü defalarca yazdı. Roma, düzeni korumak bahanesiyle diktatörlük yetkilerini kalıcılaştırdığında çöküşün temelini atmıştı. Gücünü zulmetmek için kullanmış her imparatorluğun sonu, kendi bahanesine inanmasıyla başladı.

Bugün Amerika, dünyanın polisi gibi davranıyor.

Ama her polisin bir karakolu vardır, bir denetçisi, bir sınırı…

Dünya, böyle sınırsız bir güç kullanımını daha ne kadar kaldırabilir, kimse bilmiyor.

Kesin olan şu: Tarih, kibri not eder.

Ve o notlar, bir gün en güçlülerin bile ayağına dolaşır.

Film Önerisi: Syriana (2005, ABD)

George Clooney’nin başrolünde olduğu bu film, petrol üzerinden kurulan küresel düzenin karanlık tarafını anlatıyor.

Yolsuzluk, istihbarat oyunları, sözde demokrasi hamleleri ve büyük güçlerin küçük ülkelerde oynadığı yıkıcı senaryolar…

Syriana, Venezuela haberlerini izlerken hissedilen o iç sıkıntısının sinemasal hali.

Bir ülke için özgürlük sözüyle gelenlerin, aslında o ülkenin kaderini pazarlık masasında sattığını anlatıyor.

Dünya artık süslü gerekçelere inanmıyor. 

Demokrasi getiriyoruz diyerek ülkeleri yıkan sonra da enkazdan petrol çıkaran düzenin maskesi çoktan düştü.

Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in şu sözüyle nokta koyalım:

“Güçlünün gücü bir gerçektir, ama hukuk değildir. Hukuk, bu gücün sınırlandığı yerde başlar.”