Şifalı Para
Şifalı su, şifalı bitki, şifalı meyve… Bunları çok duyduk. İnsanın içini temizleyen, bedenine iyi gelen şeyler olarak anlatıldı.
Ama bir şey var ki, en az onlar kadar şifalı. Hatta belki daha fazlası…
Para!
Ama bir farkla. Para, yiyince değil, yemeyince şifalıdır. Tutunca değil, paylaşınca...
Ramazan boyunca bunu bir parça hatırladık. Sadakalar verildi, zekâtlar dağıtıldı, fitreler ulaştırıldı. Bir sofraya bir tabak daha kondu, bir çocuğun yüzü güldü, bir evde bir akşam daha huzur oldu.
Ama şimdi zor kısmı başlıyor. Çünkü Ramazan bittiğinde ihtiyaç bitmiyor.
O bir ay boyunca nefes alan insanlar geri kalan 11 ayda yine aynı hayatın içine dönüyor. Aynı kira, aynı borç, aynı çaresizlik.
Dini konularda ahkam kesecek yeterliliğe sahip değilim ama Kuran’ı okuduğumda bir şeyi net şekilde anlıyorum. Hiçbir amaca hizmet etmeyen, kenarda bekleyen ihtiyacımızdan fazla olan para, aslında bizim değil.
O para, bir başkasının ilacı. Bir annenin mutfağı, bir çocuğun defteri, bir yaşlının ilacı.
Biz onu birikim sanıyoruz. Ama bazen bir başkasının eksilen hayatı oluyor.
Mesele sadece yardım etmek de değil. Mesele, kendini o paranın sahibi sanmamayı öğrenmek.
Çünkü İslam, infak etmeyi bir sorumluluk olarak tarif eder. Fakat ne yazık ki bayramın hemen ardından, en hızlı unuttuğumuz şey paylaşmak oluyor.
Oysa bayram dediğin şey, sadece yeni kıyafet değil, eski alışkanlıkları değiştirebilmek.
Eğer Ramazan’dan geriye sadece birkaç güzel iftar fotoğrafı kaldıysa, hiçbir şey anlamamışız demektir.
Ama parayla kurduğumuz ilişki değiştiyse, işte o zaman bir şeyler olmuş demektir.
Kendimize dürüst bir soru soralım: Gerçekten ihtiyacımız olanla, sahip olduklarımız aynı mı?
Eğer değilse aradaki fark, bir başkasının şifası olabilir.
Film Önerisi: A Simple Plan (1998)
Üç sıradan insanın bulduğu bir çanta dolusu para… Ve o paranın, hayatlarını nasıl adım adım bozduğunu izliyoruz.
Film şunu çok net gösteriyor: Para, insanı bozmaz. İçindekini ortaya çıkarır.
Dürüstlük, yoklukta değil, imkân varken yapılan seçimlerde belli olur.
Şifalı olan para değil, paylaşımın kendisi. Ve biz, o şifayı dağıtmakla yükümlü insanlarız.
Paramızı, selamımızı, muhabbetimizi, dostluğumuzu paylaştığımız bir bayram olsun…