650 yıl sonra yine dünyayı titretti: Dosta güven, düşmana korku veren Mehter’in tarihi

NATO Zirvesi’ne damga vuran bir başlık da üye devlet liderlerini karşılayan mehter takımı oldu. "Dosta güven, düşmana korku" mottosunun simgeleşmiş kurumu olan mehter, Osmanlı tarihinde bir askeri bando takımının ötesinde karşı tarafa yönelik psikolojik savaş aracı vazifesi gördü.

Ensonhaber Ensonhaber
650 yıl sonra yine dünyayı titretti: Dosta güven, düşmana korku veren Mehter’in tarihi
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

36. NATO Liderler Zirvesi, üye 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla Ankara’da düzenlendi.

Zirvede ev sahibi Türkiye’nin diplomatik misyonu birçok başlıkta öne çıktı.

Ayrıca yine NATO Zirvesi kapsamında savunma sanayii başlığında NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu gibi yan organizasyonlar da Türkiye’nin savunma sanayii sektöründeki başarılarının uluslararası bir üst düzey platformda bir kez daha takdir toplamasını sağladı.

MEHTERAN TAKIMI İLE KARŞILAMA

Ankara’daki zirveye damga vuran başlıklardan biri de NATO liderlerinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne girişinde karşılayan mehteran takımıydı.

Mehteran takımı ile yeniçeri üniformalı görevlilerin de yer aldığı karşılama töreni, “200 yıl aradan sonra eski ve etkili protokol uygulandı” şeklinde esprili yorumlara da kapı açtı.

YUNAN BAŞBAKAN’DAN MANİDAR TEBESSÜM

Özellikle Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in mehter marşları çalınırken Külliye’ye doğru yürümesi, sosyal medyanın da en çok ilgi gösterdiği anlardan biriydi.

Miçotakis’in “Ceddin Deden, Neslin Baban” marşı çalarken tebessüm etmesi de gündem oldu.

"HEPSİ ÖVGÜYLE BAHSETTİ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zirve’nin ardından yaptığı açıklamada konuyla ilgili gelen bir soru üzerine "mehteran ve yeniçeri protokolü"nün Batılı liderlerin de hoşuna gittiğini belirterek şunları söyledi:

"Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken, 'Gerçekten muhteşemdi' dediler. Hatta bazıları, 'Biz yeniçerilerinizi tanırız' dediler."

ORDUNUN HAREKET RİTMİ

Dünyanın en eski bandolarından olan ve kurumsal anlamda Sultan I. Murat döneminde oluşturulan mehter teşkilatının, Osmanlı ordusunda sanıldığından daha çok ve önemli görevleri vardı.

Üflemeli ve vurmalı çalgılardan oluşan mehter takımı, yalnızca kendi askerinin motivasyonunu arttırmanın ötesinde savaşta ordunun manevra ritminin de belirlenmesi ve bunu müziğin ritmiyle tüm ordu mensuplarına “aktarması” gibi kritik misyonları da uyguluyordu.

PROTOKOL GEÇMİŞİ DE ESKİ

Savaş dışında da görevleri olan mehter, NATO Zirvesi’nde de sembolik bir şekilde uygulandığı gibi Osmanlı Devleti’nin sembollerinden biri olarak devlet törenlerinde yer alıyordu.

Ayrıca saati duyurma ve eğlence amaçlı birçok işlevi de yerine getirdi.

İSTANBUL’UN FETHİ’NDE "CENG-İ HARBİ"

Fatih Sultan Mehmed’in çok önem verdiği mehter takımının, İstanbul’un fethi sırasında da kritik bir görevi vardı.

İstanbul’un kuşatılması sırasında verilen saldırı emirleri, mehter takımının “Ceng-i harbi” bestesini icra etmesiyle başladı.

Davullarla çalınan ritmik bir yapıdan oluşan “Ceng-i harbi”, savaşın başladığını haber veren bir işaret niteliği taşıyordu.

YENİÇERİ OCAĞI İLE KAPATILDI

Yüzlerce yıl Osmanlı’ya hizmet eden mehteran takımı, Sultan II. Mahmud’un 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmasıyla birlikte kapatıldı.

Bu dönemde, mehter teşkilatı yerine Avrupa devletlerindeki askerî bandolarına benzeyen "Mızıka-yı Hümâyûn" adında bir teşkilat kuruldu.

MEHTER ETKİSİ

Mehterin etkisi, yalnızca yüksek sesinden değil, planlı bir akustik düzeninden kaynaklanıyordu.

Develer üzerinde taşınan dev kösler ve nakkarelerden yükselen güçlü sesler, Osmanlı ordusunun savaş alanına varmasına kilometreler kala karşı tarafa etkisini hissettiriyordu.

DÜŞMANA KORKU

Tarihçiler tarafından bu seslerin düşman üzerinde kaygı ve tedirginlik oluşturduğunu, savaş başlamadan önce psikolojik üstünlük sağladığını değerlendiriyor.

Sesin yanı sıra mehterin yürüyüş düzeni de bu etkinin tamamlayıcı bir parçasıydı.

Ağır ama kararlı adımlarla ilerleyen mehter eşliğindeki Osmanlı birlikleri, karşı tarafa durdurulamaz ve disiplinli bir ordunun yaklaştığı hissini veriyordu.

Özellikle kuşatmalarda gece gündüz süren mehter sesleri, kuşatılan kalelerin içindeki askerleri uykusuz bırakıyor ve morallerini bozuyordu.

DOSTA GÜVEN

Mehter, Osmanlı askerleri için ise çok güçlü bir motivasyon kaynağıydı.

Çaldığı marşlar, savaş meydanında korkunun yerini dayanışma ve kararlılığın almasını sağlıyordu.

Psikoloji araştırmaları, ritmik müziğin grup uyumunu ve cesareti artırdığını gösteriyor.