Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Yaptırımlar konusunda yakında bir neticeye ulaşacağız

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına ilişkin sorunların çözümü konusunda diplomatik temasların sürdüğünü belirterek, "İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız" dedi. Fidan, Türkiye'nin milli güvenliğinden taviz vermeyeceğini vurguladı.

Ensonhaber Ensonhaber
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Yaptırımlar konusunda yakında bir neticeye ulaşacağız
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması ve savunma alanındaki kısıtlamaların sona erdirilmesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

CAATSA yaptırımları ile F-35 programına ilişkin sürecin olumlu yönde ilerlediğini belirten Fidan, iki ülke liderinin ortaya koyduğu iradenin çözüm açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

TRUMP'IN TÜRKİYE ZİYARETİ NEDEN ÖNEMLİ?

“Sayın Trump'ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak Türkiye'ye resmi ziyaret yapması ki bu resmi ziyareti tabii zirveden ayırmak gerekiyor. İlk gün resmi ziyaret oldu 7 Temmuz'da ve yaklaşık 6 saat süren bir diyalog vardı ortada programın tamamında. Gelmeden önce kendisi halka ifade ettiği için bizim artık söylememizde de beis yok, gerçekten Cumhurbaşkanımız olduğu için geldi. Yani onu kendisi söyledi. Bu önemli bir husus. Yani biz çoğu zaman ifade ediyoruz, bazı çevreler bunu anlamamakta ısrar ediyorlar ama Cumhurbaşkanımızın uzun erimli liderliği ve dünya liderleri arasındaki bulunduğu yer, Türkiye'nin imajı bakın neleri beraberinde getiriyor. Bu fevkalade önemli bir şey. Yani bu derece güçlü bir liderlik artık Türkiye'nin milli bir değeri ve bizim bir uluslararası kabiliyetimiz haline geldi. Şimdi bu Türk diplomasisi için muazzam bir katkı. Trump'ın da bunu ifade ediyor olması aslında bunu bir şekilde perçinliyor.”

YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI VE F-35 TEDARİKİ

“Beklentimizi aslında Sayın Trump ifade ediyor. Yani biz baştan beri hiçbir şekilde müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz. Bunlar siyasi veya idari kararlar olmamalı. Ha teknik olarak firmalar, kurumlar alışverişte anlaşırlar, anlaşamazlar o başka bir konu. Ama en başta seçilmiş siyasal liderlik ve işte kongre, bizde parlamento, bu konuda engelleyici bir rol oynamamalı müttefikler arasında. Türkiye baştan beri liderliğiyle, parlamentosuyla bu fikirde. Şimdi bu noktada biliyorsunuz uzun bir zamandır bize yapılan ilan edilmemiş ve edilmiş yaptırımlar vardı Avrupa başkentlerinde veya Amerika'da. Bunları sistemli bir şekilde kaldırmaya yönelik çok ciddi diplomatik çalışmalarımız oldu. Çok şükür bunu daha önce başka vesilelerle de söyledim, Avrupa'da artık bunu bir sorun olmaktan çıkardık. Amerika'da idari kararlarla alınabilecek konular da çok şükür sorun olmaktan çıktı. Ama yasayla bağlanmış bir iki tane konu var. CAATSA bunlardan biri. F-35'le ilgili konu da bunlardan biri. Şimdi bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda da uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.”

"BAZI ÜLKELERİN LOBİ FAALİYETLERİNİ GÖRÜYORUZ"

“Türkiye'nin dostu olduğu kadar hasmı da çok, sevmeyeni de olabiliyor zaman zaman. Bazı ülkelerin Amerika nezdinde lobi faaliyetlerinde bulunduğunu da açıkçası görüyoruz. Şimdi yani Türkiye'nin bu kadar saygınlık kazandığı, etki ürettiği bir yerde başkaları da farklı şekilde harekete geçiyorlar. Amerikan siyasetinin yine yani Türkiye'nin önemiyle onlara etki eden negatif manadaki aktörlerin çabası arasında bir ikilem içerisinde kalacağı bir sürece giriyoruz. Bunu yönetmek de diplomasinin işi, zaten bizler de bunun için varız. İnşallah bunu daha ileri bir şekilde çözeceğiz.”

"TÜRKİYE'NİN HİÇBİR KONUDA YAPTIRIMA TABİ OLMAMASI GEREKİYOR"

“İfade ettiğim gibi yani özellikle ben kendi adıma konuşacak olursam yani bakan olduğum günden itibaren 4-5 tane önemli başlık var benim gündemimde, ödev olarak kendime gördüm. Bir defa Türkiye'nin hiçbir konuda yaptırıma tabi olmaması lazım. Bunun için de bütün kurumlarımızdan nitelikli verileri alıp kim hangi konuda sıkıntı çekiyor onları görmemiz gerekiyordu diğer alanlarda olduğu gibi.

Biz bu envanter oluşturmayı tamamladıktan sonra çok sistemli çalışmaya başladık ülkeler nezdinde. Birçok çalışmanın perde gerisinden sessizce yürütülmesi gerekiyor, yani bunları açıktan onları da zor durumda bırakacak belli noktalarda yürütmemek gerekiyordu. Zaman zaman tabii ki bunu açıktan konuştuğumuz anlar da oldu ama çok şükür ifade ettiğiniz ülkeler teker teker bu konuda pozisyonlarını değiştirdiler. Çünkü bizim ortaya koyduğumuz çok ciddi nitelikli bir ortaklık var her alanda. Yani Türkiye güvenilir, güçlü ve bölgesinde etkin bir ülke. Yani böyle bir ülkeyle siz ortak müttefik olmayacaksınız da kiminle olacaksınız?”

"TÜRKİYE ALTERNATİFSİZ BİR ÜLKE DEĞİL"

“İkincisi şu da mümkün, biz tabii bunlara uygun politikalar geliştiriyoruz. Şunu anlamaları gerekiyor: Türkiye kendi milli güvenliğinden asla ve asla taviz vermez. Yani birçok konuda uzlaşabiliriz ama milli güvenliğimiz bizim için birinci derecede önemli bir konu. Eğer biz kendi müttefiklerimizle belli yetenekleri elde etme veya geliştirme konusunda sıkıntı yaşıyorsak biz orada beklemeyiz, biz alternatif alanlara da döner bakarız.

Müttefiklerimiz bunu da gördüler, yani aslında Türkiye yani alternatifsiz bir ülke değil. Yani gerçekten artık daha sağlıklı düşünülmesi gerekiyor. Biraz da normal politikanın etkisinden kurtulması gerekiyor.”

"F-110 MOTORLARIYLA İLGİLİ YASAL BİLDİRİM SÜRESİ DOLDU"

“Bakın ben şunu söyleyeyim, özellikle Avrupa parlamentolarında Türkiye'deki siyasal bölünme Avrupa parlamentolarına ithal ediliyor. Bazen bizde muhalefette olan görüş başka bir Avrupa parlamentosunda ve ülkesinde iktidarda olabiliyor. Bu gerçekten çok etkili olabiliyor. Ülke parlamentolarında değil, Avrupa Birliği parlamentosunda da biz bunu görebiliyoruz.

Dolayısıyla aslında belli yerlerde yüksek stratejiyle iç siyaseti ayırabilme yeteneğini de geliştirmek gerekiyor. Bunu uygun dille ve kavramlarla, stratejilerle karşı tarafa da anlatmak gerekiyor. Başka dış politika organları vardı, konuları vardı, onlarla teati ederek götürdük. Yani F-110 motorlarıyla ilgili kongrenin yasal bildirim süresi de dün itibariyle doldu, yani inşallah bundan sonra bir sonuç çıkmamasını bekliyoruz.”

"İRAN SAVAŞININ YAYGINLAŞMA İHTİMALİ VAR"

“Şimdi İsviçre'de Pakistan arabuluculuğuna mutabakat imzalandığında o mutabakata baktığımızda, o 15 maddeye, gerçekten genel ifadelerle yazılmış birçok konu var. Şimdi boğazın açılması meselesi en önemli şartlardan biriydi ve taraflar bu şekilde hareket ettiler.

Tabii uygulamada her iki tarafın da farklı anladığını çünkü ben dün Sayın Arakçi'yle bu konuyu çok uzun konuştum. Kendisi arayıp izah etme ihtiyacı da hissetti. Çünkü çatışmaların yaygınlaşma ihtimali de var. Neden onlar ilk önce birkaç gemiye saldırdılar, sonra Amerikalılar da tabii misilleme yaptılar. Yani bu giderek bir yaygınlaşmaya maalesef. Burada boğazdaki geçiş regülasyonunun bir şekilde ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Şu anda detaya girmek istemiyorum, yani kendileri ifade ettikleri için, yani kimlerle hangi aktörlerle görüşecekler. Hafta sonu Umman'da bir araya gelecek Ummanlı mevkidaşıyla Sayın Arakçi. Orada çünkü boğaza baktığınız zaman bir tarafında İran, bir tarafında Umman var.”

"BU HAFTA ÇÖZÜME ULAŞILABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

“Şimdi İran'ın uluslararası suların kendi hakkı var 12 mil. Umman tarafının var, bir de arada kalan yaklaşık 20 mile yakın başka bir alan var. Şimdi hangi alan kullanılacak, nasıl kullanılacak, burada bir şey var, farklılık var. Bunun detayına girmek istemiyorum. Buradan hareketle bir taraf kendinden habersiz bir şey yapıldığını düşündü, öbür taraf da İran geçişi engelliyor dedi ve çatışma başladı.

Dün itibariyle yapılan hani iletişim neticesinde taraflar arasında şu anda bir sessizlik sürecine girildi. Ama bunun şeye bağlanması gerekiyor, tekrar bir ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Hafta sonu itibariyle ben bir çözüme ulaşılabileceğini düşünüyorum, bu geçişteki anlayış farklılığının izale edilmesi hususunda.”