Hatay'da husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurulan 19 yaşındaki genç öldü
Antakya ilçesinde aralarında husumet bulunduğu öne sürülen iki genç arasında sokak ortasında çıkan tartışmada, pompalı tüfekle vurulan 19 yaşındaki Mehmet Arda Yaman hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan ve 7 suç kaydı bulunduğu öğrenilen şüpheli M.B., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Hatay'ın Antakya ilçesinde 19 yaşındaki Mehmet Arda Yaman ile husumetlisi 20 yaşındaki M.B., Ekinci Mahallesi Mezarlığı'nda buluştu.
Taraflar arasında çıkan sözlü tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü.
KANLAR İÇİNDE YERE YIĞILDI
M.B., araçtan aldığı pompalı tüfekle Yaman'a doğru ateş etmeye başladı.
Sol bacak kasık bölgesi ile sağ kol üzerinde çok sayıda saçma isabet eden Yaman kanlar içinde yere yığılırken M.B., aracına binerek olay yerinden uzaklaştı.
TÜM ÇABALARA RAĞMEN KURTARILAMADI
Pompalı tüfekle sokak ortasında infaz edilen genç Yaman'ın o anları, cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olayı gören vatandaşların ihbarı ile adrese polis ve ambulans ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalesinin ardından kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden genç, Paşaköy Mahallesi Mezarlığı'na defnedildi.

ŞÜPHELİ YAKALANARAK GÖZALTINA ALINDI
Olayın şüphelisi M.B., polis ekiplerinin geniş çaplı incelemelerinin ardından yakalanarak gözaltına alındı.
Yapılan incelemede, M.B.'nin 7 suç kaydı olduğu, olayda hayatını kaybeden Yaman'ın ise taksirle yaralama ve kasten yaralama suçlarından 2 suç kaydı olduğu öğrenildi.
"BİZİM CANIMIZ YANDI AMA KİMSENİNKİ YANMASIN"
Olayda can veren torunuyla hayallerinin yarım kaldığını anlatan dede Demirel Yaman, şu sözleri kullandı:
"Ben dedesiyim. Arda, delikanlı bir çocuk ve elindekini al ye, o şekilde bir çocuktu. Bugüne kadar kimseyle husumeti bir şeyi yoktu. Arda'yı 6 ay sonra askere gönderecektim. Bana askere giderken aracı ben süreceğim dediğinde ben de oğlum ehliyetini al, bin git' dedim. Arabam zaten senindir.
Torunuma bunu yapan Allah'ından bulsun. Hayalleri vardı. Dede beni sev evlendireceksin dediğinde ben de ona, sen hayırlısıyla askerliğini yapıp geldiğinde seni evlendireceğim dedim.
Ben seferden geldiğimde torumun hemen gelip elimi öperdi. Bizim canımız yandı ama kimseninki yanmasın, bu delikanlılara mukayyet olalım. Bu canları bir daha yakmasın. Katile en ağır ceza verilsin. Böyle kişiler bir daha dışarıya çıkmasın. Ben öldüm, yandım ve kimse de yanmasın."

"KATİLİN İÇERİDE OLMASI ANNENİN YÜREĞİNİ SOĞUTMASA DA BİR DAMLA SU SERPEBİLDİ"
Verilecek cezanın olayda ölen Arda'nın annesinin yüreğindeki acıyı bir nebzede olsa rahatlatacağını ifade eden Erhan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Biz buradayken arkadaşıyla kavga etmiş ve bıçaklanmış diye duyduk. Daha sonra silahlı olduğunu öğrendik. Bu bizi ayrı bir üzdü.
Her ne olursa olsun bizim de gençlerimiz ve ailemiz var. Bu süreçte de böyle durumla karşılaşmak bizi vicdanen daha çok rahatsız etti.
Bir annenin, bir evladını gömmesinin ne demek olduğunu bütün anneler çok iyi bilir muhakkak. Bu kurşun bir gence değil, bence bütün annelere atılmıştır. Arda; saygılı, efendi, büyüğünü, küçüğünü ve yerinde konuşmasını bilendi.

"UMARIM EN AĞIR CEZAYI ALIR"
Yaşı küçüktü, 18'ine yeni girdi ama 30 yaşında bir insan gibi muhabbet etmesini bilir. Son zamanlarda benim yeğenimle samimi bir dosttu.
Yeğenim uzman çavuş olunca ben de olacağım diyordu. Ben de askere gideceğim derken böyle güzel hayalleri vardı. Güzel hayaller de böyle yıkılıp gitti.
Umarım bu kişi en ağır cezasını alır. Katilin içeride olması annenin yüreğini soğutmasa da bir damla su serpebildi.
Gerekeni devletin yapacağına inanıyorum. Böyle silahların ulu orta satılmaması gerektiğine de inanıyorum. Herkese silah verilmemesi gerektiğine de inanıyorum."