Karadeniz'in incisi Amasra: Tarihi ve doğasıyla unutulmaz bir rota

Bartın'ın gözde ilçesi Amasra; binlerce yıllık tarihi, masmavi koyları, eşsiz manzaraları ve yöresel lezzetleriyle Karadeniz'in en özel destinasyonları arasında yer alıyor. Roma'dan Ceneviz'e uzanan mirası, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle ziyaretçilerine dolu dolu bir gezi deneyimi sunuyor.

Aslı Didari Aslı Didari
Karadeniz'in incisi Amasra: Tarihi ve doğasıyla unutulmaz bir rota
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Bir "müze kent" mi demek gerek yoksa bir "Karadeniz masalı" mı?

Bartın iline bağlı Amasra, Batı Karadeniz’e kıyısı olan turistik bir ilçe.

Karadeniz'in kıyısında, yemyeşil doğayla masmavi denizin buluştuğu Amasra, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

YAZ-KIŞ TURİST İLGİSİ

Bartın'a bağlı ilçe; tarihi yapıları, dar sokakları, doğal limanları ve kendine özgü mutfağıyla sadece yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde ilgi görüyor.

Yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Amasra, bugün hem tarih meraklılarının hem de doğaseverlerin vazgeçilmez rotalarından biri olmayı sürdürüyor.

İlçede gezilecek yerler arasında ilk sıralarda Amasra Kalesi, Kemere Köprüsü, Barış Akarsu Parkı ve Amasra Müzesi yer alıyor. Kale surlarının arasından yükselen 8. yüzyıldan kalma bir Bizans kilisesi, yeni Fatih Camii olarak geçmişin izlerini günümüze taşırken, ana karaya Kemere Köprüsü ile bağlanan Boztepe Adası ise kartpostalları aratmayan manzarasıyla özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktaları arasında bulunuyor.

TARİHİN İZLERİ SOKAK ARALARINDA YAŞATILIYOR

İlçenin simgesi haline gelen Amasra Kalesi, antik dönemden günümüze ulaşan en önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan kale, ziyaretçilerine hem tarihi bir atmosfer hem de Karadeniz'e hakim eşsiz bir manzara sunuyor. Kale içerisinde bulunan Fatih Camii ve tarihi sokaklar ise geçmişin izlerini bugüne taşıyor.

KEMERE KÖPRÜSÜ, İKİ YAKAYI 2 BİN YILDIR BULUŞTURUYOR

Amasra'nın en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan Kemere Köprüsü, Roma döneminden günümüze ulaşan önemli yapılardan biri. Boztepe Adası'nı ana karaya bağlayan tarihi köprü, hem mimarisi hem de bulunduğu konum sayesinde ilçenin simgeleri arasında gösteriliyor.

BOZTEPE'DEN KARTPOSTALLIK MANZARALAR

Kemere Köprüsü'nü geçen ziyaretçiler, Boztepe'nin seyir noktalarından Amasra'nın iki doğal limanını aynı anda izleme fırsatı yakalıyor. Gün batımında oluşan manzara ise fotoğraf tutkunlarının en çok ilgi gösterdiği görüntüler arasında yer alıyor.

ÇEKİCİLER ÇARŞISI'NDA EL EMEĞİ ÜRÜNLER

Amasra'nın kültürel kimliğini yaşatan noktalardan biri de Çekiciler Çarşısı. Ahşap işçiliğinin yüzlerce yıllık geleneğini sürdüren çarşıda el yapımı mutfak gereçlerinden dekoratif ürünlere kadar çok sayıda hediyelik eşya bulunuyor. Bölgeyi ziyaret edenlerin uğramadan dönmediği yerlerden biri olarak öne çıkıyor.

Ancak modern zamanın modası Çekiciler Çarşısı'nın bir bölümünü ele geçirmiş ve Çin ürünü hediyelikler de baş göstermeye başlamış durumda.

SADECE AMASRA DEĞİL, ÇEVRESİ DE KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR

İlçeye yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Güzelcehisar Lav Sütunları, milyonlarca yıl önce oluşan bazalt yapısıyla dünyanın sayılı jeolojik miras alanları arasında gösteriliyor. Doğa yürüyüşü yapmak ve farklı manzaralar görmek isteyenler için bu rota da Amasra gezisinin önemli duraklarından biri oluyor.

DENİZİN VE LEZZETİN BULUŞTUĞU ADRES

Amasra, doğal koyları sayesinde denize girmek isteyenlere de farklı seçenekler sunuyor. Küçük Liman ve Büyük Liman çevresindeki plajlar, yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Günün sonunda ise taze Karadeniz balıkları ve ünü Türkiye sınırlarını aşan Amasra salatası, ilçenin gastronomi deneyimini tamamlıyor.

SOSYAL MEDYADA İLGİ ODAĞI

Amasra'nın doğal güzelliklerini sosyal medya hesaplarında paylaşan içerik üreticileri, ilçenin her mevsim farklı bir yüzünü ortaya koyuyor. Sisin denizle buluştuğu sabahlar, gün batımında kızaran gökyüzü ve tarihi dokunun oluşturduğu manzaralar, ziyaretçilerin ilçeye hayran kalmasının en önemli nedenleri arasında gösteriliyor.

"AMASRA'NIN MANZARASI BİZİ BİLE HER SEFERİNDE ŞAŞIRTIYOR"

Amasra'nın doğal güzelliklerini sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere tanıtan Salih Polatoğlu, yaşadığı ilçeye duyduğu bağlılığı anlatırken Amasra'nın her mevsim farklı bir güzellik sunduğunu söylüyor.

Polatoğlu, Amasra'nın denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde konumlandığını, iki yanında doğal liman görevi gören koyların ve ana karaya Kemere Köprüsü ile bağlanan Boztepe Adası'nın ilçeye eşsiz bir görünüm kazandırdığını belirtiyor.

3 BİN YILLIK TARİH

Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi, köklü balıkçılık kültürü ve geleneksel ahşap işçiliğiyle Amasra'nın Batı Karadeniz'in en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu ifade ediyor.

Yıllardır Amasra'da yaşamasına rağmen doğanın kendisini hâlâ şaşırtmayı başardığını dile getiren Polatoğlu, "Denizin, gökyüzünün ve kara parçalarının oluşturduğu renkler ile ışık oyunları her gün farklı bir tablo ortaya çıkarıyor. Karşıma öyle manzaralar çıkıyor ki ben bile her defasında yeniden hayran kalıyorum. Bu görüntüler, Karadeniz'in güçlü karakterini, doğanın büyük ölçüde korunmuş yapısını ve Amasralıların çevreye gösterdiği özeni yansıtıyor." ifadelerini kullandı.

BALIK DİYARI

Biz de şunu söyleyelim: Amasra’da otel ve pansiyonlarda konaklama imkanı var. Yerel balık restoranlarında taze ve leziz menüler sizi bekliyor. Konaklama tesislerinin plajlarından ya da halka açık sahillerden denize girmek mümkün.

AMASRA KALESİ:

İki mahalleden oluşan yerleşimin olduğu Kale, günün her saatinde ziyaret edilebiliyor; akşamüstü ve gün batımı saatlerinde manzara görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Amasra Kalesi, yerleşimli kalelerde 2013'den bu yana UNESCO Dünya mirası geçici listesinde yer alıyor.

KEMERE KÖPRÜSÜ:

Kemere Köprüsü, Amasra’nın en çok fotoğraflanan noktalarından biri. Kemere Köprüsü merkezden yürüyerek 7 dakika sürüyor.

ÇEKİCİLER ÇARŞISI:

Amasra ve çevresinde fındık, ceviz ve zeytin ağacı bol bulunduğundan bu ağaçların sert odunu çekicilik için tercih edilmektedir. Bölgede yüzyıllardır sürdürülen bu zanaat, bugün hâlâ Çekiciler Çarşısı’nın dükkânlarında yaşatılmaktadır. Amasra Kalesi girişine çok yakın.

GÜZELCEHİSAR LAV SÜTUNLARI:

Lav sütunlarının yanı sıra Güzelcehisar köyü; temiz kumsalı, yeşille çevrili kıyı şeridiyle ilgi çekiyor. Amasra-Bartın günü planlanırken lav sütunlarını da dahil etmek mümkündür.

KÜÇÜK LİMAN PLAJI:

Küçük Liman Plajı, Amasra’nın restoranlarına, kafelerine ve tarihi alanlarına en yakın yüzme noktası. Amasra Kalesi: yürüyerek 8 dakika.

Bozköy Çakraz Plajı'nda yerleşim yok.

Çakraz ve Göçkün plajları da eski balıkçı köyleri.

TAVŞAN ADASI:

Amasra yarımadasının kuzey tarafında, sahilden yalnızca 150-200 metre açıkta küçük bir ada. Ada üzerinde Bizans dönemine ait bir manastır kalıntısı da bulunuyor.

Bir zamanlar adada fok balığı popülasyonu olduğu için, eski adı ve denizcilik haritalarında geçen adı Ayıbalığı Adası. Ancak foklar gidip tavşanlar yaşamaya başladıktan sonra adı "Tavşan Adası" olarak anılıyor.

İyi hava koşullarında kayık veya tekneyle adaya geçmek mümkün. Ancak Tavşan Adası, bugün doğal koruma alanı içinde ve izinsiz çıkılması yasak.

GEZİ TEKNELERİ MEŞHUR

Amasra Kalesi'ni, Tavşan Adası'nı ve koylarını denizden görmek isteyenler için büyük limanda gezi tekneleri mevcut.

KEMERDERE KÖPRÜSÜ:

Roma döneminde inşa edilen yollar ağının bir parçası olan tarihi bir kemer köprüsü, yarımadayı karaya bağlıyor.

BEDESTEN:

Amasra’nın görünür tarihi anıtlarının çoğu Ceneviz veya Osmanlı dönemine ait. Aski adıyla Amastris’in Roma dönemindeki en önemli kamusal binası.

AMASRA MÜZESİ, BİNLERCE YILLIK GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR

Amasra Müzesi'nde Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda eser sergileniyor. Arkeolojik buluntuların yanı sıra etnografik eserlerin de yer aldığı müze, ilçenin tarihini yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için önemli duraklardan biri.

1925 yılında kurulan Amasya Müzesi önceleri muhtelif binalarda hizmet verdi. 1977 yılında şimdiki modern binasına taşınarak, 1980 yılında ziyarete açıldı. Müze teşhirinde; Geç Neolitik Erken Kalkolitik Çağ’dan itibaren Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit, Pers, Helenistik, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerine ait 13 ayrı medeniyetin eserlerini bir arada görmek mümkün. Müzede sergilenen eserlerden en ilgi çekici olarından biri Hitit Hançeri, diğeri ise birkaç yıl önce günyüzüne çıkartılar Aphroditemsi Nymphe (Su Perisi) Heykeli.

Şehir merkezinde bulunan Amasya Müzesi, şehrin her yerinden yürüyüş mesafesinde.

AMASRA KAZILARI

Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti'nde bulunan Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık stoa yapıyı (sütunlu galeri) yeniden ayağa kaldırmak için restorasyon çalışması yürütülüyor.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 2 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu.

BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan çalışmalarda, doğal afetler sonucu yıkılan Roma dönemine ait, boyu 9 metreyi bulan mermer sütunlarıyla dikkati çeken stoa yapı bulunduğu belirlendi.

KUŞ KAYASI YOL ANITI

Roma dönemi yapısı Kuş Kayası Yol Anıtı, eski yol üzerinde turlarım uğrak noktası. Devamında Fatih Sultan Mehmet'in 1460 yılında Amasra'yı fethi öncesi kente yukardan baktığı ve lalasına "Lala lala, Çeşm-i Cihan (Dünyanın gözü) bu mu ola" diye söylediği rivayet olunan "Bakacak Tepesi Bakı Noktası" Amasra'ya giriş noktasıdır.

DİREKLİKAYA

Antik deniz feneri Direklikaya Küçükliman'nın uğrak noktalarından biridir. Burası aynı zamanda hem yüzme alanı hem de buluşma yeri görevi görür. Fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez uğrak noktaları arasında yer alır.  Günbatımının manzaralarının çekimi için idealdir.