Müellifi ve mütercimi belirsiz olan, Acâyibü’l-Mahlûkât ve Garâyibü’l-Mevcûdât 15. yüzyılda Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış. Bu türe dair yazılmış pek çok daha önce transkribe edilmiş olsa da ilk kez bu denli kapsamlı bir biçimde günümüz Türkçesine aktarıldı.
Öğretim görevlisi Gamze Çelik Başaran tarafından günümüz Türkçesine aktarılan bu eser, özel bir edisyondan geçerek sözlük formatına getirildi ve Acayip Yaratıklar Sözlüğü ismini aldı.
“Biz, okuyana ve işitene, dünyanın dört bir yanını gezmeden bütün yaratılanların acayipliklerini aktarmak için bu kitabı hazırladık." diyen yazar, göklerdeki ve yerlerdeki acayiplikler; mitolojik ögelerle, olağanüstü unsurlarla, acayip hikayelerle süslenerek okura sunuyor.
Günümüz Türkçesine uyarlandı
15. yüzyılda yazılan ve günümüz Türkçesine ilk kez uyarlanan Acâyibü’l-Mahlûkât ve Garâyibü’l- Mevcûdât yüzyıllar öncesinin en önemli bilimsel kaynaklarından biri olarak kabul ediliyordu. Evrenin nasıl kurulduğundan tutun da bir sivrisineğin işlevlerine kadar açıklayıcı bilgiler sunan bu eser coğrafya, kozmografya, tıp, astroloji, matematik gibi pek çok bilim dalından yararlanılarak oluşturulmuştur.
Gerçek ile kurgunun kusursuz uyumu
Bunun yanında esere çeşitli mitler, halk hikâyeleri, hadisler, menkıbeler ve mesneviler de kaynaklık etmektedir. Mucizeleriyle menkul peygamberlerden dünyaya hükmeden padişahlara; cinlerden devlere, insanlardan meleklere; ejderha ve simurg gibi garip hayvanlardan şifalı bitkilere kadar o dönem için insan aklının almayacağı yüzlerce madde bu eserde toplanmıştır.
Zamanın sınırlarını zorlayan bu eseri okurken, insanın anlam arayışının kökenlerine inecek, din ile mitolojinin, gerçek ile kurgunun kusursuz uyumuna şahitlik edeceksiniz.

Sayfa: 336
Hayret uyandıran replikler
Arapça bir tamlama olan “acâyibü’l-mahlûkât”, “yaratılmış olan şeylerin hayret uyandıran gariplikleri” anlamına gelir. Arap, İran ve Türk edebiyatında farklı şair ve yazarlar tarafından kaleme alınmış birçok örneği olan bu tür, ana hatlarıyla yazıldığı çağın coğrafyası ve kozmografyası hakkında ansiklopedik bilgiler içermektedir.
Bu tür üzerine çalışan Günay Kut’un verdiği bilgilere göre konu bakımından İslam edebiyatlarının ortak ürünü olan acâyibü’l-mahlûkâtın özü Aristoteles (MÖ 384-322), Batlamyus (ö. 85/165) ve Aristoteles’in öğrencisi olan, bitkiler üzerine yürüttüğü deney ve araştırmalarla tanınan Yunan filozofu Teofras- tos’tur (MÖ 372-287). Bu tür üzerine kaleme alınmış metinler ve çalışmalar, ana hatlarıyla Teofrastos’un eserlerine dayanmaktadır.
Evrensel ölçekte bilgiler
Konu bakımından öncelikle eski Yunan’da gelişen bu tür, İs- lam’ın da etkisiyle Kur’an-ı Kerim, hadisler, peygamberlerin hayat hikâyeleri ve dinî anlatılarla hızla genişler ve bir noktada Arap, Fars ve Türk literatüründe kendisine yer açar.
Bu noktada acâyibü’l-mahlûkât türü evrenin yaratılışı, gökler, denizler, nehirler, dağlar, yaratıklar, hayvanlar gibi konuları içeriğine dâhil ederek birçok bilgiyi muhtevasında toplar.
Söz konusu bu tür, evrendeki her şeyin, tüm varlıkların, gerçek ve hayali yüzlerce unsurun yer aldığı; coğrafya, botanik, zooloji, tıp, matematik, astronomi gibi birçok farklı disiplinde yerel veya evrensel ölçekte bilgilere içeriğinde yer veren bir eser olarak değerlendirilebilir.

Demirbaş numarası ile kayıtlı kitap
Türle aynı ismi taşıyan, 15. yüzyılda Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış ve elinizde tuttuğunuz kitap bağlamında temel aldığımız Acâyibü’l-Mahlûkât ve Garâyibü’l-Mevcûdât nüshası; Millet Yazma Eser Kütüphanesi, Ali Emiri, Tarih 897 demirbaş numarası ile kayıtlıdır.
Kitap sayfası için iletişim:
ergul.tosun@ensonhaber.com