Dün akşam saatlerinde hayatını kaybeden Türk şiirinin usta ismi Sezai Karakoç'un, okurlar tarafından ilgiyle okunan, beğenilen şiirleri var. Fakat bunlar arasında bazıları var ki okurların hafızasında yer edinmiştir.
Mona Roza şiirinden sonra son zamanlarda sürekli dinlenen ve paylaşılan başka bir şiiri daha var:
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da severek seslendirdiği şiiri hatırlayalım...
Ruhu şad olsun...
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine
Gelin gülle başlayalım atalara uyarakBaharı koklayarak girelim kelimeler ülkesineBir anda yükselen bir bülbül sesi-Erken erken karlar ortasındaGüneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-Bana geri getirir eski günleri...Paslanmış demir bir kapı açılırKüf tutmuş kilitler gıcırdarkenTa karanlıklar içinde birdenBir türkü gibi yükselirsin senFısıldarım sana yıllarca içimde birikenSöyleyemediğim ateşten kelimeleriŞuuraltım patlamış bir bomba gibiSaçar ortalığa zamanınAğaran saçın toz toprağınıBana ne Paris'tenNewyork'tan Londra'danMoskova'dan Pekin'denSenin yanındaBütün türedi uygarlıklar umurumda mıSen bir uygarlık oldun bir ömür boyuGeceme gündüzümeGözlerinLale Devrinden bir pencereEllerinBaki'den Nefi'den Şeyh Galib'denKucağıma dökülenAltın leylak
III
Ölüler gelmiş çitlembikler sarmaşıklarlaTırmanmışlar surlarıma burçlarımaKimi ırmaklardan yansımaKimi kayalardan kırpılmaKimi öteki dünyadan bir çarpılmaİçi ölümle doluDönen bir huniDoğarken güneşKesilmiş ölü yüzlerdenBir mozayik minyatürlerdenDokunur tenimizeSoğuk bir azrail ürpertisiyle ayVe birden senin sesin gelir dört yandanMenekşe kokulu sütunlardanKomşu dağlardaki nergislerden leylaklardanGözlerine ait belgeler sunulurEy aşkın kutlu kitabıUçarı hayallere yataklık edenPeri bacalarının yasağıGönlümün celladı acı mezmurBana bıraktığın yazıt bu mudurÖlüm geldi bana düğün armağanın gibiSenden bir gökSenden yıldızlar ördülerAteş böcekleriO gece dört yanımaEy bitmeyen kalbimin samanyolu destanıSen bir anne gibi tuttun ufuklarıVe çocuklar gülle anne arasındaSeninle güller arasındaTuhaf bir ışık bulup eridilerÇocuklar dağ hücrelerinde erdilerAramızdaki sırraBir de ay ışığında büyüyen fısıltılarGençlik monologlarıSeni alıp kaybolmuş zamanın çağıltısındanBana getirenYasamız vardıÖfkeyle yazardın sen bir yüzüneÖlür ölür okurdum öbür yüzünde ben
IV
Senin kalbinden sürgün oldum ilkinBütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreğiBütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışındaSana geldim ayaklarına kapanmaya geldimAf dilemeye geldim affa layık olmasam daUzatma dünya sürgünümü benimGüneşi bahardan koparıpAşkın bu en onulmazından koparıpBir tuz bulutu gibiSavuran yüreğimeAh uzatma dünya sürgünümü benimNice yorulduğum ayakkabılarımdan değilAyaklarımdan belliLambalar eğriAynalar akrep meleğiZaman çarpılmış atın son hayaliEv miras değil mirasın hayaletiEy gönlümün doğurduğuBüyüttüğü emzirdiğiKuş tüyündenVe kuş sütündenGeceler ve gündüzlerdeİnsanlığa anıt gibi yükselttiğiSevgiliEn sevgiliEy sevgiliUzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensinSuna dedimse sen Leyla dedimse sensinSeni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ınBoşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisinKuşlar uçar senin gönlünü taklit içinEllerinden devşirir bahar çiçekleriniDeniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberiniEy gönüllerin en yumuşağı en deriniSevgiliEn sevgiliEy sevgiliUzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti saban ölümsüz iz bıraktı topraktaYıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarındaÇatı katlarında bodrum katlarındaGölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lambaHep Kanlıca'da Emirgan'daKandilli'nin kurşuni şafaklarındaSeninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazındaŞimdi onun birdenbire gelen sonbaharındaSana geldim ayaklarına kapanmaya geldimAf dilemeye geldim affa layık olmasam daEy çağdaş Kudüs (Meryem)Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbiSevgiliEn sevgiliEy sevgiliUzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağındaKöle gibi satıldım pazarlar pazarındaGüneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarındaSenin hayallerinle yandım düşlerin civarındaGölgendi yansıyıp duran bengisu pınarındaÖlüm düşüncesinin beni sardığı şu andaVerilmemiş hesapların korkusuylaSana geldim ayaklarına kapanmaya geldimAf dilemeye geldim affa layık olmasam daSevgiliEn sevgiliEy sevgiliUzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardırMezarlardan bile yükselen bir bahar vardırAşk celladından ne çıkar madem ki yar vardırYoktan da vardan da ötede bir Var vardırHep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardırO şarkıya özenip söylenecek mısralar vardırSakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardırNe yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardırGün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardırYanmışsam külümden yapılan bir hisar vardırYenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardırSırların sırrına ermek için sende anahtar vardırGöğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardırSenden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
SevgiliEn sevgiliEy sevgili