Gabriel Garcia Marguez'in yasak aşk uğruna ölümden dönmesi
Özel İçerik

Latin Amerika edebiyatının en önemli kalemlerinden olan; 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Gabriel Garcia Marguez'in, yasak aşk uğruna canından olması an mesesiymiş.

Birçok önemli esere imza atan, Yüzyıllık Yalnızlık, Kolere Günlerinde Aşk, Kırmızı Pazartesi gibi kitaplarının yazarı olan Marouez'in Anlatmak İçin Yaşamak adlı anı kitabında, ünlü romancının anıları yer alıyor. Burada yaşanmışlıklarını anlatan dev yazarın başından ilginç bir olay geçti.

Gabriel Garcia Marguez, henüz yazarlık serüvenin başındayken ünlü bir generalin karısıyla ilişki yaşadı. Gazetelerde kısa kısa hikayeler anlatan yazar hem hayatını kazanıyor hem de yazarlık hayatına da adım adım yaklaştığı bir dönemde yaşadığı olay onu ölümle burun buruna getirmiş.

Dönemin önde gelen bir generalin eşiyle aynı yatakta basılan yazarın hayatını, zamanında babasının eczacılık yaparken ve generale bir yarası için verdiği ilaç sayesinde iyileşmesi kurtardı.

Namlunun soğuk ucuyla uyanmak

Gabriel Garcia Marguez, yasak aşkıyla birlikteyken derin bir uykuya daldı. Sabah şakağında silahın soğuk namlusuyla uyandığında derin bir şaşkınlık yaşadı. O an artık öleceğini ve her şeyin sonuna geldiğini düşündü. Hızlı hızlı nefes alıp veriyor, bir yandan generalin tetiğe basılı parmaklarına bakıyordu. Hayatı tetiğin çekilmesi ve generalin kendisini affetmesi arasında gidip geliyordu.

Ölümden babasının iyiliği sayesinde kurtulan yazar

General, yazara hemen giyinmesini söyledi. Hızlıca denileni yapan Marguez, heyecanını gizleyemiyor adeta soğuk terler döküyordu. General, kendisini tanıdığını kentin önde gelen eczacının oğlu olduğunu söyledi.

Bunun üzerine zamanında cephede savaşırken yaralandığını, babasının verdiği ilaçlar sayesinde iyileştiğini çiçeği burnunda yazara söylerken aslında onu affedeceğinin işaretini veriyordu.

Hepsini ve daha fazlasını, yazarın Anlatmak İçin Yaşamak adlı anı kitabında okuyabilirsiniz.

Büyülü gerçekçiliğin ustası

Gabriel García Márguez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası'ndan Yüzyıllık Yalnızlık'a, Kolera Günlerinde Aşk'tan Benim Hüzünlü Orospularım'a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı.

O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap.

Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta "Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." diyen yazarın yalnızca yaşam öyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.

sayfası için iletişim:

ergul.tosun@ensonhaber.com