Euro
11.0556
-0.1%
Dolar
9.5123
-0.25%
Altın
548.53
-0.26%
Borsa
1.519
0.67%
Bitcoin
564.945
-5.52%
15ºC
İstanbul
Çok bulutlu 15 C
    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk

    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk

    Epsilon Yayınları Yayın Yönetmeni Aslı Tunç ile yazarlığı, yayınevinin ve yayıncılığın karantina sürecindeki durumunu, nasıl etkilendiğini ve neler yapıldığını konuştuk…
    • Özel İçerik
    • 14.04.2020 - 17:27

    Sosyal mesafe röportajlarımda bugünkü konuğum Epsilon Yayınları Yayın Yönetmeni Aslı Tunç. Kendisi ile yayıncılık üzerine uzun soluklu söyleştik. Aslı, sosyal mesafede tanıştığım özel insanlardan, güzel dostluklardan biri oldu. İçinde yaşadığımız bu pandemi süreci yayıncılığı nasıl etkiledi? Kimler nasıl zarar gördü? Yayınevinde onlar nasıl önlemler aldı? Her şeyi sordum, o da samimi bir şekilde cevapladı…

    Keyifli okumalar dilerim…

    #evdeyimokuyorum

    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk #1

    HAYALİMİ BİR HEDEF HALİNE GETİRİP BİR YOL HARİTASI ÇİZDİM

    - Aslıcığım, ilk sorum aynı. Ulaşılanın dışında da, duygusuyla, kalemiyle… Aslı Tunç kimdir? Kendini nasıl anlatır?

    Aslı Tunç; yazar ve yayın yönetmeni olduğu için kendini şanslı sayan, yaptığı işten büyük haz duyan ve hayatın onu getirdiği noktanın kıymetini fazlasıyla bilen biri. Zeytin ağaçlarına ve denize tutkun. Seyahat etmeyi çok seviyor. Seyahat ettiği yerlerde edindiği deneyimlerin ve farklı coğrafyalarda tanıştığı insanların önemli bir kazanım olduğunu düşünüyor. Duygusal tarafı, mantığına göre çoğu zaman ağır bastığı için gerçek hayattaki bu durumun kalemine de yansıdığını söylemek mümkün.

    - Bu hem yayınevinden hem küçücük de olsa senden bahsettiğimiz bir röportaj olacak. Hadi seninle başlayalım. Yazarlık sürecini anlatır mısın bize? Nasıl başladın?

    Kendimi bildim bileli hep yazdım; ama ilk kitabımı otuz beşinci yaşıma adamak gibi bir düşüncem vardı. Elbette ki bunu gerçekleştirebilmek için istemenin yetmeyeceğinin farkındaydım. Hayalimi bir hedef haline getirip bir yol haritası çizdim. Daha önce denenmemiş ve benim yazarken çok keyif aldığım bir format belirledim. Şehirlere öyküler yazarak, her şehrin dokusuna uygun kurgular oluşturdum. “Bir şehir bir öykü” gibi bir iskelet çıktı ortaya.

    - Peki sonra nasıl ilerledi?

    Şehirlere ait önemli detayları kurguda ön plana çıkarınca kitap dikkat çekici bir hal aldı. Örneğin; Floransa’da Davut heykeli ile heykeltıraş Michelangelo arasındaki bir diyalogdan söz ederken, Barselona’da tek eli olmayan yaşlı bir Flamenko dansçısının geçmişine uzandım. Sonrasında kitabım Yunancaya çevrildi ve 2019 yılında Yunanistan’da yayımlandı. İlk kitabın arkasından, ertesi yıl Hayatın Fon Müziği romanım okurlarla buluştu ve şu an yeni bir roman kurgusu üstünde çalışmaktayım.

    - Bir yazma rutinin var mı?

    Geceleri yazabiliyorum. Genel olarak da gece insanı olduğumu söyleyebilirim. Gece çok daha verimli çalışıyor, okuyor, yazıyorum. Yazarken müzik dinleyemem. Ortamın son derece sessiz olması gerekir. Bunların dışında yazdığım belirli bir mekân ya da ilham veren farklı bir ritüelim yok.

    - Başka dillere çevrilen kitabından söz ettin. Bu süreci anlatır mısın?

    Evet. İlk kitabım çok sevgili Stella Vretou tarafından Yunancaya çevrildi ve 2019 yılında yayımlandı. Bu süreçte çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Hayatta hiçbir şeyi çok zorlayan, ısrar eden biri olmadım. Bu konuda da bir beklentim ya da mücadelem yoktu açıkçası. Her şey kendiliğinden oldu. Kitapta Yunanistan’dan bir öykü olması, şehirlere öyküler fikrinin yayıncılıkta tecrübeli isimlerin dikkatini çekmesi ve Stella’nın inceleme sırasında kitabı çok sevmiş ve çevirmek istemiş olması süreci hızla ilerletti.

    - Peki nasıl hissettiriyor?

    Beklentim yoktu dedim; ama kitabımın farklı bir dilde yayımlanmış olması müthiş bir duygu. Bunu yaşamış olmaktan dolayı çok mutluyum. Kitap sayesinde zaten çok sevdiğim Yunanistan ikinci evim haline geldi, daha da sık gidip gelir oldum ve çok değerli dostlar edindim.

    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk #2

    (Stella Vretou ile)

    HER YAŞTAN OKUR, KİTAPLARIMIZA HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERİYOR


    - Gelelim yayınevine. Epsilon Yayınevi’nin kuruluş hikâyesi nedir?

    Epsilon Yayınevi, sektördeki en eski yayınevlerinden biri. Kuruluşumuz 1988. Yayıncılık serüveni dağıtımcılıkla başlayıp yayıncılıkla devam etmiş. 1993 yılında ilk bastığımız kitaplar çocuk kitapları. Sonrasında iş dünyası, kişisel gelişim, sağlık gibi konularla ilgili önemli başlıklar yayımlanmış. Şu an bulunduğumuz nokta itibarıyla hem çocuk hem de yetişkin kitaplarında listemizde oldukça önemli kitapları bulunduruyoruz.

    - Nasıl bir çizgide Epsilon? Diğer yayınevlerinden hangi noktada ayrılıyor?

    Epsilon genel okur kitlesine hitap eden, oldukça vizyoner, hırslı, cesur ve ciddi büyüme hedefleri olan bir yayınevi. Pek çok konuda sektörde “ilk”lere imza atmış öncü bir kurum. Bunu hem yayımladığımız kitaplar hem de işimize yaptığımız yatırımları göz önüne alarak söylüyorum. Reklam stratejilerimiz, yer aldığımız mecralar, online satış kanalımız kitap365’e yapılan yatırım ve buradaki faaliyetler bizi pek çok yayınevinden ayırıyor.

    - Bir kitabı yayımlamaya karar vermek için hangi koşullardan geçiriyorsunuz? Epsilon’da bir kitabın yayıma hazırlanma sürecini konuşalım mı?

    Süreç kitabın çeviri eser mi, yoksa Türk dilinde yazılmış bir eser mi olduğuna göre değişiyor. Yayım politikalarımıza uygun olabileceğini düşündüğümüz, ilgimiz çeken yabancı bir kitap olduğunda öncelikle ilgili editörümüz dosyayı inceliyor. Karar verirken yazar, içerik ve eserin yurtdışındaki performansını dikkate alıyoruz. Eğer kitabı yayımlamaya karar verirsek, o noktada teklif aşamasına geçiyor ve ticari süreci başlatıyoruz. Sonrasında içeriğe ve önceliğe göre programa alarak kitabın türüne göre en uygun olabilecek çevirmen ile iletişime geçiyoruz. Çeviri dosyası hazır olduğunda redaksiyon, son okuma gibi süreçler ve kapak hazırlıkları başlıyor. Yazar adaylarının tarafımıza ulaştırdıkları dosyaları değerlendirirken; ne yazıldığından ziyade nasıl yazıldığına bakıyoruz.

    - Daha çok hangi tür kitaplar basıyorsunuz?

    Resimli çocuk kitaplarından kurgudışı kitaplara, dünya edebiyatından çizgi romana kadar hemen hemen tüm kategorileri içine alan bir yayım stratejimiz var. Her ay her kategoriden kitap basıyor ve okurlarımızla buluşturuyoruz. On iki yaşında Saftirik okurumuz da var, kırk yaşında Meleklerin Payı okurumuz da. Bunu da önemli bir zenginlik olarak görüyoruz. İlgi çeken bir konu doğru anlatıldığında ve özenli bir edisyonla okurun beğenisine sunulduğunda her yaştan okur kitaplarımıza hak ettiği değeri veriyor.

    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk #3

    KENDİMİZE, ‘BU KİTAP İLGİMİZİ ÇEKER MİYDİ?’ DİYE SORUYORUZ

     

    - Alt yayın gruplarınız da var…

    Ağırlıklı olarak dünya edebiyatı kategorisinde kitaplar bastığımız; Svetlana Aleksiyeviç, Bernard Malamud, Ali Smith gibi önemli yazarların eserlerini yayımladığımız Kafka ve resimli çocuk kitapları yayımladığımız Uçan Fil alt markalarımız var.

    - Peki Epsilon yeni yazarlara nasıl bakıyor? Size gelen dosyaları nasıl bir değerlendirme sürecinden geçiriyorsunuz?

    Dosyalar ilk beş on sayfada yazarın dile hakimiyeti ve üslubu hakkında fikir veriyor. Bu kısım ilgimizi çekerse kurgu becerisine bakıyor ve kendimize, her şeyden önce bir okur olarak, “Bu kitap ilgimizi çeker miydi?” diye soruyoruz. Çoğu zaman kendi aramızda da konuşup, fikirlerimizi birbirimizle paylaşarak bir sonuca varıyoruz. Özellikle çocuk kitaplarında en az üç ayrı kişi dosyaları okuyor.

    - Bir yazar adayının kitabını yayımlayacağınız zaman sosyal medyadaki görünürlüğüne de bakıyor musunuz? Ya da sosyal medya sizi ne kadar etkiliyor?

    Sosyal medyada yer alan verilerin, yorumların ya da takipçi sayılarının çok güvenilir olduğunu düşünmüyorum. Bunlar rahatlıkla manipüle edilebilecek detaylar. Verilerin doğru olduğunu varsaydığımızda, takipçi sayısı gibi veriler kişilerin popülerliği ile ilgili fikir verebilir elbette; ama bu, o kişinin yayımlanmaya değer bir kitap yazabileceği anlamına gelmez. Tabii ki istisnai olarak, sadece yazıları için takip edilen ve çok ilgi gören kişiler olduğunu da söylemek lazım. Eğer böyle bir durum söz konusu ise, o kişi zaten yazdıkları ile belli bir okur kitlesi yaratmış demektir.

    Yazar Aslı Tunç ile karantinada yayıncılığı konuştuk #4

    ASLINDA SANILDIĞI GİBİ KİTAP SATIŞLARININ ARTTIĞI BİR DÖNEMDE DEĞİLİZ

     

    - 2019’da Epsilon’da en çok hangi kitaplar sevildi?

    2019 yılında George R.R Martin’in hem karton kapaklı hem de sert kapaklı yayımlanan Ateş ve Kan ile Stranger Things Şüpheci Zihinler sevilen kitaplarımızdandı. Kurgudışı kategorisinde Dr. Burkay Adalığ’ın Meleklerin Payı, sanat tarihçisi Celil Sadık’ın Uygarlığın Ayak İzleri ve Prof.Dr.Hakan Türkçapar’ın Fark Et Düşün Hisset Yaşa kitapları büyük ilgi gördü.

    - Peki 2020 için planlarınız nelerdi?

    2020 yılındaki en önemli adımlarımız Harper Lee’yi ve David Nicholls’ı yazarlarımız arasına katmaktı. Bu yazarların kitaplarını yayımlayacak olmak şahsım adına da büyük mutluluk. Çok kısa süre içinde büyük ses getirecek üçüncü bir yazarı daha duyurmayı planlıyoruz.  Kurgudışında sanattan felsefeye, beslenmeden ekonomiye kadar çok farklı içerikte kitap yayımlamayı planlıyoruz. Eğitim ve sanatla ilgili serilerimize de hız kesmeden devam edeceğiz. Resimli çocuk kitaplarında çok yetenekli yazarlarımızın ve çizerlerimizin hazırladığı eğlenceli kitaplarımız olacak. 2019 yılında büyütmeyi hedeflediğimiz genç yetişkin ve çizgi roman kategorilerindeki çeşitlilik 2020 yılında daha da artacak.

    - Malum hepimiz karantinadayız. Kitap satışları bu dönemde oldukça arttı gibi görünüyor. Yayıncılık bu süreçten nasıl etkileniyor?

    Aslında sanıldığı gibi kitap satışlarının arttığı bir dönemde değiliz. Bilakis, yayıncılar içinde bulunduğumuz dönemden ciddi şekilde etkilendi. Zincirin önemli halkalarını matbaa, dağıtım ve perakende satış noktaları oluşturuyor. Şu anda zincirin her halkasında süreçler durmuş vaziyette. Haliyle kitap satışları da düşüyor. Online satış siteleri kitaplara ulaşmak için alternatif bir kanal; ama burada gerçekleşen satışın toplam kaybı telafi etmesi mümkün görünmüyor maalesef.

    - Pek çok yayınevi etkinlikler yaptı. Epsilon’un bu döneme bakışı nedir? Neler yapıyor?

    Biz bu dönemde online satış sitemiz kitap365’e yatırım yapmaya ve burada düzenlendiğimiz çeşitli yazar buluşmalarıyla, kampanyalarla okurları kitaptan uzak tutmamaya gayret ediyoruz. Epsilon olarak da kütüphaneler haftasında bir hafta boyunca sosyal medya hesaplarımızdan yazarlarımızla canlı yayınlar gerçekleştirdik. Günde iki kez gerçekleştirdiğimiz bu yayınlarla okurlarımız yazarlarımızı daha yakından tanımış oldular.

    Damla Karakuş: Teşekkür ederim.

    Aslı Tunç: Teşekkür ederim.

    *

    Damla Karakuş

    damla.karakus@ensonhaber.com

    Instagram: biyografivekitap

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir